|
Kim bu 'ihaleci' eski bakan?
Bir eski bakan, özelleştirme ile satılacak olan mülkü ucuza kapatmak için ihaleye girenlerlere ve ÖİB'na baskı yapıyormuş. Kendisini aradık; hala telefon bekliyoruz...
Bir dönemin en büyük devlet markalarından biri olan Sümerbank'ın artık bütün fabrikaları ve tesisleri ya satılmış ya da kapatılmış durumda. Ancak Sümerbank'ın başı, alacağı, borcu ve personeliyle birlikte kendisine devredilen Türkiye Zirai Donatım Kurumu ile bugünlerde dertte. TZDK'nın genel müdürlük binası, lojmanı ve deposu satışa çıkarıldı. Bu binalara 1 trilyon 215 milyar TL teklif geldi. Ancak satış Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından onaylanmadı. Çünkü Atatürk Orman Çiftliği arazisi içinde kalan bina ve depo "kaçak" yapılmıştı.
Ama bundan daha vahim bir iddia da bugünlerde ortaya atıldı. İddiaya göre, AOÇ arazisi üzerindeki TZDK tesisleri içine kaçak yapıları "eski bir bakan" yapmış ve bu nedenle ihaleye girenleri tehdit etmiş; hatta daha da ileri giderek satışın onaylanmasını engellemek için araya siyasileri koymuş...
Peki neden bu kadar uğraşmış dersiniz?
Çünkü bu eski siyasetçi, 1 trilyon 215 milyar lira fiyat verilen lojman ve depoyu, kardeşi aracılığıyla 500 milyar liraya almaya çalışıyormuş.
İnanamadık ve de iddiaya konu olan eski siyasetçiyi arayıp not bıraktık.
Bir hafta oldu.
Hâlâ cevap bekliyoruz!..
Yolcu avına çıkan genel müdür, vekilleri yakaladı
TCDD Genel Müdürü Süleyman Karaman, demiryollarının canlanması için sürekli çağrıda bulunuyor. Özellikle bakan ve milletvekillerinin yolculuklarını trenle yaparak moral destek vermelerini isteyen Karaman, geçtiğimiz günlerde İstanbul'a gitmek için Esenboğa Havalimanı'na gelmiş. Demir Yolları Genel Müdürü'nü havaalanında gören milletvekilleri, "Bize trenle yolculuk yapın diyorsunuz, siz uçakla yolculuk yapıyorsunuz" diye takılmışlar. Süleyman Bey altta kalır mı; "Yoo yoo ben gidici değilim, buraya yolcu bulmaya geldim. Hazırlanın gara gidiyoruz, tren sizi bekliyor" karşılığını vermiş. Karaman'ın ciddi olduğunu gören milletvekilleri zorla da olsa bahane bulup İstanbul'a uçmuşlar; ancak Süleyman Bey, sözünü yememek için İstanbul'a gidememiş.
AK Parti - Çin Komünist Partisi benzerliği
Çin Komünist Partisi Merkez Komitesi Uluslararası İlişkiler Bakanı Wang Jiarvi, geçen hafta Türkiye'deydi. Çin heyetinin AK Parti Genel Merkezi'ni ziyareti sırasında iki parti arasında "benzerlik" olduğu ortaya çıktı. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Bülent Gedikli'yi ziyaret eden Wang Jiarvi "Sizin partinizin gelir kaynakları nelerdir?" diye sordu. Gedikli, "Bağışlar da var ama gelirimizin büyük kısmı devletten aldığımız yardımdır" dedi. Wang Jiarvi'nin "Komünist Partisi'nin de bütün gelirleri devlettendir" demesi üzerine Gedikli, "Bu açıdan biz de komünist bir parti sayılabiliriz" demekten kendini alamadı.
Vatandaş müsteşar
Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Necdet Ünüvar, bir yakınını ziyaret etmek için hafta sonu eşiyle birlikte Ankara Numune Hastanesi'ne gider. Özel otomobili içinde spor kıyafetli bir vatandaş olarak giriş kapısının önüne gelen Ünüvar'ı güvenlik görevlisi durdurur ve "Giremezsiniz, bu otopark hastane görevlileri içindir" der. Müsteşar Ünüvar, kendisinin de "görevli" olduğunu söyler ama güvenlikçi sadece "Nuh" demekte ısrar eder. Ünüvar çareyi "Ben müsteşarım" demekte bulur. Ancak güvenlik görevlisinin umurunda değildir; "Müsteşar olup olmamanız farketmez, giremezsiniz..." Ünüvar nihayet kimliğini gösterir ve otoparka girer. Bitti mi? Hayır. Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Ünüvar, aynı sahneyi bir de başhekimlik kapısından girmek için yaşadı. Kıssadan hisse: Vatandaşın hastaneye girmesi kolay değil!
'Unakıtan amca babamı eve erken gönder'
AK Parti'li bakanlar gece yarılarına kadar çalışıyor. Bakanlara ayak uydurmaya çalışan bürokratlar da gece yarılarına kadar kurumlarında çalışmak zorunda kalıyor. Birçok bürokrat gece saat 22.00'den önce evine gidemiyor. Bu durumdan ise bürokratların eş ve çocukları rahatsız oluyor. Maliye Bakanı Kemal Unakıtan da bürokratları en çok çalıştıran bakanların başında yer alıyor. Unakıtan'a bağlı bir kurumda çalışan bir üst düzey bürokrat ilginç bir olay anlattı. Bürokrat evinde küçük kızıyla otururken televizyonda Kemal Unakıtan çıkmış. Bürokrat "Bu kim tanıyor musun kızım?" diye sorduğu zaman küçük kız, "Tanıyorum Kemal Unakıtan amca" demiş. "Bir gün seni onun yanına götürdüğüm zaman ondan ne istersin?" dediği zaman ise küçük kız şu cevabı vermiş: "Kemal Unakıtan amca, babamı eve biraz erken gönderir misiniz? derim."
En şanslı şehir
Türkiye'de öyle bir şehir var ki, TBMM'de 3 milletvekili ve kabinede de 3 bakanı var. Merkez nüfusu 150 bin olan Erzincan, Meclis'e 3 milletvekili göndermiş. Bunlardan Talip Kaban ve Tevhit Karakaya iktidar partisi AK Parti'de, Erol Tınastepe ise CHP'de. Bu isimlerin hiç biri şu anda bakan değil. Erzincanlı 3 bakandan ikisi 700 bin Erzincanlı'nın yaşadığı İstanbul'dan; diğeri de Kocaeli'den: Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Sanayi ve Ticaret Bakanı Ali Coşkun ve Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül. Eee ne demişler: "Meclis'te Trabzonlular'ın, kabinede Erzincanlılar'ın, bürokraside Amasyalılar'ın dönemi var."
e-Meclis işe yaradı
Zorunlu Tasarruf Fonu'nda biriken nemaların faizlerinin ödenmesine geçtiğimiz hafta başlandı. Çalışanlar bankalar önündeki kuyruklarda beklemek zorunda kaldı. Meclis'te devreye sokulan e-Meclis uygulaması ise Meclis personelini banka kuyruklarında beklemekten kurtardı. Meclis Personel Daire Başkanı Nedim Küçüker'in verdiği bilgiye göre, Meclis personelinin nemaları Ziraat Bankası'ndan topluca Meclis'teki İş Bankası Şubesine aktarıldı. İş Bankası da cuma günü saat 24.00'den itibaren çalışanların nemalarını hesaplarına yatırdı.
KAYHAN ÖZER
BİLAL ÇETİN
NEVZAT DEMİRKOL
VELİ TOPRAK
ASLIHAN A. KARATAŞ
EVİN GÖKTAŞ
SAMİ GÖKÇE
HAMDİ ATEŞ
|