|
AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ |
| |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Üniversite öğretim görevlisiyim. Aynı anda bulunduğum ilin barosuna bağlı 5 yıllık avukatım. Üniversitedeki akademik görevimin yanında büro açıp avukatlık yapabilir miyim? 2547 sayılı Kanunun Öğretim görevlilerini düzenleyen 31'inci maddesinde; "…Öğretim görevlileri, … öğretim üyesi, öğretim üye yardımcısı ve öğretim görevlisi kadrolarına atanabilirler veya kadro şartı aranmaksızın ders saati ücreti veya sözleşmeli olarak istihdam edilebilirler." hükmüne yer verilmiştir. 2914 sayılı Kanunun 20'nci maddesinde ise hüküm bulunmayan hallerde 657 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 28 inci maddesinin birinci fıkrasında "Memurlar Türk Ticaret Kanununa göre (Tacir) veya (Esnaf) sayılmalarını gerektirecek bir faaliyette bulunamaz..." hükmü, Türk Ticaret Kanununun 14 üncü maddesinde ise "Bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimseye tacir denir." hükmü yer almaktadır. Ticaret Sicili Nizamnamesinin 14 üncü maddesinde "Türk Ticaret Kanununun 12 nci maddesinde tarif edilen ticarethane veya fabrikalar ile 13 üncü maddesinde tarif edilen ticari şekilde işletilen diğer müesseseler ticari işletmedir. Bir gelir sağlamayı hedef tutmayan veya devamlı olmayan faaliyetlerle Türk Ticaret Kanununun 17 nci maddesinde tarif edilen esnaf faaliyeti sınırlarını aşmayan faaliyetleri ticari işletme sayılmaz" denilmekte, Türk Ticaret Kanununun 17 nci maddesinde ise "İster gezici olsunlar, ister bir dükkanda veya bir sokağın muayyen yerlerinde sabit bulunsunlar, iktisadi faaliyeti nakdi sermayesinden ziyade bedeni çalışmasına dayanan ve kazancı ancak geçimini sağlamaya yetecek derecede az olan sanat ve ticaret sahipleri tacir değildirler" hükmü yer almaktadır. Bu hükümler çerçevesinde esnaf veya tacir sayılmayı gerektirecek bir ticari faaliyette bulunmanız yasaktır. Dolayısıyla Serbest Avukatlık bürosu açarak Avukatlık yapamazsınız. Ancak, ders saati ücreti karşılığında öğretim görevlisi olarak çalışmanız halinde bu durum Avukatlık yapmanıza engel değildir. Şayet bunun dışında (yani sözleşmeli olarak öğretim görevlisi iseniz) Avukatlık yaparsanız. 657 sayılı Kanunun 125/d bendi gereğince kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile cezalandırılırsınız.
Tip I Diyabetli Hasta Günde Kaç Adet 'Kan Şekeri Ölçüm Çubuğu' Kullanabilir?
Sözleşmeli memur olarak çalışıyorum. Tip-I Diabet tanısı ile tedavi görmekteyim. Kurumumla problem yaşıyorum. Günlük kan şekeri ölçüm çubuğu kullanma sayısı ne kadardır? Bu tür soruların cevapları 4 sıra nolu 2004 Mali Yılı Bütçe Uygulama Talimatında yer almaktadır. Bu talimata memurlar.net'in 2004 Bütçe Verileri kategorisinden ulaşabilirsiniz. Talimatın "19.6. Şeker Ölçüm Çubukları" başlıklı bölümünün sorunuzla ilgili bölümü şu şekildedir: "TİP I DİYABETLİ ve İNSÜLİNE BAĞIMLI TİP II diyabetlilerin kullanmakta olduğu kan şekeri ölçüm çubuklarına ait bedeller, aşağıda belirtilen esas ve şartlarda ödenecektir; …d) Şeker ölçüm çubukları; hastanın satın almış olduğu cihaza uygun olarak, Tip I Diyabetes Mellituslu hastalar için günde üç adet, Tip II Diyabetes Mellituslu insülin kullanan hastalar için günde bir adet, münhasıran oral antidiyabetik ilaç kullanan Diyabetes Mellituslu hastalara iki günde bir adet hesabıyla ve birer aylık dozlar halinde yazılacak reçetelere göre verilecektir...". Raporunuzda belirtilen tanıya göre değerlendirmeyi bu açıklamalar çerçevesinde sizin yapmanız daha uygun olacaktır.
VHKİ, Bitirdiği Bilgisayar Programcılığının Zam ve Tazminatlarını Alabilir mi? Milli Eğitim Müdürlüğünde G.İ.H. sınıfında Veri Hazırlama ve Kontrol İşletmeni olarak görev yapmaktayım. Bilgisayar Programcılığı mezunu olmam dolayısıyla, G.İ.H. sınıfında Programcı unvanının özlük haklarından yararlanabilir miyim? 151 seri nolu Devlet Memurları Kanunu Genel Tebliğinde; "Kadroları teknik ve sağlık hizmetleri sınıfında bulunan personelden, görevleriyle ilgili bir üst öğrenimi bitirenlerden, diploma veya çıkış belgelerini kurumlarına ibraz edenlere intibak işlemlerinin yapılıp yapılmadığına bakılmaksızın, ita amirlerinden alınacak ödeme onayını takip eden ay başından itibaren, bitirilen aynı sınıfla ilgili üst öğrenimin karşılığı olan zam ve tazminat ödenecek, bunlar için ayrıca yıl içinde vize işlemi yapılmayacaktır." hükmü yer almaktadır. Yukarıda yer verilen Tebliğ hükümlerinden de anlaşılacağı üzere, bu hükümlerden sadece TH ve SH sınıflarında olanlar faydalanabilmektedir. Programcı kadrosu ise Genel İdare Hizmetleri Sınıfındadır. Dolayısıyla programcı kadrosuna atanmadan bu kadronun zam ve tazminatından faydalanamazsınız.
Kaloliferci Kadrosundakiler Fiili Hizmet Zammı Alabilir mi?
Yardımcı hizmetler sınıfında kaloliferci olarak 18 yıldır çalışıyorum. Fiili hizmet zammı alabilir miyim? Bu konu 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanununda düzenlenmiştir. Bu Kanunun 32'nci maddesinde, kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra aşağıda yazılı vazifelerde geçen fiili hizmet müddetlerinin her yılı için altı ay ilave edileceği hüküm altına alınmıştır. Bu vazifeler şunlardır: Madde 3/d) "Atelye, fabrika, havuz ve depolarda çalışanların; I - Çelik demir ve pirinç döküm işlerinde; II - Zehirli, boğucu gaz, asit, boya işleriyle gaz maskesi ile çalışmayı gerektiren başka işlerde; III- Patlayıcı maddeler yapılmasında; IV - Lokomotif ve gemi kazanlarının onarılması ve temizlenmesi işlerinde; V - Gemilerin (Sintine) lerinde ve (Dabilbotom) gibi kapalı sarnıçlar içindeki raspa ve boya işlerinde; VI - Oksijen, elektrik kaynağı,keski,tabanca ile perçin,takım sertleştirilmesi ve kum püskürtme suretiyle raspa işlerinde" Bu hükümler çerçevesinde, kalorifer işlerinde çalışanların fiili hizmet zammı almalarının mümkün olamayacağı değerlendirilmektedir. 2004 Yılı Sözleşmeli Sağlık Personeli Alımı Sağlık Bakanlığı Mart ayı içerisinde kur'a ile uzman tabip, pratisyen tabip, diş tabibi ve eczacı ataması; 2003 SSPS (Sözleşmeli Sağlık Personeli Sınavı) puanları kullanılarak yapılacak yerleştirme ile de Yardımcı Sağlık Hizmetleri Sınıfında görev alacak Diyetisyen, Fizyoterapist, Psikolog, Sağlık Teknikeri (Acil Tıp Teknikeri), Sağlık Teknikeri (Odiyometri), Ebe, Hemşire, Sağlık Memuru (Acil Tıp Teknisyeni), Sağlık Memuru (Anestezi), Sağlık Memuru (Laboratuar), Sağlık Memuru (Röntgen), Sağlık Memuru (Tıbbi Sekreter) ve Sağlık Memuru (Toplum Sağlığı) ataması yapacaktır. Kur'a ile yapılacak atamalarda başvurular 10-17 Mart tarihleri arasında yapılacaktır. Yardımcı sağlık personelinin atanmasına ilişkin başvurular ise 8-12 Mart 2004 tarihleri arasında İl Milli Eğitim Müdürlüklerine yapılacaktır. Daha önce yerleşen adaylar bu yerleştirmeye başvuramayacaktır. Ayrıca, yardımcı sağlık personelinin atamasında daha önce yaşanan sıfır puanlı kişilerin atanması durumunun yaşanmaması için taban puan uygulaması getirilmiştir. Konuya ilişkin ayrıntılı bilgiler memurlar.net'te yer almaktadır.
Kurumlararası Ücret Adaletsizliğinde Eski Sistem
Memurların yer değiştirme istekleri eş, sağlık, öğrenim gibi birkaç başlık altında toplanabilirse de, kurum değiştirme istekleri temel olarak daha iyi ücret alabilme saikine dayanmaktadır. Özellikle 1990'lı yıllardan sonra kurumların Teşkilat Kanunlarına konan ek maddelerle ülkemiz kamu yönetiminde çok sayıda ayrıcalıklı kurum oluşturulmuştur. Örneğin Maliye, Sağlık, Kültür ve Turizm, Çevre ve Orman, Sanayi ve Ticaret Bakanlıkları ile SSK, Bağ-Kur, TİKA gibi kuruluşlarda 657 sayılı Kanuna tabi olarak çalışanlar, diğer kurumlarda çalışan ve aynı işi yapan kamu personeline nazaran daha yüksek ücret almaktadırlar. Özerk olarak adlandırılan kurumlar ise, personeline diğer tüm kurumlara göre çok daha iyi ücret verebilmektedir. Son yıllarda oluşturulan bu yeni durum kamu personelinin seyyaliyetini yani kurum değiştirme isteklerini oldukça arttırmıştır. Ancak, kamu personelinin kurum değiştirme isteklerinin kurumlararası ücret farklılıklarından kaynaklandığı görülmüyormuşcasına 2003 yılı içerisinde bir dizi kurumun teşkilat kanunlarında yapılan yeni düzenlemeler ile ek ödemeler getirilmiştir. Memurlar.net sitesinde işlenen konular ve memur sendikalarının bu konudaki hassasiyetleri neticesinde uzunca bir süredir teşkilat kanunlarına bu tür özel hükümler konulmamaktaydı. Öyleki, Plan ve Bütçe Komisyonunda bu konuda bir ilke kararının alındığı dahi konuşulmaktaydı. Keza, bu tepkiler nedeniyle daha önce sadece Maliye Müfettişlerine ek ödeme getirilmesini öngören düzenleme, Plan ve Bütçe Komisyonunda kabul edilmesine rağmen TBMM Genel Kurulunda Sayın Salih Kapusuz'un verdiği önergelerle Kanun metninden çıkarılmıştır. Diğer yandan, kurum değiştirme talepleri toplumla ilişkileri oldukça kuvvetli olan Ak Parti hükümetinde daha da artmıştır. Bu konudaki taleplerin milletvekilleri ve bakanları bunaltması nedeniyle de 2003 Temmuz ayında 2003/42 sayılı Başbakanlık Genelgesi çıkartılmış ve naklen atamalar sınırlı sayıdaki istisna hariç durdurulmuştur. Ancak, 3.3.2004 tarihli Meclis birleşiminde kabul edilen "Yüksek Öğrenim Öğrencilerine Burs, Kredi Verilmesine İlişkin Kanun Tasarısı" ile bir kez daha eski uygulamalara geri dönülmüştür. Kabul edilen Kanuna göre, Kredi ve Yurtlar Kurumunda 657 sayılı Kanuna tabi memurlara en yüksek devlet memuru aylığının %130'una kadar ek ödeme verilmesi öngörülmüştür. Burada karşı çıkılan husus Kredi Yurtlar personelinin bunu hak etmediği değildir? Temel sebep, kamu personelinin maaşlarının, hala daha güçlü olanın daha çok maaş alabileceği ilkesizliğine göre yürütülüyor olmasıdır. Yeni Şafak Gazetesinin dünkü manşeti "Memur Maaşlarına Adalet Geliyor" şeklindeydi. Bu manşet ile Çarşamba günü Kredi ve Yurtlar Kurumu personeline getirilen yeni düzenlemenin ne kadar tezat oluşturduğu ortadadır. Siyasi irade bu konuda ne kadar samimi olursa olsun bürokratik yapılanma, sistemin eski işleyiş tarzını sürdürmeye hala devam etmektedir. Burada bürokratik yapılanmanın A partisinden veya B partisinden olması fark etmemektedir. Bu nedenle bir kez daha sayın Milletvekillerini; kurumlararası ücret uçurumunu daha da artıran, ayrıcalıklı kurumlar oluşturan, diğer kurum memurlarının adalete olan umutlarını körelten bu uygulamalar konusunda daha duyarlı olmaya çağırıyoruz.
Vekil Olarak Görev Yapanların Askerlik Dönüşü Yeniden İşe Başlamaları
Vekil olarak görev yapan imam hatipler görevi bitmeden askere gittiklerinde tekrar göreve başlayabilirler mi? İmamlıkta vekilliğin süresi en fazla ne kadardır? 2 yılı tamamlayanlar il içi ve il dışı tayin isteme hakkına sahip midir? 657 sayılı Kanunun 86'ncı maddesine göre istihdam edilen vekil imamların askere gitmeleri halinde görevleri sona ermektedir. Bunlar için aylıksız izin düzenlenmemiştir. Bu nedenle, ilgili idarenin askerlik dönüşünde kişileri vekil olarak atama zorunluluğu bulunmamaktadır. Ancak ihtiyaç var ise yeniden atama yapılabilir. Bu tümüyle idarenin taktir hakkı içinde olan bir konudur. Diğer taraftan, vekil olarak çalışmanın maksimum süresi belirlenmemiş olup, ayrıca vekil olarak çalışanların nakil vb. işlemleri söz konusu değildir.
Görevde Yükselmede İkinci Sınav Halinde Önceki Sınavın Geçerliliği
Bir arkadaşım görevde yükselme sınavına girdi ve kazandı. İdare atamasını yapmadı. Açılan dava da zaman aşımından dolayı reddedildi. Arkadaşımla beraber sınava girip kazanan bir kısım arkadaşlar ise bu sınavdan sonra ikinci bir sınav açılmasına rağmen atamaları yapıldı.1- Mahkeme kararı temyiz edilebilir mi? 2- İkinci sınava rağmen ilk sınav yapılarak atamaları yapılanların durumu ne olur? 3- Görevde yükselme sınavını kazanmayanların atamalarının yapılması hukuki midir? 1- Mahkemenin kararı 30 gün içerisinde temyiz edilebilir. Ancak, zamanaşımı durumlarında sonuç değişmez. Bir konuda tamamen haklı olsanız dahi zaman davanız zaman aşımına uğramışsa davanız reddedilecektir. 2- Devlet Memurlarının Görevde Yükselme Esaslarına Dair Genel Yönetmeliğin Sınav Şartını düzenleyen 11'inci maddesinde; "Görevde yükselme eğitimini tamamlayanların bu Yönetmelik kapsamında bulunan görevlere atanabilmeleri için, kurumlarınca çıkarılacak görevde yükselme yönetmeliğine uygun olarak yapılacak görevde yükselme sınavına katılarak başarılı bulunmaları şarttır. Yapılan sınav sonucunda başarılı bulunanlar arasından, başarı sıralamasına göre boş kadro sayısı kadar atama yapılır. Sınav sonuçları aynı görev için yapılacak müteakip sınava kadar geçerlidir." hükmü yer almaktadır. Bu hükme göre aynı görev için yeni bir sınav yapıldığında önceki sınav sonucu geçersiz olur. Bu nedenle ikinci bir sınav yapılmış ise ilk sınav sonucuna göre atama yapılamaz. 3-Memurlarca bazen, görevde yükselme ile üst düzey kadrolara atanma durumları karıştırılmaktadır. Kanımızca 1999 yılında yürürlüğe giren Görevde Yükselme Yönetmeliğinden hiçbir amirin haberdar olmaması mümkün değildir. Bu nedenle soruda belirtilen atama muhtemelen görevde yükselme kapsamında olmayan üst düzey bir kadroya yapılan atamadır. Ancak, Görevde Yükselme Yönetmeliği hala yürürlükte iken yine de bu tür bir atama (yani görevde yükselme sınavını kazanamayanların görevde yükselme niteliğinde atanmaları) yapılması halinde, bu atama onlar için kazanılmış hak teşkil etmez. Ayrıca, bu şekilde atama yapanların da sorumluluğu vardır.
(memurlar.net editörü) aunlu@yenisafak.com Faks: (0312) 472 68 80
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Dizi | Çocuk |
© ALL RIGHTS RESERVED |