|
AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ |
| |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Dünyayı biraz olsun izleyenler, bilirler. ABD demokrasisinde, Cumhuriyetçiler'le Demokratlar yarışır. Almanya'da bu yarışın bir benzeri Sosyal Demokratlar ve Hristiyan Demokratlar arasında geçer. İngiltere'de iktidar İşçi Partisi ile Muhafazakarlar arasında el değiştirir. Seçimin yeni sonuçlandığı Yunanistan'da, PASOK'un iktidarına Yeni Demokrasi Hareketi'nin nasıl alternatif olduğunu gözlerimizle gördük. İkinci bir güçlü partinin, ikinci bir iktidar alternatifinin varlığı, demokrasiler için 'sağlık belirtisi' olarak kabul edilir. Bizde, şu yerel seçimler arefesinde, iktidara alternatif olabilecek, iktidarı zorlayabilecek bir partinin varlığından sözedebilir miyiz? En azından bugün için, hayır. (Türkiye'de, bugün için muhalefet görevini demokratik bir çerçeve içinde yürütebilecek bir siyasi parti bulunmayışı, geçmiş dönemde, siyasetin demokrasi dışı bir süreçte yıpratılmasına da bağlanabilir. Ancak, bunu söylerken, siyasetin itibar kaybetmesinde, bu dönemden siyasi yarar sağlamak isteyen partilerin de rolü olduğunu unutmamamız gerekir.) Sol, toplumun değerleriyle daha barışık olursa
Türkiye'de, bir önceki seçimlerde aldığı oy miktarına ve TBMM'deki temsil nisbetine göre, iktidara alternatif olmaya en yakın parti, CHP gibi görünüyor. Ancak hiç kimse, CHP'nin milletten, iktidara alternatif olduğunu kanıtlayacak miktarda oy alacağını düşünmüyor. CHP, Türkiye'deki 'sol'un kronikleşmiş bir sorununu paylaşıyor. Soğuk savaş döneminin 'sağ' ve 'sol' kavramları, 'nitelik' değiştirmiş olabilir. Ama bu sorun, Türkiye'de çok partili hayatın başladığı yıllarda da vardı, sağ-sol çatışmasının neredeyse gündemi tamamen doldurduğu 80 öncesi yıllarda da. Türkiye'de solculuk, birçok ülkede olduğunun aksine, içinde bulunduğu toplumun değerleri inkar edilerek başlıyordu. Bu yüzden, sol'un yüzü millete 'soğuk' geliyordu. Bu gerçek, değişmedi. Bugün de, 'sol' diye tanımlanan siyasi hareketlerin çoğunun, 'millet'le sıcak bir ilişkisi yok. Sol, hükümetin (Ya da hükümetlerin) icraatına alternatif üretemiyor. Sadece karşı çıkıyor. Doğrusu böyle yapmaktır, ben olsam böyle yaparım diyemiyor. Başka ülkelerde, hakları ve özgürlükleri daha çok savunmasıyla öne çıkan sol, bizim ülkemizde, yasakların, kısıtlamaların sembolü haline geliyor. Bu ülkede insanlar, 'sol'un, dini değerlerle de problemi olduğunu düşünüyor. Bütün bunlar, sol partileri, sınırlı bir seçmen kitlesini paylaşma zorunluluğuyla karşı karşıya bırakıyor. Bu sorun, çözülemez bir sorun mudur? Elbette hayır. Milleti daha çok tanıdığınızda, toplumun değerleriyle daha çok barıştığınızda, haklarla, özgürlüklerle daha samimi bir ilişkiye girdiğinizde, niçin çözülmesin? Açık Posta'ya büyük ilgi
Toplumun, insanlarımızın, kamu kurumlarından 'nitelikli' bir hizmet almasına katkıda bulunmak amacıyla başlattık, Açık Posta köşemizi. Ve, duyurmaya başladığımız günden itibaren, sayısız mektup aldık. 'Açık Posta'ya gösterdikleri büyük ilgiden dolayı, Yeni Şafak okurlarına teşekkür ediyoruz. Açık Posta'nın, hem 'vatandaş'ımıza, hem de kamu hizmeti verenlere yararlı olacağına inanıyoruz. İnsanımızın, 'nitelikli hizmet'i hakettiğini düşünüyoruz. Yeni Şafak olarak, 'Milletin sesi' olmayı, görev biliyoruz.
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Dizi | Çocuk |
© ALL RIGHTS RESERVED |