|
AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ |
| |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
"Kadınları korunmaya muhtaç insanlar olarak gösteriyor" yollu eleştirileri önemsesem de, "pozitif ayrımcılığın" olumlu olacağını düşünüyorum. Ne de olsa ülkemizde kadın dünyası henüz koruma gerektiriyor. Ancak bunu talep etmek, çok net bir samimiyeti de gerektiriyor. Çünkü kadınlara "pozitif ayrımcılık" talep ederken, gene kadınların konu olduğu bir başka alanda, kopkoyu bir "negatif ayrımcılık"tan yana tavır almış durumdaysanız, sizi hiç kimsenin samimi bulması mümkün değildir. Tabii ki CHP'lilerin samimiyetini sorguluyorum. Türkiye'de başörtülü kadınların tüm kamusal alanda yasaklılıkla karşı karşıya bulunduğunu bile bile, ve bu konuda kılını kıpırdatmazken, hatta üstelik yasağa söz söyletmezken, "kadınlara pozitif ayrımcılık uygulayalım" demenin neresinde samimiyet var? Hangi kadınlara pozitif ayrımcılık uygulayacaksınız? Türkiye'de nüfusun yüzde 65 - 95 arası, başörtüsünün milletvekilliği dahil her alanda serbest olmasını istiyor. "Serbest", yani özgür! Yani erkeklerle değil, kadınlar arasında eşitlik talep ediliyor. Yani kadınlar sınıflamasında bile negatif ayrımcılığa tabi tutulmuş bir büyük çoğunluk var Türkiye'de... Başörtüsüz kadınlar birinci sınıf, başörtülü kadınlar ikinci sınıf! Sistemin mantığında üstüste gelen yargı yorumlarıyla bu ayrımın ortaya çıkmadığı söylenebilir mi? Demek önce, o negatif ayrımcılığı ortadan kaldırmak gerekiyor, ondan sonra sıra erkekler safhasında pozitif ayrımcılığa gelsin! Tabii gelirse... Çünkü CHP'lilere sorsanız şu anda size bu konudaki Anayasa Mahkemesi, Danıştay, Yargıtay ve AİHM kararlarını sunacaklardır. "Bak işte yasağın hukuki mesnedleri!" diyeceklerdir. Yani negatif ayrımcılığın hukuki dayanağı var! Yani insan hakları birkaç heyetin "Bunlar insan hakkı değil" demesi ile insan hakkı olmaktan çıkar! O zaman her insan hakkının üstünü çizecek bir insan gurubunu bulmak zor olmayacaktır. Dünyada da yaşanan budur. Ak Parti'nin "Kurucular"ı arasında başörtülü kadınlar var. Ak Parti'nin yerel teşkilatlarında çalışan başörtülü kadınlar var. Bunların oldukça önemli bir yekun tuttuğu ve parti etkinliğini yerel alanlara taşımakta çok önemli etkinliğinin olduğu da söylenebilir. Ama bunların hiç birinin başörtülü halleriyle milletvekili seçilmeleri, hatta kamusal alan diye nitelenen protokole girmeleri bile mümkün değil. Başbakan ve Meclis Başkanı'nın eşi, Cumhurbaşkanı'nın resepsiyonuna davet edilmiyor, ya da kabul edilmiyor. Yani sıfırın altında bir statü düzenlemesi... CHP'den tık çıkıyor mu? Bunlar kadın değil mi yoksa? Yoksa "pozitif ayrımcılığa" tabi tutulacak kadın olmak için bile önce başörtüsünü çıkarmak mı gerekecek? Merve Kavakçı'ya Meclis'te "Dışarı Dışarı" diye tempo tutanlar CHP'nin siyasi akrabaları olurdu! Onlar arasında kadınlar da vardı... Yani hemcinslerini Meclis'ten kovmak için seslerinin olanca tonuyla bağırıyorlardı. Pozitif ayrımcılıkmış! Sen onu külahıma anlat! Merve Kavakçı bugün olsa Meclis'e girebilir miydi? Yani CHP'liler DSP'liler gibi "Dışarı Dışarı!" diye tempo tutmazlar mıydı? Yoksa Ak Parti başörtülü aday göstermezken boşuna mı korktu! Hiç sanmıyorum. Baksanıza Komisyon'da "pozitif ayrımcılık" mücadelesi veren CHP'li Oya Araslı, "başörtüsü yasağı"nı negatif ayrımcılık saymadıklarını bildirmiş. Özgürlük kullanımını nalıncı keserine dönüştürürseniz, sizin "pozitif ayrımcılık" çağrınıza da beş para vermezler sayın bayan! Ben, tekrar ediyorum, CHP'nin "kadınlardan yana pozitif ayrımcılık" talebine muhalefet etmiyorum. Ama Avrupa'nın bir çok ülkesinde bile uygulanmadığı ölçüde bir "başörtüsü yasağı"na üstelik Türkiye'de sahip çıkan, yani apaçık bir "negatif ayrımcılık" duruşunu sergileyen bir siyasi ekibin böyle bir tezle ortaya çıkamayacağını belirtiyorum. Bugün başörtülü kadınların tam da CHP'yi faks, e - mail, mektup, telefon bombardımanına tabi tutup, samimiyet çağrısı yapacakları gündür. Öğrenci olamayanlar, öğretmen olamayanlar, resmi hiçbir görev alamayanlar, sınavlara bile giremeyenler, hastaneye, postaneye girişleri bile sorun haline getirilenler... "Gölge etme başka ihsan istemez, ya da negatif ayrımcılığı kaldırın, pozitifi sizin olsun!" çağrısı ile CHP'yi bunaltmaya ne dersiniz? Siyaset, her şeyden çok samimiyet ister. CHP, halkla iletişim problemi yaşıyor. Bu samimiyetsizlikle halkla nasıl iletişim kuracaklar?
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Dizi | Çocuk |
© ALL RIGHTS RESERVED |