|
AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ |
| |
|
|
|
Bugünkü Yeni Şafak |
|
|
|
|
|
|
Saddam Hüseyin'in 25 yıllık iktidarı döneminde, ezici çoğunluğu Şii ve Kürt olmak üzere 300 bin kişiyi öldürdüğü belirtiliyor. Amerika, bu sayısının üçte birine, sadece 18 ayda ulaştı. 100 bin insanı 18 ayda öldürdü. İşkence, tecavüz, aşağılama, yağma, harabeye dönmüş bir ülke ve iç savaş manzaraları hariç. Saddam'ı insanlık adına hepimiz yargıladık. Amerika'yı kim yargılayacak? Dün Saddam'ı yargılayanlar şimdiki vahşete nasıl ortak olabiliyorlar, nasıl içlerine sindirebiliyorlar ya da nasıl suskunlukla karşılayabiliyorlar? Irak işgalinin en kanlı safhası Felluce'de yaşanıyor. Bilinen bütün silahların kullanıldığı, yüz binlerce insanın ateş altına alındığı, hiçbir ahlaki değerin ve hukukun geçerli olmadığı bir Amerikan terörü izliyoruz. Yeni Haçlılar'ın bütün Ortadoğu'da, bütün Müslüman coğrafyada yapmak istediklerini gösteren bir film seyrediyoruz. Utanmadan bunu bölge güvenliği için yaptıklarını söylüyorlar. İşgal öncesi de Saddam'ın 45 dakika içinde bütün Avrupa'yı vurabileceği, bölge ülkelerini tehdit ettiği palavralarını sıkmışlardı. Ama maalesef bir çokları buna inanmıştı. Şimdi Felluce katliamını da benzer Irak'a komşu ülkelere pazarlıyorlar. Felluce, Ramadi ve Bakuba'ya yönelik saldırı planlarını çok önceden yaptılar. 3 Kasım'daki Amerikan seçimlerini beklediler. Küresel savaş çetesi zaferini ilan eder etmez, Felluce ile başladılar. Ardından Ramadi ve Bakuba aynı katliamlara maruz kalacak. Felluce'ye saldıran askerleri özellikle ABD ordusunda güç kazanan evangelistlerden seçtiler. Şimdi onlar haçlar ve ilahilerle savaşıyorlar. Bu nedenle Felluce'deki 150 camiden çoğu saldırıya uğradı. Camilerin büyük bölümü ve kentin üçte biri tamamen yıkıldı. ABD askerleri kentin sadece üçte birine hakim. Ezanlar sustu, insanlar cesetlerini evlerinin enkazlarına gömmeye başladı. 300 bin insanın elektrik ve suyunu kesen, hastanelerini işgal eden ya da bombalayan, doktorlarını gözaltına alan, evlerde ve sokaklardaki yaralılara müdahale etme izni vermeyen ABD, kenti kıyım alanına çevirmek üzere. Savaş uçakları ve helikopterler, füzeler ve bombalar, toplar ve tanklar kenti aralıksız vuruyor, evleri, içlerindekilerle birlikte enkaza çeviriyor. Bir yok etme güdüsünü, hayvani bir gözü dönmüşlüğü bütün sessizliğimizle izliyoruz. ABD ve işbirlikçi Iraklılar, Nisan ayında Felluce'ye ağır saldırılar düzenlemiş ancak çekilmek zorunda kalmıştı. O zaman, çoğu kadın ve çocuk 700 kişiyi öldürdüler, bin 500 kişiyi yaraladılar. Şimdi ise kenti tamamen haritadan silmeyi amaçlayan bir saldırı var. Saldırılardan kaçan on binlerce Felluceli hangi şartlar altında yaşam mücadelesi veriyor, soran bile yok. Habbaniye, Amiriye ve Saklaviye bölgelerinde, su, gıda, tıbbi bakım ve barınma ihtiyacında olan binlerce kadın, çocuk ve yaşlı bulunuyor.
Zehirli gaz: Churchill'in yaptığı gibi
İslam-online adlı internet sitesi dün korkunç bir haber yayınladı. Amerika'nın direnişi kırmak için "kimyasal silah" kullandığını, Felluce'ye "napalm" bombalarıyla yakıp yıktığını duyurdu. Direnişin yoğun olduğu bölgelere napalm bombalarının ve kimyasal silahların Kadir gecesi atıldığı, kentin kuzeyindeki sokakların cesetlerle dolu olduğu bildirildi. Kudüs Press ajansına konuşan Felluceli Dr. Muhammed el-Cemili, direnişin 2. gününde ABD'nin büyük kayıp verdiğini ardından da kimyasal silah ve zehirli gazlara başvurduğunu, şehrin üzerine dev bombaların düştüğünü ve bir deprem etkisi yaptığını, kimyasal silahların çok büyük alan içinde insanların ciltlerini yaktığını ve öldürdüğünü kaydetti. Felluce direnişinin ilk ve ikinci gününde onlarca ABD askerinin öldüğünü, 3 Apachi helikopterin düşürüldüğünü, birçok tank ve zırhlı aracın tankın tahrip edildiğini vurgulayan Cemili, direnişçilerin işgal güçlerinden aldıkları bölgelerde Irak bayrağını dalgalandırdıklarını ifade etti. Dr. Cemili, direnişçilerin bu üstünlüğünün ardından işgal güçlerinin önceki akşam kimyasal silaha ve zehirli gazlara başvurduğunu ve bunlar arasında Napalm olduğundan şüphesinin olmadığını bildirdi. 14 Ekim'de CIA'nın hazırladığı ve Charles A. Duelfer tarafından açıklanan 960 sayfalık rapora dikkat çekerek ABD'nin direnişçilere karşı kimyasal silah kullanacağını yazdım ve şu ifadeleri kullandım: "ABD, direnişçilere karşı yeni bir plan hazırladı. International Herald Tribune gazetesinin 9 Ekim'de duyurduğu söz konusu plan korkunç: ABD Irak kent ve kasabalarının yüzde 30'una saldıracak. Felluce, Ramadi ve Necef'e yenileri eklenecek ve korkunç bir sivil zayiat ortaya çıkacak... Direnişçiler bir çok bölgede gaz maskeleri topluyor. ABD Deniz Piyadeleri'nin Felluce ve direnişin yoğun olduğu bölgelerde zehirli gaz stokları yaptıklarını belirten direniş kaynakları, üyelerine toplu olarak aynı bölgelerde bulunmamaları çağrısı yaptı. Söz konusu ölümcül gazın atıldığı noktanın 500 metrekarelik çevresinde hiçbir canlı bırakmadığı belirtildi. Önlem olarak gaz maskesi bulundurulması, belli yerlerde toplanılmaması ve sirkeye batırılmış örtülerle ağız ve burunların kapatılması talimatı verildi. Ne de olsa 1920-30 arasında Irak'taki direnişi zehirli gazlarla kırmaya çalışan, köyleri ateşe veren ve ağır katliamlar yapan Winston Churchill'in "Bu barbarlara karşı zehirli kullanılmasını kuvvetle istiyorum" talimatını izliyorlar. Peki bundan sonra ne olacak? Direnişçiler kenti savunamayacaklarını anlayınca başka bölgelere geçecek. Bu bir mevzi savaşı değil, gidip başka bir kenti kurtaracak, sonra tekrar dönecekler. ABD Samarra'yı üç kez direnişçilerin elinden almadı mı? Felluce'de çok kanlı bir hesaplaşma var. Direnişçiler, kitle imha silahlarından korunabilirlerse ABD'ye ağır zayiat verebilir. Felluce diye bir kent kalacak mı, orası belli değil. Ramadi ve Bakuba'da da aynı sahneler tekrarlanacak. Bugünden itibaren Ramazan Bayramı sonuna kadar Irak'ta çok kan dökülecek. Irak'ın her tarafından toplanan yüzlerce arabanın bombalarla donatıldığı, Felluce, Ramadi ve diğer çatışma bölgelerinden bu araçlarla yüzlerce saldırı yapılacağı belirtiliyor. Direnişçiler, işgal güçleri için bir "Bayram sürprizi"nden söz ediyor. Bu sürpriz ne acaba?
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Ramazan | Arşiv Bilişim | Dizi | Çocuk |
© ALL RIGHTS RESERVED |