|
AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ |
| |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Gazetenin biri, ABD ve İngiliz askerlerinin Iraklı savaş esirlerine reva gördükleri muamelenin medyaya yansımasına bakarak "Türk basını ne yapardı?" diye soruyor. Göreni dehşete düşüren fotoğraflar, Amerika ve İngiltere'yi karıştırdı. Fotoğrafların yayımı ile, Amerikan ve İngiliz medyası, ülkeleri yönetimlerine gerçekten çok ciddi bir darbe indirdiler. Amerikan ve İngiliz medyasının dünyaya yaşattıkları 'sürpriz', Bush'un, "Görev yerine getirildi" posteri önünde poz vererek dünyaya savaşın bittiği 'müjde'sini sunması üzerinden tam bir yıl sonra birbiri ardına gerçekleşti. Kadınlı-erkekli Amerikan askerlerinin en vahşi fantazilerini Iraklı esirler üzerinde denediklerini gösteren fotoğraflar tek kelimeyle 'iğrenç'... İngilizlerin yüzüne çuval geçirdikleri esirleri mâruz bıraktıkları aşağılama da Atlantik ötesi kuzenlerinin yaptıklarından pek farklı değil. 'Ayıp', 'namus' ve 'şeref' gibi kavramların olağanüstü önem taşıdığı bir bölgede, Amerikan ve İngiliz askerleri, bu fotoğraflar yüzünden, kendilerini çok daha ağır bir mukabelenin hedefi haline getirmiş oldular. Ancak, fotoğraflar, esas darbeyi Bush ile Blair'in savaş gerekçesine vurdu... Savaşın iki gerekçesi vardı: Irak'ın elindeki kitle imha silâhları bulunması ve Saddam rejiminin 11 Eylül eylemlerine destek vermesi... "Savaş bitti" ilânı üzerinden bir yıl geçti ve bu iki gerekçenin temelsiz olduğu bütün çıplaklığıyla ortada. Irak'ta tek bir kimyasal ve biyolojik silâh bulunamadığı gibi, 11 Eylül eylemcileri ile Saddam yönetimi arasında irtibat kurmaya yarayacak tek bir belge de ele geçirilemedi. Zaten bu yüzden, ABD ve İngiliz yönetimleri üçüncü bir 'gerekçe' ortaya attılar: Saddam'ın zulmü... Bush ve Blair, her fırsatta, Irak'a açıktıkları savaşı, "Saddam'ın işkence odaları, Guraym Zindanları'nda işlenen zulümler ne çabuk unutuldu?" sorusuyla mâzur göstermeye çalıştılar... Guraym Zindanları'nda Saddam'ın işkencecilerinin zulümleri, televizyon ekranı ve gazete manşetlerine tırmanan fotoğraflara bakılırsa, Ortadoğu'ya 'uygarlık' götürmek ve Irak halkını 'demokrasiye kavuşturmak' üzere yola çıkan işgalcilerin yaptıkları karşısında amatörce kalıyor. Saddam Hüseyin ve işkencecileri, aynı zindanlarda kimbiler kimlere ne tür zulüm yapmışlardır; ancak şuna emin olabilirsiniz, onların muhayyilesi 'uygar' işkencecilerin fiilen yaptıklarına asla yetişemezdi. Amerikalı ve İngiliz askerler, fotoğrafla kayda geçirdikleri işkenceleriyle, yalnız kendilerini 'suçlu' duruma düşürmekle kalmadılar, son kaçamak noktası "Saddam zulmü" gerekçesini de yok ederek, Bush ile Blair'i 'potansiyel savaş suçlusu' haline getirdiler... Dünyanın başına savaş derdini açanların sonlarını kestirmek artık o kadar güç değil... Gazetenin "Türk basını ne yapardı?" sorusu içinde iki kabulü barındırıyor: 1. Türk basını kendi silâhlı kuvvetlerimizi kötü duruma düşürecek fotoğrafları kullanmaktan çekinirdi. 2. Amerikan ve İngiliz basını, ABD ve İngiliz askerlerinin işkencelerini gündeme taşımakta tereddüt etmedi. Bu kabullerin birincisine itirazım yok: Bizim gazete ve televizyonlar, Türk silâhlı kuvvetlerini kötü duruma düşürecek haber ve fotoğraflar karşısında bayağı zorlanır, muhtemelen yayımlayamazlardı. Ancak, o sorunun altında yatan "Amerikan ve İngiliz basını zorlanmadı" kabulü hiç doğru değil. Amerikalı askerlerin uyguladığı işkenceye ait video çekimi en az altı ay öncesine ait. İlk yayımlama 'onurunun sahibi' CBS televizyonu, fotoğrafların epey bir süre ellerinde durduğunu kendisi itiraf etti; iki hafta boyu, savunma bakanlığı ile yayın konusunda pazarlık yürütmüşler. İngiliz Daily Mirror gazetesinin fotoğrafını yayımladığı işkence de ilk örnek sayılmaz; işkenceyi yapan Queen's Lancashire Regiment'in bugüne kadar tam 7 Iraklı'nın gözaltında ölümünden de sorumlu olduğu nicedir biliniyor. Amerikan ve İngiliz medyası asla mâsum değil. Bütün yaptıkları, fotoğrafları elinde tutan bir grubun, her hâlükârda onları yayımlamaya kararlı olduğunu fark edip 'ilk olmak' üzere ortaya atılmaktan ibaret... Hiçbiri savaş öncesinde mâsum değildi gazete ve televizyonların, sayfaları ve ekranlarını dehşetengiz fotoğraflara artık açsalar bile şimdi de mâsum değiller... Savaşla bozulan ahlâklarını Amerikalılar ve İngilizler nasıl düzeltecek?
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Dizi | Çocuk |
© ALL RIGHTS RESERVED |