|
AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ |
| |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Dışarıdan bir yerden televizyon ekranlarına ve gazete manşetlerine bakan Üçüncü Dünya Savaşı'nın Türkiye'de başladığını sanacak; oysa ortada büyütülecek bir durum da yok... Olan şu: Hükümet, meslek lisesi mezunlarının mâruz kaldığı haksızlık ve adaletsizliği ortadan kaldırmak üzere harekete geçmiş bulunuyor... Meslek liselerine uygulanan ayrımcılığı ortadan kaldırıp üniversiteye girişte imam hatip mezunlarının önünü açmadığı halde yeni düzenlemeye dört bir yandan şiddetle karşı çıkılması ne kadar ilginç... Artık herkes bildiği için meslek liselerine üniversite giriş sınavında uygulanan haksızlığı uzun uzadıya anlatmak gerekmiyor. Ayrımcılık katsayı farklılığı ile gerçekleştiriliyor; meslek lisesi mezunları, bu yolla, düz lise mezunlarından en az 40 puan geride giriyor sınava. Sonuçta, ağzıyla kuş tutsa, meslek lisesi mezununun arzu ettiği alanda eğitim yapma imkânına kavuşması mümkün olmuyor. Hükümetin yeni düzenlemesi bu haksızlığı gidermeye yarayacak mı? Yeni düzenlemeyle öngörülen 'alana göre farklı katsayı' uygulaması haksızlık ve adaletsizliği ortadan kaldırmıyor; şimdiki gürültü bittiğinde, esas şikâyet, tartışmalardan ayrımcılığın ortadan kalktığı izlenimini edinen meslek lisesi mezunlarından gelecek. Çünkü, yeni uygulama da, meslek liselilerin istedikleri her fakülteye girmelerine izin vermiyor. Düz lise mezunları hâlâ puan avantajına sahip. İmam hatip mezunlarının sosyal alanda yüksek eğitim görmeleri az bir oranda kolaylaşıyor belki, ancak hukuk, siyasal bilgiler, tıp, mühendislik gibi alanlarda, önlerindeki duvarlar hâlâ yerli yerinde ve bayağı yüksek. Yerel seçim kampanyası sırasında meydanlarda verilen sözü tutmak için harekete geçen hükümet, kimseyi tatmin etmeyecek, buna karşılık fincancı katırlarını müthiş ürküttüğü şimdiden belli olan bir yasal düzenlemeyle karşımızda. Daha önce iki defa yaşandığı üzere bu kez de atılan adımdan vazgeçilse bir türlü, vazgeçilmese binbir türlü... Olayın iki yönlü bir garipliği de var: Hükümet imam hatipleri kayırma eleştirisine muhatap; oysa bütün eğitim sisteminin hükümetin çerçevesini çizdiği eğitim politikalarıyla yönetildiği unutuluyor. Buna karşılık, imam hatip liselerini 'kayırmaya çalıştığı' ithamına muhatap hükümet de, bütün eğitim sisteminin kendi elinde olduğunu düşünmüyor. Sadece dar bir alanı kayırmasına ne gerek var, nasıl bir gençlik yetiştirmek istiyorsa, bunu, bütün eğitim sistemi üzerindeki etkisini kullanarak daha kolay gerçekleştiremez mi? Eleştirenler de, eleştirilecek iş yapanlar da kendilerini garip bir duruma düşürüyorlar... En rahatsız edici olan ise, haklarında gürültü koparılan eğitim kurumlarında okuyan öğrenciler ve o kurumların mezunları... Bir insanın sevilmediğini öğrenmesi yeterince rahatsız edici zaten, imam hatip liseleri câmiasına bir de 'tehlike' olarak görüldüğü özellikle hissettiriliyor. Genç insanların ruhlarının kendi arzularıyla açılmayan bu kavgadan yara almadan çıkması imkânsız. Adaletsiz bir yarışa bir de yaralı ruhla girecek bu gençlerden ülke nasıl yarar görebilecek? Buradan hükümete ve yeni düzenlemeye hak verdiğimiz çıkartılmasın; tam tersine, bu biçimde bir "Ben yaptım, oldu" mantığıyla girişilen düzenlemeler bizi müthiş rahatsız ediyor. Hükümet, AB perspektifi içerisinde daha rahat gerçekleştirebileceği, Türkiye'nin yarınını belirlemede başrole sahip eğitim alanına dönük köklü reformlar peşinde koşmalı... Soruna böyle yaklaşılırsa, ne İsa'ya ne Musa'ya yaranmama görüntüsü yerine, herkesi mutlu edebilecek çözümlere ulaşılır. Eğitim alanını bir bütün halinde ele alacak köklü bir reform paketine, kim, neden ses çıkartsın? İmam hatip liselerinde 100 bine yakın öğrenci okuyor; onlar dışındaki meslek lisesi öğrencilerinin sayısı da yaklaşık 1 milyon... Bunlardan ÖSS sınavına girecek sınırlı sayıdaki öğrenci, kendilerine uygulanan haksız ayrımcılığın ortadan kaldırılmasını beklerken, birdenbire patlayan gürültünün gönülsüz taraftarı olmanın şaşkınlığını yaşıyorlar. Herhalde, hükümet de, kalkıştığı yüzeysel bir iyileştirmenin bile böyle bir gürültüye sebep olmasının şaşkınlığındadır... İyi ama, hükümete ve iktidar partisine şaşkınlık yakışmaz ki...
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Dizi | Çocuk |
© ALL RIGHTS RESERVED |