AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ

Y A Z A R L A R

Bu çıban patlamalı

Bugün bana, yarın sana! Türk futbolu şike batağına boğazına kadar gömüldü, batıyoruz... Yarın toplumsal tepkiler başlarsa çok kötü olaylar olacak. En tepeden aşağı doğru bir dolu insan ve kurum şike olayı karşısında başını kuma gömmüş devekuşu misali hiçbir şeyi görmüyor, doğrusu görmek istemiyor. Oy kaygısı, hemşehrilik tutkusu, daha bilmem nelerden kaynaklanan kayırma duygusu işi çığırından çıkardı. Bu çıban deşilmeli, cerahat temizlenmeli. Yoksa cidden iş kötüye gidiyor. Devlet TEŞVİK PRİMİ var mı yok mu diye araştırmaya müfettiş gönderiyor. Ama teşvik priminin suç olup olmadığı daha belli değil! Geçmişte Malatyaspor'a 13 tane otomobil gönderip Beşiktaş'ı yenmeleri için teşvik eden adam bırakın ceza almayı, halen en büyük bir kulübün ikinci başkanlığını sürdürüyorsa, Gençlerbirliği Başkanı daha dün "Şike de teşvik de günahtır" diye ahlaki bir görüş açıklıyorsa bu işte kaos başlamış demektir. Amaaa şikeyi normal yollardan tespit edemiyorsunuz. Yani alan da veren de "Haşa böyle bir şey yok" diyor. Pekala nasıl belirlenecek bu iş? Gelin Portekiz'e soralım. Baksanıza adamlar iki hafta önce kendi Futbol Federasyonu Başkanlarını da Merkez Hakem Komitesi Başkanlarını da tutukladılar. Onbiri hakem 16 kişi de gözaltına alındı ve sorgulandı. Portekiz hangi hukuk kurallarına göre bu işi yaptıysa biz de yapalım. Böyle bir hukuk kuralımız yoksa Meclis'imiz üç maddelik bir kanun çıkarsın. Ama yapalım. Şike yok mu? Var. Ama kanıtlamak zor. İşte bu zoru başaralım. Bugün şike ile kümede kalan, ya da şampiyon olan, yarın karşı bir cephe ile karşı karşıya kalıp "YANDIM ALLAH" dediğinde alacağı cevap "ETTİĞİNİ BULDUN" olacaktır, unutulmasın.

Beşiktaş fokur fokur kaynıyor

Başkan Serdar Bilgili'nin F.Bahçe maçında uğradığı küfür saldırısından sonraki asil tutumu malum. Yalnız medya çoğunlukla yanılgıya düştü; Bölgili ve Yönetim istifa etmiş değil, OLAĞANÜSTÜ, İÇİNDE SEÇİM DE OLAN GENEL KURUL kararı aldılar. Böylece de son güne kadar yönetimde kalıp hizmete devam edecekler. Yani kaçmıyor, onurlarını koruyorlar. Yönetimde bir kopukluk yaratmak, genel kurula kadar kulübü Divan Başkanlık Kurulunun yönetmesine yol açma gibi bir niyetleri yok. Bu ay yapılacak olağanüstü genel kurulda kulübü yönetmeye talip olan bir dolu aday çıktı ve şu günlerde çıkacak da. Divan başkanı Şeref Nasır ve Bilgili'nin önceki yönetim kurulunda yer almış ağırbaşlı bir Beşiktaşlı, Levent Erdoğan adayları birlik ve beraberliğe davet ettiler. Ama ne mümkün? Bana sorsanız "birleşirler miydi, birleşmeli midirler?" deseniz. HAYIR derim. Önce bu kişilerin içlerinde Beşiktaş'a BAŞKAN olma ateşi yanıyor. Sonra hepsinin YOĞURT YİYİŞİ farklı. Daha sonra herbirinin ardında grupları, grup liderleri var. Bu adamların hedefi yönetim kuruluna girmek. Eeee yönetimde bu kadar çok sandalye yok ki. Onlara sorsanız BEŞİKTAŞ'A HİZMET İÇİN o koltuğu istiyorlar. Beşiktaş'ı herkesten iyi yönetecekler. Onların aynılarını geriye doğru kaç yıldır hep gördük. Beşiktaş fokur fokur kaynıyor; olan Kartal'ın manevi şahsiyetiyle birlikte milyonlarca BEŞİKTAŞ AŞIĞI'na oluyor. Yazık.

TÜRFAD ile öğünüyorum

Türkiye Futbol Adamları Derneği geçtiğimiz ay, yani Nisan'ın birinde "İNSANLAR YAŞARKEN DE ANILMALIDIR" programları içinde Türk Futbolu'na Yönetici, Futbolcu, Antrenör, Hakem ve Spor Yazarı olarak hizmet etmiş tam 10 saygın kişiye düzenlediği muhteşem bir törenle ödüller vermişti. Aynı Dernek bu defa yine Olimpiyat Evi'nde Türk Futbol Federasyonu Başkanlığı yapmış kişilere törenle 81 yılda yapılan hizmetlerin ödüllerini verdi. Tam 35 başkan görmüştü Futbol Federasyonumuz. Bunlardan 17'si -Allah hepsine uzun ömürler ihsan etsin- halen hayatta ve 3 Mayıs'taki törene büyük bir kısmı şahsen katılıp ödüllerini aldılar. 17 değerli kişi, hizmet yılları sırasına göre Hasan Polat, Faik Gökay, Sahir Gürkan, Güngör Sayarı, Cemalettin Saltık, Mazhar Zorlu, Doğan Andaç, Yılmaz Tokatlı, Kemal Ulusu, Erdoğan Ünver, Erdenay Oflas, Ali Uras, Halim Çorbalı, Şenes Erzik, Özkan Olcay, Abdullah Kığılı ve Haluk Ulusoy, törene katılanlar, duygu dolu bir birliktelik geçirdiler. TÜRFAD'ın genel Başkanı Sayın Yılmaz Tokatlı ve yönetim kurulu arkadaşları ile öğünüyorum.

Tebrikler Ersun hoca, tebrikler çocuklar

Milli Futbol Takımımız bir kan değişikliği geçiriyor. Şenol Güneş gitti Ersun Yanal geldi; bir dolu kıdemli futbolcu yerine de gençler. Gittiler ayaklarının tozuyla Belçika'yı son Avrupa Kupası'nda olduğu gibi evinde yendiler. Futbolda yenmek güzel; ama inanın güzel oynayarak yenmek çok daha değerli. Milli Takım güzel oynadı. Benim bir korkum vardı; Ersun Yanal Hoca'nın çalıştırdığı kulüp takımlarındari "Vur, kır, parçala bu maçı kazan" taktiğini Milli Takım'a da taşıma ihtimali. Ama sağolsun böyle olmadı. Ay-Yıldızlı takımımız iyi futbol oynadı. Tekniğiyle, top becerisiyle yüksek mücadele gücüyle mükemmele yakındı. Bir eskiğimiz var, daha çabuk olmak zorundayız. Belçika karşısında çok daha farklı kazanabilirdik, ancak onlar daha çabuk oynuyorlar. Eğer bu eksiğimizi de kapatırsak, inanın Türk futbolu şampiyon olur.

AMİGOLUK YASALLAŞTI

Sporda Şiddet Yasası diye anılan "Spor Müsabakalarında Şiddet Ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun" yürürlüğe girdi. Sporumuz için hayırlı olsun. Bu kanun Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından bir kere veto edildi, sonra ikinci kez MECLİS'ten satırına dokunulmadan geçip kanunlaşmak üzere tekrar Cumhurbaşkanlığını sunulup YASA GEREĞİ onaylandı, yayınlanıp yürürlüğe girdi. Kanunda güzel ve yararlı maddeler de var bana ters gelen hükümler de. Bana göre AMİGOLUK bu kanunla meşrulaştı ve yasal bir platforma yerleşti. Her ne kadar şu kanunla ilgili MADDE GEREKÇELERİ içinde "...amigo ve sair isimlerle kargaşa veya şiddet ortamı yaratabilecek kişilerin faaliyetlerinini engellenmesi amaçlanmıştır" diye Kanunun 10. maddesinde yer alan "Spor kulüpleri, taraftarları arasından yeterli sayıda taraftar temsilcisi belirleyerek..." diyen hükme atıfta bulunuluyorsa da işte bu taraftar temsilcilerinin gerçekte fiilen AMİGOLAR olduğu gerçeğini bilemiyor. Yani bugüne kadar kulüplerden bedava bilet sağlayan ve tribünlerde kendi gruplarını ateşleyip hertürlü tezahüratı yöneten AMİGOLAR şimdi yasallaştı. Hayırlı olur inşallah!...


6 Mayıs 2004
Perşembe
 
TAYLAN UYGUR


Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED