|
AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ |
| |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Kubbealtı Yayınları arasında çıkan 'Ayaklı Kütüphaneler' adlı eserinde Türk ilim hayatının dehalarını yeni kuşaklara tanıtan Dursun Gürlek, gündemden bir türlü düşmeyen popüler edebiyat ürünlerini reddi mirasa bağlıyor.
ÖMER ÇAKKAL
Anadolu insanı geçmişinde yaşadığı büyük kırılmalardan birinin ardından köklü tarihiyle arasına giren perdeden ötürü, bugün yoluna ağır aksak devam edebiliyor. Dursun Gürlek geçmişle bugünü buluşturmaya kalkmak gibi büyük bir uğraş içinde. Gürlek, eski dilde yazılmış birçok eseri günümüz Türçe'sine kazandırdı; onlarca kişiye Osmanlıca öğretti. Buna karşın mevcut durumdan rahatsız olan Gürlek sorunun kökeninin reddi mirasta yattığı görüşünde: "Eskilerin bir sözü var: 'Müşterisiz meta zayidir.' Edebiyat, kültür ve sanatta geçmişten bize büyük bir miras kaldı. Ama biz öyle bir dönemden geçtik ki artık baba oğulu, dede torunu tanımaz hale geldi. Hatta daha da ileri giti. Reddi miras yaptı." Ayaklı Kütüphaneler, Dursun Gürlek'in deyimiyle bağların yeniden örülmesi yolunda mütevazi bir çaba. Çatısı; Kültür Dünyası, Tarih ve Düşünce gibi bazı dergilerde yayınlanan makalelerden kotarılan eserde Gelenbevi İsmail Efendi, Mütercim Asım, Ömer Hilmi Efendi, Ali Emiri Efendi, Muallim Cevdet, Nurullah Pertev Bey ve Hacı Muzaffer Özak gibi son dönem Türk ilim hayatının dehaları okura tanıtılıyor. Ayaklı Kütüphaneler'i bir kitapta yaşatan Gürlek, araştırmalarının sonunda kırk ünlü ilim adamı tespit ettiğini ve iki kitabın daha yolda olduğunu müjdeliyor.
'Popüler kitaplar tatmin etmiyor' "Çok satan her kitap kaliteli değildir. Ancak sayıları az da olsa çok satan eserler arasında da ciddi muhtevaya sahip, dili sağlam eserler vardır. Birçok okur rüzgara kapılıp kitap alıyor ama sonunu getiremiyor. Oysaki ben çok az baskı yapsa da Nihat Cemal Kuntay'ın Mehmet Akif biyoğrafisini belki on-onbeş defa okumuşumdur. Üsluplarını beğenmediğim için doğrusu yenilerden çok az kitap okuyorum. Dili zorlayan, anlaşılmaz olmayı alameti farika sanan yazarlar var. Ama Erol Güngör, Peyami Safa, Münevver Ayaşlı ya da Cemil Meriç'in kitaplarını defalarca okudum; hatta aralarından ezberlediklerim bile var. Şimdi zamanınız olsaydı size 'Bu Ülke'yi size ezbere okurdum." Antalya Fotoğraf Günleri başladı
Antalya Büyükşehir Belediyesi ve Antalya Fotoğraf ve Sinema Amatörleri Derneği işbirliğiyle ilki 1997'de yapılan Antalya Fotoğraf Günlerinin sekizinci başladı. Bünyesinde sergiler, dia gösterileri, seminer, söyleşi ve panellerin yapılacağı etkinlik kapsamında yurtiçinden ve yurdışından pekçok fotoğraf sanatıçısı altı gün boyunca Antalya'nın konuğu olacak. İstanbul'da açtığı 'Bekar Odaları' sergisiyle beğeni toplayan Altan Bal, İçkalpakçı Çıkmaz adlı ortak sergileriye Dora Günel ve Kemal Cengizkan'ın da çalışmalarını Antalya'ya taşıyacağı etkinlik kapsamında 17 Mart'ta Fotoğraf Nereye Gidiyor? başlıklı bir panel gerçekleştirilecek. Etkinlikler 14 Mart'a kadar sürecek. KÜLTÜR HARİTASI
Davulun ünü isimlerinden Billy Cobram saat: 20.00'de Cemal Reşit Rey'de. Tel: 0 212 232 98 30
Urartu tarihine gezinti niteliğindeki 'Savaş ve Estetik' başlıklı sergi Vedat Nedim Tor Müzesi'nde görülebilir. Tel: 0 212 473 04 44
Fatih Akın imzalı 'Temmuz'da' son gösterimleriyle saat:15.30 ve 19.00'da Tarık Zafer Tunaya'da. Tel: 0 212 293 12 70
Utku Derbent'in 'Bir Arınma Serüveni Olarak Resim' başlıklı sergisi 26 Mart'a kadar İş sanat Parmakkapı Galeri'de. Tel: 0 212 244 20 21
Muhammet Bozdağ, devam eden Bursa Kitap Fuarı'nda 'İstemenin Esrarı' konusunu anlatacak.
|
|
|
|
|
|
|
|