AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ

Y A Z A R L A R
Birileri bunu ciddiye alsın lütfen

Bu köşede birkaç kez yazdık, çizdik. Yaklaşık bir yıllık mücadelenin ardından nihayet Kültür ve Turizm Bakanlığı lütfunu gösterip Moskova'ya bir heyet gönderdi. Müsteşar Yardımcısı Ali Alp başkanlığında gelen heyet, bin yıllık kültürümüzü iki sayfalık yaprağa sığdırarak, Rus Kültür Bakanlığı yetkilileriyle bir protokole imza attı.

Bu protokol, 15 Mayıs itibariyle Moskova'da yapılacak olan Türk Festivali'ni kapsıyor. Bu festival hikayesi bir hayli uzun merhalelerden geçtikten sonra bugüne getirildi. Rus tarafı yaklaşık 300 bin dolar bütçe ayırarak, Moskova'da Türk Günleri ile ilgili bir program yapılması için Türk yetkililere başvuruyor iki yıl önce. Buna kayıtsız kalan etkili ve yetkililerimizin tutumuna anlam veremeyen Rus tarafı başka bir yol denemeye karar veriyor.

Rus Kütür Bakanlığı'nı temsilen İgor Guriyeviç, yaklaşık bir yıl önce beni arayıp yardım istedi. Rus tarafının Moskova'da Türk Festivali yapmak istediğini, bunun için bütçenin hazır olduğunu ve birçok kez yazı gönderdiklerini ve bir türlü karşılığını alamadıklarını söyledi. Bundan dolayı benim aracı olmamı ve aksi takdirde ayrılan bütçenin hazineye devredileceğini anlattı.

Neyse İgor Guriyeviç'i dinledikten sonra, adamların iyi niyetli olduğuna kanaat getirdim. Kolları sıvadık İgor efendiyle çalışmalarımıza başladık. Yazışmaların hangi aşamada olduğunu, kimlerde tıkandığını, neden bu festivalin yapılmasının engellendiğini araştırdık. Kültür ve Turizm Bakanlığımız'ın Moskova'daki müşavirliğine soruyoruz; yetkinin kendilerinde olmadığını söylüyorlar. Büyükelçiliğe başvuruyoruz, bizimle alakası yok diyorlar. Adamlar Türkiye'ye direkt yazı gönderemiyorlar. Büyükelçiliğimiz aracılığını kullanıyorlar. Büyükelçilik yazıyı gönderdik, başka bir işe karışamayız diye cevap veriyor. Böylece aylar gelip geçiyor. Karşımızda muhatap yok.

Adamlar haklı olarak sormaya başlıyor, "Sizin burada çalışan elçilikteki adamlar ne iş yapıyor'' diye. Bunun muhatabı elbette ben değilim. Ancak bir Türk olarak cevap verme psikolojisine girdim. Ama cevap veremedim. Sağa gidiyoruz yok, sola gidiyoruz yok. Anlaşılacağı gibi muhatap yok, yok, yok... Herkes bir âlem...

Rus tarafı festivali yapmaya kararlı. Önce Ekim 2003'te yapalım diye çalışmalar başlatıldı. Olmadı. Mart 2004'e kaydırıldı ona göre kollar sıvandı yine sonuç yok. Böyle olmayacak diye kalkıp İgor efendiyle Ankara'ya postu serdik. Bir- çok aracı kullandıktan sonra nihayetinde Müsteşar Yardımcısı Ali Alp ile görüşebildik. Zaten Ali Alp'in kulaktan dolma bilgilerin dışında konudan haberi bile yoktu. Durumu anlattık. Bizi dinledi, birer bardak çay içtikten sonra oradan ayrıldık. Sonuçsuz kalmasın diye bu kez de Rus Büyükelçisi'ni devreye soktuk. Adam sağı solu aradı. Devreye birkaç adam koyduktan sonra Türk etkili ve yetkililerimizi ikna edebildi, Bbir heyetin Moskova'ya gelmesini sağladı.

Sonunda Moskova'yı şereflendirdiler sayın heyetimiz. Kayıtsız ve bilgisiz tavırların ortaya serildiği görüşmelerin sonunda bir protokol imzalandı. Protokole konan maddeler nasıl bir festival yapılacağını anlatmaya yetiyor. Festivalin sükseli ve kitleri etkileyecek bir nitelikte olması için İgor ile beraber elimizden geleni yaptık. Ne yazık ki heyeti bir türlü ikna edemedik. Ne teklif edildiyse hayır yapamayız karşılığını aldık. Üstüne üstlük "sen ne karışıyorsun'' gibi tavırlar sergilendiği de işin cabası. Adamlar haklı... rahatları bozulacak. Şimdi kim kalkacak dünyanın işiyle uğraşacak. Ne güzel koltuklara oturulmuş çay kahve yudumlanıyor...

Bir de bu arada Rus tarafının Yeni Şafak'a başvurup yardım istemesi ise galiba sayın heyetimizi rahatsız etmiş olacak ki görüşmelere katılmamamızı istemişler. Buna karşı çıkan Ruslar ise onsuz bu görüşmeler olmaz diye tavır sergilemişler.

Şimdi her şeyi bir tarafa bırakalım, bu bir memleket meselesi... Rusya'da ilk defa bir Türk Festivali yapılıyor. Ve festivali düzenleyen ise Rus tarafı. Adamlar centilmenlik yapmış böyle bir çalışma başlatmış. Bu çalışmanın akim kalmaması için hep beraber el atmamız lazım. Sadece kemikleşmiş bir bürokrasiye ve bürokratlara iş bırakılmamalı. Gerekirse Başbakan Erdoğan devreye girmeli. Türk kültürünü sergilemenin yanında popüler hale getirmeli. Ruslar'ın katılımı sağlanmalı. Bunun için Türkiye'yi temsil edecek olan ya Tarkan'ı, ya da Sertap Erener'i Moskova'ya getirtmeli.

Aksi takdirde, işi kemikleşmiş bürokrasiye bırakırsak, neler olacağını varın siz düşünün...


8 Mart 2004
Pazartesi
 
OSMAN SÖNMEZ


Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED