|
AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ |
| |
|
|
|
Bugünkü Yeni Şafak |
|
|
|
|
|
|
Yazmanın, yazar olmanın "olmazsa olmaz şartları"nı bir başka açıdan 4 maddeye sıkıştırabiliriz: 1- Yazmak istediğiniz sahada sağlam ve eksiksiz bir bilgiye sahibolmak.. yani söyleyecek, yazacak bir şeyinizin bulunması keyfiyeti.. vereceğiniz bir mesaj, yapacağınız bir ikaz (uyarı), beyan edeceğiniz bir tebliğ varsa eğer o takdirde ancak yazabilirsiniz… 2- Kelime hazineniz geniş ve zengin olacak: eski yeni demeden, konuşma diline, entelektüel üslubuna ait kavramlara, sosyal ilimlere, felsefeye, tarih ve edebiyata ait terimlere hâkim olacaksınız.. 20. yüzyılın tanınmış filozofu Wittgeinstein (Vitgenştayn)'ın şu cümlesini hiçbir aydın kulak arkasına atamaz: "dilimin hudutları, dünyamın hudutlarıdır." Kelime hazineniz ne kadar zengin olursa düşünce kudretiniz ve yazma gücünüz o kadar ziyade olur.. geniş bir vokabüler, rahat ve güçlü bir ifade için geniş imkânlar hazırlar.. konuşurken ve yazarken kelimeleri gayet rahat seçersiniz… 3- Ehemmiyetli bir başka nokta ise: Türkçe'nin çok çeşitli çok değişik cümle çeşitlerini kullanabilecek durumda bulunmanızdır.. bu cümle çeşitlerini, klişelerini öğrenmek ve kullanabilir hale gelmek için de; bu tip cümlelerle konuşan meclislerde bulunmak, bu tip cümleleri ihtiva eden yazıları, metinleri ve kitapları okumak; ve bunları sık okumak, yoğun bir şekilde okumak, düzenli okumak gerektiğine de hiç şüphe yoktur.. tabiatı ile bahsettiğimiz cümle klişelerinin, cümle çeşitlerinin; sağlam Türkçe'nin, hatasız Türkçe'nin numunelerini teşkil etmesi lazımgeldiğine de yine hiç şüphe bulunmamaktadır.. edebiyat, felsefe, san'at, kültür lisanı olan bir Türkçe'ye varmak için: Peyami Safa, Refik Halit Karay, Reşat Nuri Güntekin, Refi Cevat Ulunay, Yahya Kemal, Necib Fazıl, Burhan Belge, Mustafa Sabri, Nizameddin Nazif Tepedelenlioğlu, Mümtaz Turhan, Ziya Gökalp, Erol Güngör, Hasan Basri Çantay, Mahir İz, Mustafa Şekip Tunç, İsmail Hami Dânişmend, M.Turhan Tan, Ziya Şakir, Nihal Atsız, Necmettin Hacıeminoğlu, Mehmet Kaplan, Ziyaeddin Fahri Fındıkoğlu, Yakup Kadri gibi güçlü yazarların (muharrirlerin) eserlerini ara vermeden okumak, hattâ yüksek sesle okumak lazımdır.. başka çare yoktur.. hatta bu muharrir ve müelliflerden birine ait bir kitabı seçip her gün bir sayfa yazmak suretiyle kitap bitinceye kadar bir deftere kopya etmenin çok etkili bir metod olduğunu da unutmamak lazımdır. 4- Dördüncü madde, daha doğrusu birinci madde olarak da, "içimizden gelen ve karşı konulamayan bir yazma isteğini" zikredebiliriz.. yazmak.. güzel dilimizle; güçlü fikirleri, asil duyguları, sevgileri, acıları, çileleri, metanet, kararlılık ve irade sevkeden ahval ve etvarı beyan etmenin hazzını duymak.. ve bu haz sayesinde mutluluğa ulaşmak!.. işte bu emel ve bu tutku; yazma faaliyetinin asıl motoru olsa gerektir!.. bir emeli, bir hedefi, bir maddeyi, bir zaferi bütün varlığıyla arzu eden, umumiyetle isteğine kavuşur!..
|
|
|
|
|
|
|