AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ

Y A Z A R L A R
Ve bugün...

Bugün her tarafı ışıl ışıl olan yerli ve yabancıların eğlence merkezi haline getirilen Tverskaya Caddesi'nin karanlık ve kasavetli ortamından ayrılıp Kızıl Meydan'a geldik. Parke taşların döşendiği dillere destan olan Kızıl Meydan'ın soğuk yüzü her haliyle kendini gösteriyordu. Kremlin Sarayı'nın duvarı yanına inşa edilmiş Lenin mozelesinin arka kısmındaki ünlü komünistlerin mezarlarının ve heykellerinin bulunması ise, insanları psikolojik baskı altında tutmanın bir diğer yöntemi olarak karşımıza çıkıyordu.

Her sabah düzenli olarak Lenin mozelesinin kapıları genelde yerli komünistlerin ziyaretine açılıyordu. İçi boşaltılmış, adeta canına ot tıkanmış olan Lenin'nin mumyasını cam fanusta görmeye gelen komünistlerin birçoğunun ağladığı, ülkenin içine düştüğü durumu şikayet ettiği gözden kaçmıyordu. Benzi kaçmış, soğuk edalı askerlerin komutasında ziyaret edilen Lenin'e halen saygı duyulması ise açlık ve yoksulluğun getirmiş olduğu çaresizlikti.

Ülkenin içine düştüğü siyasi çalkantılar ise, kontrol edilemez noktalara gelmişti. 70 yıllık komünizmin tarihinde ilk defa işçi kesimi sokaklara dökülüyor, açız diye Gorbaçov ve hükümeti elinde tutanlara baş kaldırıyordu. Gorbaçov'un gittiği yerlere insanlar yığınaklar yapıyor, çağ kapatan Gorbi'ye çürük yumurtalar atıyordu.

Gorbaçov'un beklenmedik Prestroyka ve Glasnost politikaları ciddi ciddi meyvelerini vermişti.(!) Ülkenin neredeyse idari birimleri kontrolden çıkmıştı. Rüşvet başını almış gidiyordu. Ülkenin en gizli bilgileri artık sokaklarda satılır hale gelmişti. Dermirperde olarak tarihe kaydedilen Sovyetler'in perdelerindeki yırtılmalar ülkeyi felakete sürüklüyordu.

Başta ekonomik olmak üzere her taraftan darbe almış olan ülkenin iç ve dış siyasetindeki zaafiyetler, taviz vermeye müsaitti. Ve sonuçta üç yıl sonra fazla çatırdamalara dayanamayan Sovyetler'den ilk kopmalar Baltık Cumhuriyetleri'nden geldi. Almanya'nın desteğiyle ilk önce Litvanya, peşinden Letonya ve Estonya'nın bağımsızlıklarını ilan etmesiyle Sovyetler'in dağılması gerçekleşti.

Baltık ülkelerine karşı mukavemet gösteremeyen merkezi hükümet, başka kopmalar olmasın diye Kafkaslar ve Orta Asya bölgelerinde askeri baskılar uyguladı. Buna rağmen ulusal devlet bilinciyle yola çıkan Sovyet cumhuriyetleri tek tek merkezden ayrılıp bağımsızlıklarını ilan ettiler.

Ülke karıştı. Siyasi iktidar birbirine girdi. Gorbaçov koltuğundan indirildi. Merkezi idare lağvedildi. Buna mukavemet gösterenler tutuklanıp, vatan haini ilan edilerek hapislere atıldı. Ve böylece Gorbaçov'u yerinden eden Boris Yeltsin devri başladı.

Kominist Parti Polit Büro üyesi olmasına rağmen Amerikalılar'ın ve Batı'nın desteğini arkasına alan Yeltsin, istifa edene kadar ülkeyi kontrolü altında tuttu. Acil önlemler alarak ülkeyi demokrasi denizine attı. Zaman zaman bilinçsiz uygulamalar Yelsin'in başını derde sokmuş olsa da, en azında kargaşayı önlendi. Yeni düzenlemeler getirildi. Özelleştirmelere hız verildi. Devasa farbrikalar ve petrol şirketleri genel müdürlere borçlandırma yoluyla bırakıldı.

Hesapsız özelleştirme bir anda devasa şirketleri ortaya çıkardı. Oligarh olarak adlandırılan zenginlerin daha sonra siyasette rol alabileceğini hesaplamayan Yeltsin'in hatası tamizlenemez bir hale geldi. Oligarh ya da Yeni Ruslar'ın türemesi, ülke ekonomisini dengesizleştirdi. Zengin ile fakir arasında uçurumlar meydana geldi. Hesapsız kitapsız harcamalar sonucu ülkede iki defa ekonomik kriz yaşandı. Yetsin'in hastalanması ve dengesiz hareketleri ülkeyi iyice kötüye götürdü. Bu gidişata dayanamayan Yeltsin 1998 yılının son gününde yani 31 Aralık günü istifa ettiğini ve yerine Vlademir Putin'i tayin ettiğini halka duyurdu.

Ve böylece ülke yaklaşık beş yıldır genç, dinamik ve nasyonalist biri olan Putin'in yönetiminde. Uluslararası kriterleri yakalamaya çalışan Putin'in polisiye uygulaması ise birçok gelişmeyi engellese bile, genelde her şeyin yolunda olduğu gözlemleniyor

Her şeye rağmen Rusya iyiye gidiyor. Büyümeye ve eski gücünü kazanmaya yönelik çalışmalarını yürütüyor.

Biz de Rusya'yı izlemeye devam ediyoruz.


17 Mayıs 2004
Pazartesi
 
OSMAN SÖNMEZ


Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED