AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ

Y A Z A R L A R
Çok olsun hepimizin olsun

Ülkeler, kurum ve kuruluşlar arasındaki ilişkilerde bağımsızlığın yerine, karşılıklı bağımlığın geçtiği bir dünyada, yarışın yapısı ve anlamı büyük ölçüde değişti. Artık bütün kurum ve kuruluşlar arasında öldürücü yarıştan daha çok işbirliği, güçbirliği ve elbirliğinde yarış önem kazandı. Çünkü kuruluşlar arasında öldürücü yarış, yarışanların sayı ve kalitesini azaltırken, işbirliğinde yarış ise, yarışanlar sayı ve kalitesini yükseltir.

Kahramanmaraş gibi, bütün Anadolu şehirlerinin sorunu, güçbirliği yaparak, toplumun üretim gücünü büyütmektir. Bunun için de, bütün kurum ve kuruluşların "Azıcık olsun, benim olsun" stratejisinin yerine "Çok olsun, hepimizin olsun" stratejisini benimsemesi ve uygulaması gerekiyor. İster ülke, ister şehir, isterse de işletme ölçeğinde olsun, yeni yarışma ortamına uyum sağlayamayanlar, sağlayanlar tarafından tasfiye edilirler.

Maraş Sempozyumu'nun son oturumunda, genel değerlendirme yanında şehrin ana sorunları ele alınarak, kısa ve uzun dönemde yapılması gerekenler tartışıldı. Her yıl, her şehirde yüzbinlerce insanın iş istediği bir ülkede, yeni yatırımlarla ürün ve hizmet üretme gücünü büyütmekten başka çıkar yol yoktur. Bu Maraş'ın olduğu gibi, bütün Türkiye'nin de sorunudur. Türkiye bütün kaynaklarını ürün ve hizmet üretim kapasitesini büyütme yolunda değerlendirmelidir.

Üretim gücünü büyütmede başarı, Yozgat ve Konya'nın başarılı örneklerinde olduğu gibi, bütün Maraşlıların katıldığı çok ortaklı şirketlerin sayı ve gücüne bağlıdır. Onlardan biri olan Yimpaş'ın yatırımlarıyla, Maraş dört yıldızlı bir otel kazanmış ve şehire gelecek yabancı yatırımcılar için konaklama sorununu çözmüştür. Konaklama sorunu olan şehirlere, başka ülke ve şehirlerden yatırım için girişimcilerin gelmesi oldukça zordur.

Maraşder öncülük yaparak, bütün Maraşlı girişimcilerin katıldığı, "Maraş Holding"in kuruluş çalışmalarını başlatmalıdır. Kurucu komite değişik alanlarda yatırım projeleri hazırlayarak, yurt dışında çalışan Maraşlıların da desteğini almalıdır. Artık önemli olan sermaye değil, tutarlı, yenilikci ve uygulanabilir fizibilite çalışmasıdır. Uygun yatırım projeleri olduğunda uluslararası finans kurumlarının da desteği sağlanabilir.

Sempozyum'da, Kayserili kuruluş ve girişimcilerin desteğiyle, Erciyas Üniversitesi'nin gelişmesi anlatıldı. Kayserililer, üniversiteye en az bir üniversite daha kurabilecek kadar yardımda bulunmuşlar. Ancak benim de tanıdığım bazı girişimciler "Bir vakıf üniversitesi kursaydık, Kayseri'deki üniversite eğitimine daha çok katkıda bulunurduk" dediler. Maraşlı girişimciler bölgenin sorunları üzerinde yoğunlaşan bir vakıf üniversitesinin temellerini atarak, eğitime büyük bir canlılık kazandırabilirler.

Maraş'ın ulaşım sorunları tam çözülmemiş Adana, Antep, Malatya ve Kayseri arasındaki ulaşım ağı geliştirilerek, bölgenin Türkiye'nin Japonya'sı olma şansı artırılmalıdır. Sözkonusu şehirler kaynak ve birikimlerini birleştirme başarısını gösterebilirlerse, kısa zamanda yeni bir "Silikon Vadisi" olabilirler. Bunun için de her şehrin üniversitesinde organize sanayi bölgeleriyle işbirliği yapan "teknopark"lar kurulmalıdır.

Türkiye'yi yarına hem çevre, hem de merkez olmasını başaran şehirler taşıyacaktır.

Maraş hem çevre, hem de merkezdir.


23 Mayıs 2004
Pazar
 
NAZİF GÜRDOĞAN


Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED