AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ

Y A Z A R L A R
ATO'nun marifetleri...

Biliyorsunuz, duymayan kalmadı; Ankara Ticaret Odası (ATO) bir hafta içinde iki önemli olaya imza attı... Bunlardan birincisi, kuvvet komutanlarının da eşleriyle birlikte katıldıkları, halifeliğin kaldırılmasının 80. yıldönümü dolayısıyla düzenlenen toplantıydı. Sözkonusu toplantı pek muhteşemdi doğrusu... Toplantının başta gelen ideoloğu, Atatürkçü Düşünce Derneği Başkanı Ertuğrul Kazancı'ydı. Ekrandaydı, gözlerimle gördüm; elindeki dosyadan "Ulusal Uyanış ve Birlikteliğe Çağrı" adını verdikleri bildiriyi tane tane okuyordu. Arkasından bir alkış, bir alkış, sormayın...

Bildirinin ne biçim bir şey olduğunu uzun uzun aktarmayacağım; komutanların katılımıyla toplantı medya açısından hemen "haber değeri yüksek" bir özellik kazandığı için, bildirinin nasıl bir şey olduğunu bilmeyen kalmadı...

Lafı kısa kesmek için, karşılaşır karşılaşmaz bildirinin bana hemen neyi hatırlattığını söylemekle yetineceğim: (Kusara bakmayın ama) Bir zamanların Sovyetler Birliği'ndeki kürsülerde dile gelen "söylem"i! İsterseniz bu "söylem"in "öznitelekleri"ne ilişkin de iki söz söyleyeyim: "Büyük kavramlar", "uzun cümleler", yarı açık yarı gizli "suçlayıcı" bir dil, arada bir bu "suçlayıcı"lığın aniden havalanarak "ihanet"e bile işaret ettiği durumlar, gibi "öznitelikler"... "Söylem"i dikkatle dinleyip sonunda kuvvetle alkışlasanız da, (tuhaftır!) kısa bir süre sonra aklınızda hiçbir şey kalmıyor! Bu tür "söylem"lerde karşımıza çıkan "dil"i, birileri bir zamanlar "totaliter dil" olarak adlandırıp incelemişlerdi...

ATO'nun evsahipliği yaptığı ikinci toplantı da malum: "Denktaş dayan, Ankara uyan!" toplantısı.

Peki ATO denilen kuruluş hiçbir fedakarlıktan kaçınmayarak bu toplantılara niçin evsahipliği yapıyor? Yani şimdi ATO Başkanı Sinan Aygün ve diğer yöneticiler seçimle geldiler diye, Ankara Ticaret Odası'na kayıtlı tüccar sınıfı şu günlerde işini gücünü bir kenara bırakıp toplantı işine mi sarıldı?

Şaşırtıcı bir durum doğrusu; çünkü bizim bildiğimiz kadarıyla, "ticaret" ehlinin "idelojisi" işlerin böyle alkışla, Denktaş'ın arabasından dışarıya yapılan "bozkurt işareti" ile filan yürütülmesine hiç sıcak bakmaz... Çünkü bu sınıf, kaç yüzyıldır, dünyaya barışı getirecek asıl etken olarak, bir takım işaretlerden ve alkıştan çok önce, "ticaret"i görür.

Fakat siz şu ATO'nun marifetlerine bakın... ATO Başkanı, biraz da kolayca elde ettiği KKTC vatandaşlığının elinden alınmasına öfkelendiğinden olacak(!), "Ben bu ülkede hilafeti de, Kıbrıs'ı da kimseye yar etmem!" diyerek, ticaret erbabına hiç de uygun düşmeyen bir "milli heyecan" ile zaten yeterince medyatik olan kişiliğini son haftada iyiden iyiye şahlandırmış görünüyor... Düşünmüyor ki, tüccar sınıfının tarihte "askeriyye" ile ilişkisi de çok sıcak olmamıştır. Birinin daha iyi, diğerinin daha az iyi olmasından değil tabii ki; "ticaret" kurallarının tek başına hakim olmasını, önüne engel çıkarılmamasını istediğinden dolayı sadece...

Ama ne mümkün! Bakın karşımızdaki fotoğrafta, "Kıbrıs fatihi" Ecevit ile Denktaş arasındaki birinci sınıf koltuğu kapmayı bile başarmış...

Kimse kusura bakmasın ama (Kimler mi? Kim yok ki, Kutan'dan İP'ye, Öymen'den Durmuş'a, Yazıcıoğlu'ndan Demirel ve Ecevit'e kadar herkes orada!) manzara hiç mi hiç "medeni" bir manzara değil... Kaybedenler ve ayağa kalkamayanlar kulübünün himayelerinde gerçekleşen ve ilk kez 50'li yıllarda Kıbrıs'ın "keşfiyle" tanıştığımız bu müsamerenin "muhafazakar" bir özellikle olduğu apaçık. Kıbrıs'ı ve Kıbrıslılar'ı Denktaş'ın konvoyunda haykırılan sloganlarla anlama ve anlatmaya çalışmak bir haksızlık da aynı zamanda. Gerektiğinde her rolü üstlenebilen Denktaş'ın sarfettiği "Konya neyse Kıbrıs da o" sözleri de doğru değil. Konya'da Konyalılar yaşıyor; Kıbrıs'ta da Kıbrıslılar... Ve artık kabul etmeliyiz ki, Kıbrıs'ın geleceğini de üzerine hiç mi hiç vazife olmayan ATO'nun artık çığırından çıkmış mitingleri değil, referandum için sandık başına gidecek olan Kıbrıslılar belirleyecek...


7 Mart 2004
Pazar
 
KÜRŞAT BUMİN


Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED