AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ

Y A Z A R L A R
Demokrasi ve İnsan Hakları pazarlayan sadistler

Irak'ta işgal kuvvetlerinin sadece tutuklulara değil halka karşı uyguladıkları işkence ve insanlık dışı muamelenin ulaştığı boyut bugünlerde gazete sayfalarına ve televizyon ekranlarına yansıyan fotoğraflardan öğrenmek mümkün. Özellikle Amerikan ve İngiliz askerleri tarafından uygulamaya koyulan işkence muameleleri tüm dünyada büyük bir nefret uyandırmış bulunuyor.

Gazete safyalarında boy gösteren iğrenç resimler elden ele dolaşırken kimi hayal kırıklığına uğrarken kimisi de fazla bir şaşkınlığa uğramış değil.

Dünyanın her yerinde bir ülkeyi ve toplumu işgal eden güçlerin burada gerçekleştirdikleri eylemler, her zaman eleştiri konusu olmuştur. Ancak bunun tahammül edilebilir, makul karşılanabilir ve hatta kabul edilebilir bir çerçevede kalması beklenir. Burada söz konusu olan olaylar tahammül sınırlarını aşan, kabul edilmesi imkansız, tolere edilemeyecek derecede insanlık dışı davranışlardır.

Bu fotoğrafları gören hiç kimse olayları "münferit" olarak görüp işin içinden çıkamaz. İngiliz ve Amerikan yetkililerin açıklamalarına bakılırsa eğer suçlular varsa gereken yapılacak ve ilgililer cezalandırılacaktır!

Aslında bu olayın bizi fazla şaşırtmaması gerektiğini düşünüyorum.

Batılı devletler on yedinci yüzyılın başından bu yana Batı dışı toplumlar üzerinde egemenlik kurma mücadelesi içerisindeler. Bin dört yüzlerin sonlarına doğru başlayan Batılıların Batı dışı dünyaya açılma serüveni hala devam ediyor. Batı ve Doğu arasındaki mücadele yeni değil. Tüm sömürgecilik tarihi bunun somutlaşmış halidir.

Afrika'dan adeta hayvan toplar gibi toplanan milyonlarca siyah derili insanın köle olarak Amerika ve Avrupa'ya götürülerek geniş tarım çiftliklerinde çalıştırıldıkları herkesin bildiği bir husustur. Televizyon yapımlarına konu olan bu serüveni en iyi anlatan Kökler dizisi hafızalarımızdadır.

Batı Afrika'daki Gao adası köle ticaretinin merkezi idi. Afrika'nın içlerinden buraya getirilenler buradan Amerika veya Batıya gönderiliyorlardı. Milyonlarca insanın insanlık dışı şartlarda hayatını kaybettikleri, ağır işkencelere maruz kaldıkları, öldürüldükleri biliniyor.

Bunları yapmış bir toplumun torunlarının bugün Irak'ta uygulamaya koydukları insanlık dışı muameleler asla şaşırtıcı değil. Buradaki temel sorun Batı insanının Batı dışı dünyaya ve insanlara bakışında gizlidir. Bir zihin, bir medeniyet ve kültür problemidir.

Batılı zihni besleyen pek çok faktör var. Belki de bunlardan en önemlisi Hıristiyan teolojisinin bu din dışındaki herkesi şeytana tapanlar olarak görmesidir. Sömürgeleştirmek istedikleri yerlere önceden gönderilen misyonerlerin buralara "medeniyet" götürdüklerine inanmalarının gerisinde Hıristiyan teolojisinin yaklaşımı yatıyordu.

19.yüzyılda Batı dışı dünyaya "medeniyet" götürdüklerini söyleyenler bugün "demokrasi" ve "insan hakları" götürdüklerini söylemektedirler. Doğu ile Batı arasındaki ilişki biçimi aynı, sadece değişen bu ilişkide meşrulaştırıcı unsur olarak kullanılan argümanın farklılaşmış olmasıdır. Bugün Batılılar dünyaya "medeniyet" pazarlamıyor, onun yerine "demokrasi" ve "insan hakları"nı pazarlamaktadırlar.

Merhum Akif, Batılıların "medeniyet" pazarlarken icra ettikleri canilikleri anlatmak için "medeniyet dediğin tek dişi kalmış canavar!" demiştir. Acaba bugün Akif olsa idi bu fotoğrafları gördüğünde farklı bir şey mi derdi?

Ben Irak'ı işgal eden güçlerin buraya "demokrasi" getireceklerine hiçbir zaman inanmadım. İnanmadım çünkü hiçbir ülkeye dışarıdan yapılacak bir müdahale ile demokrasinin gelemeyeceğini biliyorum. Ancak Ortadoğu bölgesinin yeniden yapılandırılmasının gerekli olduğunu düşündüm. Mevcut yapılanmada bölge halklarının en ufak bir dahli olmamıştır. İngiltere ile Fransa kendi menfaatleri doğrultusunda bir Ortadoğu meydana getirmişlerdir. Şimdi de Amerika kendi menfaatlerine uygun bir Ortadoğu kurmak istemektedir. Ortadoğu'nun yeniden yapılanmasında Türkiye'nin aktif rol alması, bölge halklarının sürece dahil olmaları ve tarihi tecrübeye dayalı yeni bir yapılanmayı gerçekleştirmeleri gerekir.

Anlaşılan Amerika ve Batı 11 Eylül saldırıları nedeniyle maruz kaldıkları aşağılanmanın faturasını masum Irak halkına ve global olarak Müslümanlara çıkarmak istemektedir. Irak halkını aşağılayarak, tecacüz ederek, kafaksına çuval geçirip çırılçıplak soyduğu tutukluların üzerine işeyerek intikam aldığını düşünmektedir.

İşin üzücü tarafı ise bu cani ve sadistlerin dünyaya medeniyet, demokrasi, insan hakları gibi kavramları pazarlamaya çalışmalarıdır.


4 Mayıs 2004
Salı
 
DAVUT DURSUN


Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED