AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ

Y A Z A R L A R
"İnsana ne olduğunu" hatırlatan bir düşünür: Baudrillard (2)

Jean Baudrillard, çağımızın en büyük düşünürlerinden biri. O yüzden Baudrillard'ın insanın ve dünyanın durumuna dâir söylediklerini her zaman dikkatle izlemek gerekiyor.

Dokuz Eylül ve Bilgi Üniversitesi'nde söyledikleri de daha önceki söylediklerinden pek farklı değildi. Ama somut olaylar üzerinden önceden geliştirdiği argümanları daha bir pekiştirdi.

Üzerinde durduğu en esaslı mesele, küreselleşmenin ve mevcut küreselleşme biçimini üreten Amerika'nın bütün siyasî, ekonomik ve kültürel davranışlarının bizatihiî kendilerinin terör olarak görülmesi gerektiği meselesiydi. Bunları 11 olayı, Afganistan işgali sırasında da söylemiş ve mevcut küreselleşme biçiminin terörün, şiddetin ve kayıtsızlığın ta kendisi olduğunu vurgulamıştı.

Bilgi Üniversitesi'ndeki konuşmasında asıl terörün küreselleşme ve Amerika'nın işgalleri olduğuna dikkat çekti. Amerika'nın terörizmle mücadele stratejisi bahanesiyle geliştirdiği güvenlik saplantısına dayalı stratejinin kendisinin terör ürettiğini ve asıl suçlunun suç işlenmeden bir takım aktörleri suçlu ilan eden mevcut dünya düzeni ve Amerika olduğunu şöyle izah etti:

"Terörü içselleştiren Amerika'nın günümüzde başvurduğu caydırma yöntemi, soğuk savaşla ilgisi olmyan, dengesini yitirmiş bir terör üzerine oturmaktadır... Artık (böylesi bir ortamda) iktidarlar açısından kendi halkları potansiyel terörist kabul edilmeye başlanmıştır... Amerika, Irak işgaliyle dünya kamuoyunu hiçe saymıştır. Artık Amerika'nın Amerika'nın realpolitik uygulaması karşısında uluslararası toplumun hiçbir kıymeti harbiyesi kalmamıştır. Böylesi bir egemenlik biçimi, ölçü, kavramından yoksun, vahşî (ki bu doğal deği, teknik bir vahşîliktir) bir iktidar üretmektedir... Böyle bir toplumun, tarihsiz, hafızasız ilkel toplumlara benzediği söylenebilir... Bütün bunlar, Amerika açısından zafer değil, Amerika'nın kaçınılmaz sonunu haber veren işaretlerdir."

Baudrillard'ın, Amerika'nın bu kadar teröre ve şiddete bulaşmasının kendisine güven duymamasından, derin bir korku duymasından kaynaklandığına ve sanal, kurmaca gerçekler icat eden medyanın bu korkuyu bastıran hayaletler üretmekten başka bir işe yaramadığına dikkat çekmesi önemliydi.

Baudrillard'ın bir Fransız olması nedeniyle Amerika'ya karşı bu tür görüşler geliştirdiğini söylemek elbette ki komiktir. Her şeyden önce Baudrillard, Bilgi'deki konferansından sonra, Avrupa Birliği projesinin de sanal bir bir proje olduğunu, ortak bir Avrupa kimliğine dayanmadığını söylemiştir. Kaldı ki, Baudrillard'ın söyledikleri, sadece Amerika'ya değil, tüm diğer kültürleri düzleştirmeye, dünyada sadece tek tip bir kültürün hâkim kılma fobisi ve hobisi ile hareket eden Batı kültürünün ve uygarlığının diğer kültürlere ve medeniyetlere yaşama hakkı tanımayan dar görüşlülüğüne ve sığlığına yönelik sert eleştiriler olduğunu görmek gerekiyor. Çünkü küre ölçekli bir sığlaşma biçimi olarak tanımladığı küreselleşme, sadece Amerika'ya değil, hayatın ve dünyanın merkezine kendisini yerleştiren Batı uygarlığına özgü bir çocuksulaşma ve korku olgusudur.

Çünkü mevcut küreselleşme biçiminin ürettiği kültür, insanın varoluş serüvenini sadece buraya ve şimdiye indirgemiş, böylelikle Baudrillard'ın da dikkat çektiği gibi, sanal gerçeklerin, yaşanan gerçeklere de çeki düzen verebilecek güce ulaştığı, dolayısıyla izafilikleri ve sanal gerçeklikleri mutlaklaştırarak tanrısallaştırdığı, geçmiş ve gelecek zaman duygusunu iptal ederek tarihi sona erdiren ve insanlığı hafızasız, zaman ve mekan duygusundan yoksun "vahşî" topluluklara dönüştüren bir kültürdür. Baudrillard'ın cevabını veremediği soru, bundan sonrasıyla ilgili yakıcı sorudur. Bu soruya, Heidegger, hayatının son demlerindeyken verilmesi gereken cevabı şöyle vermişti: "İnsanlığı, ancak bu durumdan sadece Tanrı kurtarabilir".

Tanrı kurtarabilir; çünkü Baudrilllard'ın ateist yurttaşı psikanalist Jacques Lacan'ın dediği gibi, "Tanrı inancını yitiren, dolayısıyla sanal ve izafî (anlık / dünyevî / fizik) gerçekliği mutlaklaştıran bir insan, artık her şeyi tanrılaştırmaktan başka bir şey yapamaz".


5 Mayıs 2004
Çarşamba
 
YUSUF KAPLAN


Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED