AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Bugünkü Yeni Şafak
Y A Z A R L A R
Madem dosya açıldı...

Güzel haberi önceki gün vermiştik; hani "Ordu Göreve" pankartıyla "müdahale çağrısı yaptıkları" gerekçesiyle, Atatürkçü Düşünce Kulüpleri Federasyonu üyesi 11 kişi hakkında 2'şer yıldan 5'er yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açılmıştı ya...

Kurcaladıkça işin başka boyutları çıkıyor ortaya.

İddianamede adı geçen şahısların takipsiz kalan başka eylemleri de varmış.

Bu eylemlerden biri, hatırlarsanız, yazar Ahmet Altan'a yönelikti.

Altan, konuşma yapmak üzere İstanbul Üniversitesi'ne çağrılıyor, sonra da "örgütlü" güçlerin saldırısına uğruyor.

Bu örgütlü-kovalamacalı saldırıyı televizyonda izlemiştik.

Cumhuriyet yazarı Orhan Bursalı'nın cümleleriyle söylersek: Saldırıya uğrayan konuk (Ahmet Altan) üzerine gelen şiddet dalgası karşısında şaşırıyor; bir yandan kaçmaya ve öte yandan da kolları ve elleriyle kafasını korumaya çalışıyor. Haberi "amatör çekimiyle" (!) veren Kanal D, amatör kamera çekimlerini ustaca montajlamış; hız var, "korkak" bir Ahmet Altan var, saldırganın vahşi eylemi var... Üstelik, aptal ve gerizekalılar için filmin üç kez üst üste tekrarı var. "Etki yaratıyor" yayıncı.

Ama saldırganlar yok.

Çünkü film montajlanmış. Daha doğrusu, uygun yerlerinden makaslanmış. İzlediğimiz bölümlerde yüreksiz Ahmet Altan kaçıyor, görünmeyen planda "yurtsever devrimciler" kovalıyor. Haber ve görüntüler, neredeyse, (neredeyse değil, tamamen) "ders olsun" mantığıyla kurgulanmış.

Bu eylemi müteakip, Cumhuriyet gazetesinde bir ilan yayımlandı.

İlanda eyleme övgüler yağdırılıyor, "saldırının ikinci cumhuriyetçilere ders olması" dileğinde (!) bulunuluyordu. İşin daha da vahim tarafı şu: İlanı veren kurum, bugün bazı yöneticileri "ordu göreve" pankartından dolayı yargılanan "Atatürkçü Düşünce Kulüpleri Federasyonu"ydu.

Yargı, davetli olarak gelmiş bir insana yapılan saldırıyı "Atatürk" ve "düşünce" kavramlarıyla ilişkilendiren bu örgüt hakkında nasıl bir işlem yaptı, bilmiyorum. Doğrusu herhangi bir işlem yapıldığını da hatırlamıyorum, ama örgütün başkanlığını yürüten şahıs (ismi hiç lazım değil), halen İstanbul Üniversitesi'nde "araştırma görevlisi" olarak çalışıyor. Bir dönem rektör Kemal Alemdaroğlu'yla sıkı fıkıydı; az satışlı Kemalist dergilerinde "başörtüsünü yasaklayan" rektöre övgüler yağdırıyordu. Sonra bozuştular. Bozuşmalarının nedeni, İşçi Partisi lideri Doğu Perinçek...

Perinçek, "ordu göreve" pankartını sahiplenen ADKF'yi provokatörlükle suçlayıp, "Biz bunları 3 yıl önce ordu düşmanı diye partiden attık" açıklamasında bulunmuş, ADKF Başkanı olan araştırma görevlisi de iddia sahibini "hazırladığı senaryoları istediği gibi kullanan paranoyak bir adam" olarak suçlamıştı. Sonra rektör Alemdaroğlu devreye girmiş, "Perinçek'in kişilik haklarını zedelediği" gerekçesiyle mezkur araştırma görevlisi hakkında soruşturma açtırmıştı.

Bu soruşturmanın neticesini de bilmiyorum.

Kemal Alemdaroğlu gittiğine göre, muhtemelen dosya kapanmıştır.

Ahmet Altan eyleminden yırttılar ama, büyük bir sürpriz olmazsa, "ordu göreve" pankartından dolayı, "Askerleri kanunlara karşı itaatsizliğe veya yeminlerini bozmaya teşvik" suçundan (büyük olasılıkla) cezaevini boylayacaklar.

Madem dosya açıldı, re'sen dava açma yetkileri bulunduğu halde, ancak İçişleri Bakanlığı'nın müracaatı üzerine harekete geçen cumhuriyetimizin değerli savcılarına küçük bir hatırlatmada bulunmak istiyorum:

ADKF'nin sahiplendiği "ordu göreve" pankartının altında sadece adı geçen kulübün üyeleri değil, çok sayıda rektör ve YÖK eski Başkanı Kemal Gürüz de yürümüştü; belki onlar hakkında da bir "iyilik" düşünürsünüz...


15 Kasım 2004
Pazartesi
 
AHMET KEKEÇ


Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED