AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Bugünkü Yeni Şafak
Y A Z A R L A R
Olmayacak iş olmuş...

Ben ki 'kulağı delik' bilinirim, Yavuz Baydar'ın Doğan Medya Grubu'ndan kopuşunun hikâyesini en son ben duydum, iyi mi? Sıcağı sıcağına aktarılması gerektiği halde, neredeyse iki ay gecikmeli yazılan bir hikâye okuyacağınız için baştan özür dilerim.

Yavuz Baydar, Milliyet gazetesi kendisini 'ombudsman' olarak atadığında, Türk medyasında bir 'ilk'e imza atmıştı. 'Ombudsman' İskandinav kökenli bir sözcük; 'bağımsız hakem' anlamı taşıyor. Batı medyasında yapılan hataları araştırıp şikâyet konusu haber ve yorumları değerlendirmek üzere bir kişi atanıyor. Bir gazetede yapılan yanlışları, kendisine maaş ödeyen aynı gazetede yayımlanan yazısıyla, okurlar adına gazete yönetimi ve yanlışı yapanın yüzüne vuran kişi 'ombudsman'...

'Ombusman' görevini üstlenen kişiye, bu sebeple, 'okur temsilcisi' de deniyor.

Doğan Medya Grubu'nun, kendisini uluslararası ilişkilere açarken, güven telkin etmek için bir gazetesine ombudsman ataması cesur ama gerekli bir girişimdi. Aydın Doğan WAN, Vuslat Doğan Sabancı IPI, Oktay Ekşi Dünya Basın Konseyleri yönetim kurulunda görevli ve gazetelerinden şikâyetler o örgütlere de yol buluyor... Mutlaka başka senepleri de vardır, ama bu yolla "Şikâyetler doğru değil, bizim gazetelerimizde 'ombudsman' var" diyebilecek duruma getirmişti grup kendisini...

Daha doğrusu "Diyebilecek durumdaydı" demem gerekiyor. 'Dünya Ombudsmanlar Örgütü'nde (ONO) bir ara başkanlık yapacak kadar faal Yavuz Baydar'ın 'okur temsilcisi' şapkasıyla yazdığı bir değerlendirmeye verilen tepkiler yüzünden bu böyle... Önce, CNN-Türk'te yaptığı 'Soru-Cevap' programı iptal edilmiş, sonra da ombudsmanlık görevi elinden alınmış... "Veda yazısı yaz" demiş, yazdığını yayımlamamışlar...

Kurumun özelliğini bilenler açısından Yavuz Baydar'ın başına gelen gerçekten akıl alır bir olay değil. Birini o konuma atadığınızda, daha en baştan, bağımsızlığını kabul etmiş oluyorsunuz. İnceleyip karar verdiği bir konuda önüne engel çıkartılması, yazısının sansürlenmesi mümkün olamıyor. Okura temsilcilik yapmakla görevli kişi o görevinden ancak kendisi ayrılabiliyor; ayrılmaya zorlamak, ya da kovmak örneği olan yöntemler değil... Yavuz Baydar ise grupta aykırı bir muameleye mâruz kalmış. On yıl çalıştığı Milliyet'ten ve program yaptığı CNN-Türk'ten ayrılmaya zorlanmış...

Kimse okur temsilcisi atamasını beklemediği halde, Doğan Medya Grubu, hepimizi heyecanlandıran girişimini kendi eliyle yaralamış bulunuyor. Ben en fazla deneyimin sakatlanmasına yanarım doğrusu...

Sevindiren yeni gelişme, Yavuz Baydar'ın Doğan Grubu'nda üstlendiği görevleri başka yayın organlarında sürdürecek olması. Umarım, yarım kalmaz veya aynı âkıbete uğramaz, ama Sabah gazetesi ombudsman uygulamasına geçmeye ve o konuma Milliyet'ten ayrılan Yavuz Baydar'ı getirmeye karar vermiş. İlk yazı bugün çıkacak... Bu Sabah için yerinde bir karar. Gazetenin kendisine çeki-düzen vermesini getiriyor böyle bir konumun açılması; okurları gazetesine daha çok bağlıyor... Kurumsal güveni artırıcı etkisi de cabası... Ombudsmanlı Sabah, köyünden kovulmuş ilk ombudsmana sahip çıktığı için de, bunun yararını görecektir...

CNN-Türk'te yaptığı hepimizin önemli bilgi kaynaklarından biri haline dönüşmüş 'Soru-Cevap' programını da TV-8'de sürdürecek Yavuz Baydar... Programın adı kendi üzerine patentli olduğu için adıyla birlikte taşınması zor olmadı. Her gün yaptığı yeni hamleleri son zamanlarda ilgi çeken TV-8'in öğleden önceki haber kuşağında, bir veya birkaç konuğuyla hergün izleyici önüne çıkacak 'Soru-Cevap'...

Bilmiyorum, onca kanal arasında göz atmaya fırsat bulabiliyor musunuz, ama TV-8 son zamanlarda medya piyasasının ilgi odağı... Değişik medya gruplarında üst düzey yönetici olarak çalışmış Yavuz Onursal'ın TV-8'i tercihi dikkat çekmişti; şimdi kurum içerisinde zaten varolan atılım heyecanına onun varlığı en büyük destek. En son Esra Ceyhan da atv'de kendi izleyicisini oluşturmuş 'A'dan Z'ye' programıyla TV-8'e geçti, herhalde duydunuz... Bir ay içerisinde izlenme oranında hemen fark edilen önemli bir sıçrama gerçekleştiren kanal, yakında, "Aaa, o da mı?" dedirtecek başka transferler de yapacakmış; Yavuz Onursal bunları anlatırken heyecanlanıyor...

Görüyorsunuz, sorun, Yavuz Baydar'ın meslekî âkıbeti değil; o hem ombudsman hem de tv programcısı olarak görevlerini sürdürme imkânına sahip bugün. Sorun, uluslararası meslek örgütlerinde de Türkiye'yi temsil eden bir medya grubunun, kendi eliyle başlattığı bir uygulamayı sakatlaması... Ombudsmanın işini yapmasını engelledikleri haberi, uluslararası meslek örgütlerine ulaştığında ciddi bir gürültü kopabilir...

Ben Yavuz Baydar'ın DMG ile yolunu ayırmasına kadar varan sürecin her yönünü merak ediyorum. Hangi şikâyet konusunda engelle karşılaştı? Yazdığı değerlendirme yazısı hangi konu, haber, yorum, muhabir veya yazarla ilgiliydi? Grup, etrafta duyulduğunda rahatsızlık verecek böyle bir tasarrufu kimin hatrına yaptı? Herhalde bu soruların cevabını yakında öğreniriz... Yazdıklarımla ilgili diyecekleri varsa DMG'ye de açık bu sütun...

Kusura bakmayın, hemen duyup sizlere iletmem gereken bir gelişmeyi epey gecikmeli aktarabildim. Telâfi ederiz.


8 Kasım 2004
Pazartesi
 
TAHA KIVANÇ


Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Ramazan | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED