AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Bugünkü Yeni Şafak
Y A Z A R L A R
Hangi PKK, hangi 28 Şubat?

Türkiye'nin yakın tarihini anlamak ve farklı süreçler arasında bağlantıları kurabilmek için birçok adrese aynı anda bakmak gerekiyor. Olaylar derinleştikçe sadece araştırmak değil, doğru kaynaklardan yararlanmak da önemli hale geliyor. Zira, iletişimdeki gelişmeye rağmen tarihe tanıklık sanılanın aksine güç ve problemli bir alan olmaya devam ediyor.

Öte yandan, derinlemesine araştırmalar gündelik hayatın ritmi içinde rutinleşen bazı olayların aslında ne derece önemli bir tarih kesitine tekabül ettiğini de gösteriyor. Gazeteci kitapları bu yöntemin başarılı uygulamaları olarak öne çıkıyor.

Dumanı üstünde bir çalışma olan Fikret Bila'nın son kitabı yakın tarihe damgasını vuran ve devam etmekte olan bir önemli sürece mercek tutuyor. "Satranç Tahtasındaki Yeni Hamleler; Hangi PKK?" isimli çalışma Abdullah Öcalan'ı merkeze alarak onun öyküsünden yola çıkarak, PKK'nın kuruluş, büyüme ve yayılmasını anlatıyor. Tabiî, Türkiye Cumhuriyeti'nin yaşadığı en büyük terörün detaylarına da istatistiklere kadar çarpıcı bir şekilde yer veriliyor.

Bila, Öcalan'ın fikri ve fiili savruluşlarından başlayıp, İmralı'daki ikametine kadar uzanan faaliyetlerinin bütün kilometre taşlarını düzenli bir tarih diziniyle okuyucuya sunuyor. Bildiğimiz titizlik ve özenle...

Kitapta, ayrılıkçı Kürt hareketinin kısa bir tarihi anlatılırken, sürecin bir noktasından itibaren, Türkiye Cumhuriyeti'yle uzlaşma arayışları da masaya yatırılıyor.

Tam bu kritik anda, ayrılıkçılıktan birlik yaklaşımına yönelme arayışından bir kesit:

"Öcalan, strateji değişikliğini geliştirirken, öncelikle ayrılık söylemini terkeden ve bunun 'anlamsız ve yararsız' olduğunu işleyen bir yaklaşım gösterdi. İmralı'da yargılanma sürecinde hazırladığı savunmasında 'ayrılık' yerine, 'birlik' yaklaşımını öne çıkarmaya özen gösterip, taleplerini de bu noktada yoğunlaştırdı. Strateji değişikliğini şöyle ifade etti:

Bu vesileyle Kürt olgusundan duyulan korkunun geçersizliğine ilişkin bazı kavramlara açıklık getirmek önem taşımaktadır. Birincisi, ülke bütünlüğü ve birliği konusunda duyulan hassasiyettir... Ayrılığın yararsızlığı ve anlamsızlığı özgür tartışmayla rahatlıkla kanıtlanabilir... Kürtlerin ulus aşamasına gelip gelmediği, gelse bile bunun Türk ulusu için bir tehlike teşkil edeceği yine milliyetçi fanatizmin ifadesidir..."

İmralı'daki mahkeme sürecinde de çok tartışılan Öcalan'ın sözlerinin bir kez enine boyuna masaya yatırılması gerekiyor. Özellikle, Kürt elitinin bu konudaki yaklaşımın anlaşılması ihtiyacı artıyor.

Fikret Bila kitabı için çalışırken sürecin en önemli aktörü olan Türk Silahlı Kuvvetleri'ne de müracaat etmiş. Sorular göndererek döneme ilişkin karanlık noktaları ortaya çıkarmaya çalışmış.

Genelkurmay Başkanlığı'na gönderdiği sorularda sadece PKK değil, o sürecin bir dönemine rastlayan 28 Şubat da bulunuyor. Bu soruya verilen cevap, TSK'nın 28 Şubat'a yönelik tutumunun tarihe kaydı açısından resmi ve bütünlük içeren en önemli belge özelliğini taşıyor.

Soru da ilginç cevap da..

Soru: "28 Şubat sürecinin örtülü bir askeri müdahale olduğu ve demokrasiyle çeliştiği eleştirileri nasıl karşılanmaktadır? 12 Mart ve 12 Eylül'le karşılaştırıldığında bu sürecin farkları ve farklılık nedenleri nelerdir?"

Cevap: "A. 28 Şubat süreci örtülü bir askeri müdahale değildir. Yasalarla işlevini sürdüren MGK'nın, Cumhuriyet'in temel ilkelerine yönelik olarak girişilen tecavüzü bertaraf etmeyi, irticai akımların devletin içine nüfuz ederek tahrip etmesini önleyen, yerinde ve kararlı tedbirlerin devlet ve hükümet organlarınca alınmasına vesile olan bir karardır.

B. Şayet MGK'nın bu kararına uygun olarak gerekli tedbirler alınmamış olsaydı, bugün Anayasa'nın niteliklerinin ve devletin yapısını oluşturan temel taşların teker teker yerinden oynatılarak; çağdışı, gerici irticai bir yapılanmanın gelişmesine müsaade edilmiş olurdu. MGK'nin aldığı kararlar Cumhuriyet rejiminin devamını sağlamıştır..."

Cevap devam ediyor. 28 Şubat'ın devletin bütün kurumlarıyla topyekün yürütülen bir harekat olduğu da belirtiliyor.

Bila'nın kitabi, sadece Öcalan ve örgütünün faaliyetlerine ışık tutmakla kalmıyor, Türkiye'nin bir başka yakın tarih süreci olan 28 Şubat'ı anlamak isteyenlere de bulunmaz bir belge sunuyor.(Satranç Tahtasındaki Yeni Hamleler Hangi PKK? / Fikret Bila/ Ümit Yayıncılık)


11 Kasım 2004
Perşembe
 
MUSTAFA KARAALİOĞLU


Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Ramazan | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED