|
AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ |
| |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Türkiye'nin İslam dünyasındaki ağırlığı ve Avrupa ülkeleri arasındaki yeri, Batı ülkeleri standartlarında ürün, hizmet ve bilgi üretmesini başarmasına bağlıdır. Türkiye ekonomisini sanayiden hizmetlere kaydırarak, katma değerini büyütmek zorundadır. Dünya ticaretindeki payını büyütemeyen Türkiye, demokratikleşme sürecine hız ve yoğunluk kazandıramaz. Çünkü ticaret kültürünün gelişmediği toplumlarda, demokrasiyle birlikte piyasanın kuralları da işlemez. Türkiye'nin ana hedefi, tarımdan bilgiye her alanda üretimi artırarak, kısa dönemde Avrupa ülkeleri arasında en azından Yunanistan'ın üretim gücüne ulaşmak olmalıdır. Bunun için de, Bursa gibi sanayi şehirleri yanında "sanayi sonrası" toplumların lokomotifi olan iletişim ve teknoloji odaklı bilgi şehirlerinin kurulması gerekir. Bilgi şehirlerinin dünyadaki ilk örneği California'da üzüm bağları ile lahana tarlaları arasına kurulmuş "Silican Valley" olarak ünlenen bölgedir. Vadi'deki binlerce şirketin borsa değeri çoktan bir trilyon doları aşmıştır. Sanayi şehri Bursa'nın temelleri altmışlı yılların sonunda atıldı. Ben o yıllarda DPT'da uzman olarak çalışıyordum. Planlama'nın tepe yönetiminde Özal vardı. İlk olarak, İstanbul'da OTOSAN ile birlikte Bursa'da TOFAŞ ve RENAULT'nın montaja dayalı otomotiv yatırımlarına izin verildi. Yapılan hesaplamalara göre bir araba fabrikasının peşinden, ara parça üreten onlarca yan sanayi işletmesi gelecekti. Gerçekten de öyle oldu. Bursa doksanlı yıllarda otomotiv sanayinin merkezi haline geldi. Geçen hafta başında Bursa'nın sağlık sektörünün öncülerinden Dr. Ahmet Özkul'un başkanlığını yaptığı MÜSİAD'da "Globalleşen Dünyada Girişimcilik ve Türkiye'nin Geleceği"ni, girişimcilerden oluşan geniş katılımcı bir toplantıda tartıştık. Prof. Dr. Mehmet Emin Palamut, Prof. Dr. Hasan Doğruyol ve TYB Bursa sektörlerde faaliyet gösteren girişimcilerin katkı ve sorularıyla Bursa'nın Türkiye'de, Türkiye'nin de dünyadaki konumunu ve geleceğini konuştuk. Bursa Osmanlı Devleti'nin ilk başşehridir. Osmanlı'yı Osmanlı yapan ilk altı sultanı gönlünde taşıyor. Bursa'da yerin üstü kadar yerin altı da zengin. İlk Osmanlı sultanlarının, Bursa'ya diktikleri çınar, dalları Kanuni döneminde üç kıtaya uzanan devasa bir ağaca dönüştü. Yıldırım ile Timur arasındaki savaşın acıları en yoğun biçimde Bursa'da yaşandı. Osmanlı'nın Avrupa'ya uzun ve büyük yürüyüşü Bursa'dan başladı. Anadolu güvenceye alındıktan sonra Osmanlı yönetimi Bursa'dan Edirne'ye taşındı. Bursa geçmişte Osmanlı'nın kuruluşuna ev sahipliği yapmıştı. Şimdi de başta otomotiv olmak üzere sanayiye ev sahipliği yapıyor. Montaj ve sanayi diye eleştirilen sektör, son yıllardaki krizlerle, dünyaya açılarak, Türkiye'nin en güçlü üretim kesimi oldu. Binli kapasitelerle kurulan otomotiv kuruluşlarının toplam araba üretimi milyonu aşarak, tekstil ve turizmden sonra Türkiye'nin en büyük ihracat kaynağına dönüştü. Onlarla birlikte yan sanayi de dünya pazarlarına açıldı. Bursa ovaları, dağları ve kaplıcalarıyla birlikte sanayinin olduğu kadar tarım, turizm, sağlık ve eğitimin de merkezi haline geldi. Bursa girişimcisi katma değer oluşturma gücünün tarımdan sanayiye geçtiğini gördü. Kaynaklarını tarımdan daha çok sanayide yoğunlaştırdı. Çünkü, bırakın Bursa'yı bütün Anadolu şeftali ya da kestane bahçesi olsa, elde edilecek gelir, yan sanayicilerin ihracat gelirlerine bile yetişemez. Dr. Özkul da saniyeden hizmete geçişin öncülüğünü yapıyor. Hayat kuruluşlarının Dünya'ya katkısı, pekçok sanayi kuruluşundan daha büyük görünüyor. Girişimci trendleri okuma yanında, ufuk ötesini de görmelidir.
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Dizi | Çocuk |
© ALL RIGHTS RESERVED |