AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ

H A Y A T
Aşırı şişmanlık
ömrü kısaltıyor

  • AYŞE OLGUN
    Vücutta fazla miktarda yağ birikmesi sonucu ortaya çıkan ve mutlaka tedavi edilmesi gereken hastalıkların başında çağın hastalığı olarak bilinen obezite geliyor. Yapılan araştırmalara göre, obezite özellikle son 20 yılda, bütün dünyada süratle artıyor. Obezite salgın hastalık gibi yayılıyor ve bu salgından ülkemiz de etkileniyor. Öyle ki kadın nüfusumuzun yaklaşık üçte biri, erkek nüfusumuzun da yaklaşık beşte biri obez hastası. Genel Cerrahi Uzmanı olan ve şu anda ABD'de Cleveland Clinic Foundation'da Endokrin Obezite ve Laparoskopik Cerrahi üzerine çalışmalar yapan Dr. Halil Coşkun obezitenin insan ömrünü tehdit ettiğini belirtiyor. Aynı zamanda www.obezitecerrahisi.com sitesinin de editörü olan Coşkun, obezite hakkındaki sorularımızı cevapladı.

    -Her kilolu insan obezite hastası mıdır?

    Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından obezitenin tanımı şu şekilde yapılmıştır "Sağlığı bozacak ölçüde yağ dokularında anormal veya aşırı miktarda yağ birikmesidir." Diğer bir deyimle obezite vücut yağ oranının artması ve davranış, endokrin ve metabolik değişikliklerle karakterize kompleks, multifaktöryel bir hastalıktır. 18 yaşındaki erkeklerde vücut ağırlığının yüzde 15-18'i, kızlarda ise yüzde 20-25'ini yağ dokusu oluşturur. Erkeklerde bu oran yüzde 25'i kadınlarda ise yüzde 30-35'i aşarsa obezite gelişmiş olur.

    - Obezite kalıtsal bir hastalık mıdır?

    Obezitenin önemli bir nedeninin kalıtsal olduğu yıllardır bilinen bir gerçektir. Genetik eğilim ve çevresel faktörler bu olayda önemli rol alır. Kalıtımın yüzde 35 rol oynadığı ve modifiye edici genlerin de yüzde 15 rol oynadığı düşünülürse geri kalan yüzde 50 olguda çevresel faktörler ve yaşam stilinin etkili olduğu ortaya çıkmaktadır.

    -Obezite insan ömrünü kısaltır mı?

    Obezite insan ömrünü oldukça önemli bir şekilde etkilemektedir. Kilo artışı ile birlikte yandaş hastalık riski de artmaktadır. Bu hastalıkların başında hipertansiyon, kardiyovasküler hastalıklar, şeker hastalığı, obstrüktif uyku apnesi uyku sırasında geçici solunum problemi, safra kesesinde taş oluşumu, kemik erimesi, çocuk sahibi olamama ve psikolojik problemler gelmektedir.

  •  
    Horlama boşanmaya bile neden oluyor
    SSK İstanbul Eğitim Hastanesi (SSK Samatya) başhekimi ve kulak burun boğaz uzmanı Op. DR Özgür Yiğit, normal erişkin insanların yüzde 5'inin zaman zaman horladığını, yüzde 25'inin ise sürekli horladığını belirtti. Yiğit, horlamanın yumuşak damak ile küçük dilin solunum hareketiyle titreyip yutak arka duvarına çarpmasıyla oluştuğunu kaydetti. "Horlayan bir kişide en az bir problem bulunmaktadır" diyen Yiğit horlama nedenlerini ise şöyle sıraladı: "Dil ve boğaz kasları gerginliği azalmıştır. Boğazdaki dokuların aşırı büyük olması büyük bademcik ve geniz eti çocuklarda en sık rastlanan horlama nedenidir. Şişman insanlarla kalın ve kısa boyun yapısı sebep olarak gösterilebilir." Op. Dr. Özgür Yiğit horlamanın birçok tipinin tedavi edilebileceğini söyledi.
  • İSTİHBARAT SERVİSİ

  • 4 Mayıs 2004
    Salı
     
    Künye
    Temsilcilikler
    Abone Formu
    Mesaj Formu
    Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
    Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
    Bilişim
    | Dizi | Çocuk

    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
    © ALL RIGHTS RESERVED