AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ

Y A Z A R L A R
Vahşetin kafesi açıldığında

Newsweek dergisinin yayınladığı bir belge Amerika'nın sadece Irak'taki geleceğini değil savunduğu değerler sisteminin çöküşünü belgeler nitelikte. Derginin ortaya çıkardığı belgeye göre, Amerika'nın uluslararası anlaşmalara ve hukuka uymak zorunda olmadığı belirtilerek adeta orman kanununu hatırlatan küresel keyfilik gerekçelendiriliyor. "Terörle savaş" adını verdiği güç kullanımı sırasında uluslararası hukuka uymak zorunda olmadığını savunan Adalet Bakanlığı yetkilileri, tam bir yüzsüzlük örneği sergileyerek diğer ülkelerden uluslararası hukuka uymalarını isteme hakları olduğunu iddia ediyor.

Amerika, içi ne kadar boş olursa olsun; etnosentrik bakışla uygarlık dışı, insan haklarından nasibini almamış, kadını ezen bir kültürün ürettiği şiddet coğrafyası olarak okudukları 'öteki dünya'ya "evrensel değerler"i yaymak iddiasındadır. Küresel güç olmak askeri ve ekonomik kapasiteyi aşan, en azından kendi içinde tutarlılığı olan ilkeler sistemi gibi özelliklere sahip olmayı gerekli kılar. Aksi takdirde yıkıcılıktan başka bir dayanağı olmayan Moğol sürülerinin başına geldiği gibi, bir değere yaslanmayan, ahlaki tutarlıktan yoksun olarak bir nesil geçmeden hakimiyeti çöker, fizik planda yıktığı siyasal varlığın 'aşkın dinamik'lere teslim olmak zorunda kalır.

Amerika, hem medeniyet götürme iddiasını hem de ahlak dışı tutumu ilke edinerek yağmacılığı bir arada götürmeyi deniyor. "Savaş hukuku dahil uluslararası hiçbir kuralın Amerika için uygulanamayacağı"nı ilke edinen ürküntü verici bir güçle karşı karşıya dünya. Bu ilkesizlik kendi başına bir ahlak sorunu olmaktan çıkmış tüm insanlığı tehdit eden ahlak dışı olduğu olduğu kadar kontrol edilemez bir güçün tehdidi altındayız. "Afganistan'da siyasal yapının çökmesi" gibi bir gerekçeyle hukuku askıya alan bir küresel gücün Irak'ta sistematik işkence uygulaması şaşırtıcı değildir.

Ne yaman çelişkidir ki, Türkiye'de, Amerikan güçleriyle birlikte Irak'ı işgal etmemizi isteyenlerin ellerindeki tek argüman ABD'nin buraya demokrasiyi getireceği gibi soyut bir iyimserlikten başka bir şey değildi. Eğer Amerika'nın başlattığı bu utanç verici işgale fiili olarak katılmışı olsaydık ortaya çıkan insanlık ayıbının ortağı olacaktık. Birkaç vicdan sahibinin kullandığı hayır oyu sayesinde Türkiye ahlaki anlamda bir batağın içinde boğulmaktan son anda kurtuldu.

Kendini uluslararası hiçbir hukuk kuralıyla sınırlı görmeyen Amerika, bu tavrıyla ekonomik ve askeri gücüne rağmen, ürettiği evrensel değerlere dayalı sistem kurabilen küresel güç olmadığını/olamayacağını ifşa etmektedir. Amerika artık tarihte örneği görülen kaba kuvvete dayalı, evrensel hiçbir değer üretmeyen imparatorluklardan sadece biridir.

Şehre inen hayvanlar

Haber ajanslarının geçtiği bir habere göre Gazze'de yırtıcı hayvanlar Refah kampının sokaklarında dolaşıyor. İsrail askerlerinin yerle bir ettikleri Filistin yerleşiminden çekilmelerinin ardından sokaklarda aç vahşi hayvanlar dolaşmaya başladı. Yıkılan hayvanat bahçesinden kurtulan, aralarında yedi jaguar, zehiri alınmamış yılanların da bulunduğu vahşi hayvanlar insan avında.

Vahşi hayvanların katliam sembolizmine yaptığı çağrışımı düşünecek olursak, yırtıcı hayvanlar ilk defa dolaşmıyor Filistin sokaklarında. Kafeslerinden serbest kalanlar sadece zehirli yılanlar, aç jaguarlar, kurtlar değil kuşkusuz.

Orman kanununun geçerli olduğu, güçlünün her türlü vahşeti sergilemekte serbest ve haklı sayıldığı bir küresel düzeni temsil eden Amerika'nın kapağını açtığı kafesten fırlayan, karşısına çıkan her canlıya karşı hayvani bir güdüyle saldıran hayasız bir çılgınlık sahneleniyor Filistin sokaklarında. Filistin sokaklarında efendisinin sırtını sıvazladığı insan avına çıkmış sırtlanlar, zehirli dişlerini masum çocukların boğazına geçiren yılanlar serbestçe dolaşmaktadır artık. Yattığı pusudan, yıkılmış her evin altından yükselen feryatları bekleyen sinsi, soğuk, vahşi ve hayasız bir yabanilik…

Amerika'nın yaptığı türden, vahşetini demokrasi, uygarlık getirmek gibi meşruiyet söylemiyle gizleme ihtiyacı bile duymayan kafes kaçkınlarının başlattığı insan avını tüm dünya sadece izliyor. Ancak vahşilerin akıl edemediği tek şey: insan avını bir ormanda değil şehirde yapıyor olmasıdır. Ne kadar tahrip edilmiş olursa olsun, sonuçta, insanlık değerlerinin ve gücünün somutlaştığı bir şehirde dolaşmaktadır vahşi hayvanlar. İnsan ve insanlıktır sonuçta galip gelecek olan.


25 Mayıs 2004
Salı
 
AKİF EMRE


Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED