|
AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ |
| |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Amerika Birleşik Devletleri'nin vizyona koymayı düşündüğü Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) geniş bir coğrafyada siyasal, sosyal, ekonomik ve dini bir dönüşümü hedefliyor. Bu projenin hedeflediği dönüşümlerden ne kastedildiği üç aşağı beş yukarı anlaşılabiliyor. Siyasal olarak yönetimlerin demokratikleştirilmesi, sosyal olarak toplumların modernleştirilmesi, ekonomik olarak serbest piyasa ekonomisinin işler kılınması... Peki dini olarak ne hedefleniyor? Kısaca "Ilımlı İslam"... Niçin? Çünkü bölgedeki radikal dini anlayışların terörü beslediği, bu anlayışların "ehlileştirilmesi" gerektiği düşünülüyor. Ilımlı İslam'ı desteklemek aslında yeni bir politika değil. ABD, Sovyet rejimi çökene kadar Yeşil Kuşak doktriniyle bölgede Ilımlı İslam'ın desteklenmesi gerektiğini düşünüyordu. O zaman Sovyet ideolojisine karşı tampon olarak manipüle edilen Ilımlı İslam anlayışı şimdi mevcut rejimlere karşı konumlandırılıyor. Irak operasyonu öncesi ABD'de Pentagon ve Dışişleri Bakanlığı çevreleri arasında iki tez tartışılıyordu: Birincisi "biz yıllarca Ortadoğuda otoriter rejimleri destekledik, bu kapalı rejimlerin doğurduğu tepkiler radikal anlayışları besledi ve ortaya çıkan şiddet bize de yansıdı". İkincisi "biz yıllarca Ilımlı İslam'ı destekledik, bu İslamcılığı arttırdı ve potansiyel bir güç haline getirdi, şimdi bunun faturasını ödüyoruz". Büyük Ortadoğu Projesi'nin gündeme gelmesi birinci tezin galip çıktığını gösteriyor. "Ilımlı İslam" meselesini iki açıdan değerlendirebiliriz. Yıllarca tecrübe ettiğimiz dini anlayışlar açısından baktığımız zaman İslamcılığın radikal versiyonlarının doğurduğu kimi sıkıntılardan bahsedebilir ve radikalizm yerine ılımlılığa vurgu yapabiliriz. "Radikal" olan yerine "ılımlı" olanı ikame etme çabası anlaşılabilir bir çabadır. Radikalizm belli bir dine mahsus bir anlayış değildir, herhangi bir din veya ideolojinin seçtiği bir yöntem ve üslup olarak anlaşılabilir. Radikalizmin değişim projesi varolan yapıyı tamamen temizleyip, geçmişin "yanlışlıklarını" ortadan kaldırmaya dayalıdır. Bu yöntemin temel esprisi yeni bir bina yapmadan araziyi tamamen temizleyip, geçmişten kalıntı bırakmamaktır. Varolan toplumun "cahili" bir toplum olması ve kurulacak düzenin geçmişin çarpıklıklarını ve hurafelerini elimine etmesi gerekliliği geleneği ve mevcut toplumsal kültürü reddetmeye sebep olur. Oysa bugün geldiğimiz noktada yaşanacak bir dönüşümün geleneği tamamen dışlayan bir köktencilik içermesi mümkün değildir, çünkü İslami kültür asırlardır geleneğin içine nüfuz etmiştir. O halde bugün varolan herşeyi "cahili" olarak adlandırmak "aşırı" bir tavırdır. Radikal anlayışın sosyal yaşamda doğurduğu kimi sıkıntılardan şiddete varan boyutlarına kadar birçok olumsuzluktan bahsedilebilir. Bu yüzden İslami anlayışın toplumsal düzeyde (vakıf ve cemaatler zemininde) uç noktadan "ılımlı" bir noktaya gelmesi olumlu görülebilir. Buradaki ılımlılık vasata, mutedile yaklaşmak anlamında pozitif bir kavramdır. Ancak farklı bir perspektiften baktığımız zaman, bu kavramın kabulünü zorlaştıran bazı yönleri de görürüz: 1. BOP ile "dine müdahale" anlamını taşıyan bir "ılımlılaştırma" anlayışı kabul edilemez bir anlayıştır. Bu sadece dayatma ve dış baskılarla değişim açısından değil, bir dinin özgün yapısına müdahale etme çabasını içermesi açısından da hoş karşılanmayacak bir durumdur. İslam'ın protestanlaştırılması anlayışı bu kapsamda değerlendirilebilir. 2. Ilımlı İslam anlayışının bugün iktidarda bulunan partinin giymesi gereken bir gömlek olarak takdim edilmesi de bence kabul edilemez. Din-siyaset ilişkisini muhafazakar-demokrat kimlik içinde normalleştirmeye çalışan bir partinin yeniden kendisini dini bir etiketle konumlandırması geçmişin gerilimlerine geri dönüş demektir. Bu yüzden İslami anlayışın sosyal düzeyde mutedil ve orta yol üzerine gelmesine sıcak bakmakla, Ilımlı İslam projesinin siyasal düzlemde aktörlüğüne soyunmak farklıdır. Büyük Ortadoğu Projesi'nin dini bir transformasyon hedeflemesi, siyasal, sosyal ve ekonomik amaçlarının daha tartışmalı bir hale gelmesine sebep olabilir.
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Dizi | Çocuk |
© ALL RIGHTS RESERVED |