AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ

Y A Z A R L A R
İsrail'e Ekonomiye Giriş Dersi

Tanklarla ve roketlerle insan selini durduramazsınız. Çocukları vurarak, anneleri katlederek nesilleri kıramazsınız. Evleri yıkarak, etrafa duvar örerek hayatı donduramazsınız. Halkları tecrit ederek terörizm dediğiniz şeyle mücadele edemezsiniz. İnsanları sürebilirsiniz, ama topraklarından koparamazsınız. Komşunuz açken siz refah içinde yüzemezsiniz. Nefret ekiyor, dehşet biçiyorsunuz. Eziyor, ama korku içinde yaşıyorsunuz. Dünyanın yardımını alıyor, ama kırılgan ekonominizi bir türlü istikrara kavuşturamıyorsunuz.

Kırk yıldır bu politikaların bir yere varmadığını göremiyor musunuz? Bugün 100 milyar dolarlık ekonominizin kaynaklarının % 30'unu "güvenlik" hayaliyle çarçur ediyorsunuz. Kamu bütçenizin % 20'si Filistinlilere karşı tutumunuz yüzünden askeri ve polisiye tedbirlere gidiyor. İntifada başladığından beri büyümeniz daraldı, ekonominiz iflah olmuyor, Maliye Bakanınıza göre bu sebeple yıllık hasıla kaybınız 10 milyar dolar, yani yıllık milli gelirinizin % 10'u. Turizm sektörünüz hallaç pamuğu gibi savruldu bu sebeple. Yatırımlar geriliyor, doğrudan yabancı sermaye yatırımları her yıl küçülüyor, ülke içinden net sermaye çıkışı yaşanıyor. Ekonominiz kayıtdışına kayıyor. Vergi gelirlerinde ciddi kayıplar yaşıyorsunuz.

Dünyada görülmemiş teknikler geliştirdiniz, iç içe yaşadığınız halde düşman addettiğiniz insanlardan kendinizi korumak için. Toplu tutuklamalar, suikastlar ve sivil bölgelere askeri operasyonlar resmi politikanız oldu resmi ağızdan aktardığınız. Sonra da raporlar sunuyorsunuz uluslararası âleme, güya bu "savunma" stratejisi sayesinde intihar saldırısı olaylarında ciddi bir azalma sağladık diye. Güya 2002'nin ilk yarısında 90 intihar saldırısından 30'unu engelleyebilmişken 2003'ün ikinci yarısında 90 teşebbüsten sadece 9'u başarılı olmuşmuş. İyi de o zaman neden askeriyenizde ikide bir isyanlar oynanıyor? Niçin milliyetçiliği ve dindarlığı yüzünden akan onlarca asker bu tarz "güvenlik" uygulamalarına alet olmak istemiyor? Sokaklarınızda "durdurun bu vahşeti" diye bağıranlar Arap mı yoksa?

Oysa yıkıma, öldürmeye ve "savunmaya" harcadığınız yüz milyarlarca doların onda birini bu insanların iktisadi şartlarını geliştirmeye harcasaydınız, bugün içinde bulunduğunuz ortamdan çok daha güvenli ve huzurlu olmaz mıydınız? Barış sürecinde devam edebilseydiniz, sadece bu yıkıcı maliyetlerden kurtulmakla kalmayacak, dünyanın size uyguladığı ve yılda 40 ile 70 milyar dolarlık bir kayıp olduğu tahmin edilen bir kaynak girişi sağlayacaktınız. Buna Ortadoğu'da sağlanan istikrar ve güven ortamının uluslararası sermaye üzerindeki etkisini de ekleyin.

Diyeceksiniz ki, Arapların ve Müslümanların kini öyle kolay aşınmaz. Kolay aşınmayacak tabii ki. Yılların suçunu taşıyorsunuz. Bunların bir bedeli olacak. Ama benzer bir sürecin nasıl tamir olduğunu, Japonya'nın istila ettiği ve yıllarca sömürdüğü Kore'de de gördü bu dünya. Koreliler hâlâ içten içe kızgındır Japonlara. Ama Japonya, Güney Kore'nin bağımsızlığını kazanmasının ardından bu ülkeye muazzam yatırımlar yapmamış ve bu ülkeyi kısa sürede bu sayede ihya etmemiş olsaydı, bu kin çok daha uzun sürecekti.

Müslümanların ve Arapların ortasındasınız. Filistinliler içinizde. Yıllarca onlarla savaşmak için kullandığınız kaynakları şimdi de ilişkileri tamir etmek için ve ortak iktisadi refahı arttırmak için kullanın bir kere. Bunu bir beş-on yıl deneyin. Şimdikinden daha kötü bir durumda olmayacaksınız.

Ama yok sizin derdiniz başka. Kendi vatandaşınızın refahını dahi düşünmüyorsunuz. Daha hâlâ Filistinli işçileri nasıl işten çıkarırız, nasıl bunları tecrit ederiz, böylece kendi iş âlemimize nasıl bir darbe de biz vururuz diyorsunuz.

Sizin derdiniz ne anlayamıyoruz. Sağduyuya vuruyoruz olmuyor; ekonomik akla da aykırı yaptığınız her şey. İnsan haklarını ve vicdanı geçtik zaten, reel politik bile değil sizinkisi.

Derdiniz ne sahi sizin?


25 Mayıs 2004
Salı
 
MELİKŞAH UTKU


Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED