AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Bugünkü Yeni Şafak
Y A Z A R L A R
Felluce'de "gömülü" gazetecilik, gömülü ahlak

Amerikan ordusunun Felluce'ye karşı giriştiği saldırının gazetelere, ekranlara yansıtılış biçimine dikkat ediyor musunuz? Sıcak çatışmaları aktarılan görüntülerden, ne kadar 'steril bir savaş'ın yürütüldüğü fikri oluşuyor insanda.

Karşı cephede yükselen dumanların etrafında tur atan savaş helikopterlerinin füze atışlarını film sahnesi gibi izliyoruz. İsrail'in Filistin şehirlerine düzenlediği nokta vuruşunu hatırlatıyor: Sivillere zarar vermeden sakıncalı unsurları temizleyen görüntüler. Sabah namazı evine giden Şeyh Yasın'in nokta vuruşuyla ortadan kaldırılması gibi.

Amerikan işgalinin başından beri medya tam bir ahlak sınavı veriyor. Verilen haberin ne kadar gerçeği yansıttığı tartışmasından önce medya mensuplarının işgal ordusunun tanklarına yapışarak ölümleri görüntülemesi bir ara tartışılır gibi olmuştu. Amerikan tanklarının temsil ettiği yenilmezlik ve teknolojik üstünlük mitini pekiştiren kameraların, ilerleyen paletlerle birlikte insanlığı, gerçeği ezip geçtikleri çok sonra ortaya çıktı.

Amerikan gücü ve teknolojik üstünlüğü acısız bir ameliyatla Irak'ta yönetimi değiştirmiş, Iraklıları özgürleştirmişti. Paletlerin ezip geçtiği bedenler vizörün görüş açısında olmadığı için steril bir savaş imajını pekiştirerek tüm dünyanın vicdani duygularıyla oynamayı başardılar.

Geçenlerde açıklanan rapora göre yüz bin sivil ıraklının öldürüldüğü gerçeğini yansıtmayan kameraların işgal ordusuyla suç ortaklığı yapmaları mesleki etik tartışmasıyla kapatılamayacak boyuttadır. Amerikan tanklarına binmiş gazetecilerin gizledikleri gerçek sadece kendileri açısından değil yansıttıkları haber ya da yansıtmadıkları gerçek adına tüm dünyanın insanlık duruşu ile ilgili sonuçlar doğuruyor. Sadece taraf tutmakla kalmıyor, insanlığın vicdan, adalet, ahlak gibi en temel değerleriyle oynamış oluyorlar.

"Embedded" ya da "in-bed"

Bu savaşta daha fazla gündeme gelen 'embedded' gazetecilik kavramına yönelik en istihzai eleştiriyi Fahrenheit 9/11 filminin yönetmeni Micheal Moore yapmıştı. Embedded (gömülü, iliştirilmiş) gazeteciler için "embedded değil in-bed" yani Bush yönetimiyle aynı yatakta gibi pornografik çagrışım yüklü eleştirisi yaşananlar karşısında hafif kalıyor. Felluce'de yaşanan insanlık dramının yansıtılış biçimine bakarak Micheal Moore'un söylediklerinin hiç de aşırı olmadığı anlaşılır. Embedded değil in-bed ifadesinin metaforik anlamda sarfedilmiş bir söz olmaktan çıkıp, geçmişte olanlara bakarak, bizzat yaşananların bir ifadesi olduğunun altını çizmek gerekiyor. Ortaya çıkarılan hapishanede fotograflarının müstehcenliği, işgalden bunca zaman sonra satırlarına sıkıştırılmış 100 bin ölü rakamının gizlenmesinden daha utanç verici değil.

Felluce'nin dışında mevzilenmiş tankların, havada turlayan helikopterlerin bombaladığı şehrin derme çatma görüntüsü iki tür bakışı yansıtıyor. "Gömülü gazeteciler"in oluşturduğu bir steril savaş imajı. Amerikanın asimetrik olmaktan çok insanlık adına, muazzam bir güce karşı verdiği savaş imajı pekişiyor. Bombalanan hedeflerin 300 bin kişinin yaşadığı bir şehrin evleri, hastaneleri, ibadethaneleri olduğu ustaca örtülüyor. Adeta tüm insanlık adına cephe savaşında medeniyeti savunuyor Amerikan askerleri. Barbarların cephesinden gelen saldırıyı püskürten sipere yatmış Amerikan piyadesi fotografı bu imaji pekiştiriyor.

Yerli oryantalizm

Aynı karede ortaya çıkan ikinci bakış tarzı hayli oryantalist unsurlar taşıyor. Karşıda görünen bir şehir; ne var ki derme çatma evleri, düzensiz yapılaşmasıyla savaş durumunda hiç de özenilmeyi hak etmeyen bir şehir. Yüzbinlerin yaşadığı bu şehrin imha edilmesi, bombalanması bir tür vahşilerin inlerinde kıstırılmalarını çağrıştırmaktadır. Bombalanan şehir nasıl olsa New York gibi tüm dünyanın ilgisini çeken modern estetiğe sahip değil. Silüetinde gökdelenler yükselmiyor. Ateş kusan namlular bir şehre değil, insanlığı terörden kurtarma ideali adına barbarların ilkel sığınaklarına yönelik!

Embedded kavramı gazeteciler için kullanılsa da ahlaki açıdan sadece bu meslek grubuyla sınırlı değil. Irak'ın işgali sürecinde zihinlerini ve vicdanlarını Amerikan tankına bindirmiş çok insan var. Yaşanan vahşete aldırmadan Amerikan tankıyla Bağdat'a girmeyi hayal eden, ruhen o tankların içine gömülü aydınlar siyasetçiler hiç de az değil.

Namlusunda istavroz asılı tanklarla Felluce'nin bombalanışını gösteren görüntüler karşısında Amerikan işgaline entellektüel, siyasi hatta dini meşruiyet arayanların şimdi ne düşündüklerini merak ediyorum. Bir tür oryantalizmin yeniden üretilerek yaşanan gerçekleri Amerikan -Irak ilişkisine indirgeyen Türkiye'deki bu zihniyetin, ne batıya ne de doğuya ilişkin söyleyecek anlamlı ve de ahlaki mesajı olamaz. Iraktaki direnişçilere "ortaçağ artığı" diyebilenlerin Felluce'de yaşananlar karşısında şikayet etmeye hakları olabilir mi?

İşgalci ile aynı yatağa girmeyi çağrıştıran embedded tanımı gazetecilikle sınırlı değil; siyasetçilik, danışmanlık.. liste maalesef uzun.


11 Kasım 2004
Perşembe
 
AKİF EMRE


Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Ramazan | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED