AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ

Y A Z A R L A R
İHL'yi tartışmak...

Dünkü rektörler toplantısından ne sonuç çıktığını bilmiyorum. Açıkcası, merak da etmiyorum. Ama, ağırlıklı olarak "İmam Hatip meselesi"nin ele alındığını tahmin edebiliyorum.

Ne olabilir ki?

Siyaset literatürüne "devlet iktidarı", "halk iktidarı" gibi iki harika kavram kazandıran YÖK Başkanı, üniversite sınavlarında İHL'lere eşitlik tanıyan karara muhtemelen itiraz etmiştir, bu itiraz muhtemelen bol alkış almıştır.

İHL'ler konusunda ne düşündüğümü, bir süredir bu konuda çalışma yürüten değerli araştırmacı Balkan Talu'ya aktarmıştım. Talu'nun hoşgörüsüne sığınarak, o görüşmeden kısa bir alıntı sunmak istiyorum; dilerim, sorunu aklıselim çerçevede tartışmamıza ve anlamamıza yardımcı olur.

- İmam Hatip Liseleri'ne nasıl bakıyorsunuz?

- Herhangi bir liseden farklı bakmıyorum. Politik değerlendirme ve yargılar, bu konuda görüşümü etkilemedi. İHL'lerin müfredata dahil okullar olduğu bilgisi benim açımdan yeterli.

- İHL'lerin bugünkü statüsünde sorun ya da sorunlar görüyor musunuz?

- İHL'lerin statüsünde değil ama, İHL karşıtlığına, kısmen de olsa taraftarlığına dayalı politikalarda sorunlar görüyorum. Bu tür bir karşıtlığı açıkcası can sıkıcı buluyorum.

- Bu konuda çözüm önerileriniz nedir?

- Bu okulların politik çekişme malzemesi olmaktan çıkarılması gerekir. Bu da, "öteki"ni dışarıda bırakmayacak kamil bir demokrasi anlayışıyla mümkün.

- İHL mezunlarına üniversite sınavında eşit muamele uygulanmaması çözülmesi gereken bir sorun mudur? Eğer öyleyse bu sorun nasıl çözülür?

- Bu çözülmesi öncelikli sorunlardan biridir. Bu sorunu siyaset ve hukuk çözmeli. YÖK Başkanı'nın "devlet iktidarı" olarak tavsif ettiği unsurlar da bu sonucu kabullenmeli, daha doğrusu "hukuku" sindirmeli. Başka çözüm yolu gözükmüyor.

- İHL'lere yönelik talebi belirleyen "din öğrenimi ihtiyacı" başka şekillerde giderilebilir mi? Din eğitimi okul müfredatlarında yer almalı mı?

-Bu ihtiyacın mevcut Maarif politikalarıyla giderilemediği/giderilemeyeceği, 12 Eylül'ün "zorunlu din dersleri" programıyla görüldü. İmam Hatip'ler, belki de, sosyal çevre ihtiyacına cevap verdiği için bu kadar cazip. Sosyal çevre (sosyalleşme) ihtiyacının modernleşmeyle ilişkisi kurcalandı mı, bilmiyorum. Sorunun çözümü burada belki de...

- İHL mezunlarının girecekleri fakülteler sınırlandırılmalı mı?

- Hayır.

- Sekiz yıllık kesintisiz eğitimden geri dönülmeli mi?

- Elimde bu konuda bir istatistik yok. Yararları saptandıysa, niçin geri dönülsün?

- İHL'lerin diğer liselerden farkı nedir ve ne olmalıdır?

- İHL'lerin diğer liselerden farkını, doğrusu bilmiyorum. Sorun, acaba, fazladan Arapça, Kur'an ve Akaid derslerinin okutulması mı? Çok kültürlü, demokratik bir yapıda (üstelik halkı Müslüman olan bir ülkeden söz ediyoruz) bunlar sorun olmalı mı?

- İHL mensupları/mezunları/öğrencileri toplum içinde farklı bir sosyal kimliği mi ifade ediyor? Eğer ediyorsa bu nasıl bir kimliktir?

- İHL'liğin farklı bir sosyal kimliğe işaret ettiği çok tartışıldı. Toplumdan bağımsız değil ama, genelgeçer toplum değerlerinin üzerinde ve benzerlik (bazen dayanışma) temelinde şekillenen bir kimlik inşası sözkonusu. Kendine benzemeyeni dışlayan bir siyasal tavra dönüşmediği sürece, bunda bir sakınca görmüyorum.

- Sizce İHL sorunu siyasî mi, yoksa eğitim bilimi çerçevesinde ele alınması gereken teknik bir sorun mudur?

- Teknik çözümü olabilirdi, ama önyargıların belirlediği bir alanda tartışıldığı için artık siyasî...

- İHL'ni bir siyasi partinin ya da birtakım oluşumların "arka bahçesi" olarak görüyor musunuz?

- Çok farklı siyasal görüşten insanlar bu okulları tercih ediyor. Bu tercihi belli bir siyasî anlayışla ilişkilendirmek sorunu anlamamıza yardımcı olmaz.


3 Mayıs 2004
Pazartesi
 
AHMET KEKEÇ


Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED