AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ

Y A Z A R L A R
Güne İncil ile başlamak...

Kendinizi bir an için dünyaya savaş ilân etmiş güçlü bir ülkenin vatandaşı olarak düşünün... Amerikalısınız... Askerlerinizi bilmediğiniz bir coğrafyaya göndermişsiniz... Ordunuzun fethe çıkma amacının sizin için çok kıymetli bazı değerleri o coğrafyanın insanlarına taşımak olduğuna inandırılmışsınız... Birdenbire, oradan evinize taşınan görüntülerle, sizin askerleriniz ile uygarlaştıracakları insanlar yer değiştiriveriyor...

Bugün Amerikalılar böyle bir hâlet-i ruhiye içerisinde işte... Gördüklerine inanamıyor, kime, nasıl hesap soracağını bilemiyor... Bilgisi dâhiline giren her yeni ayrıntı, sıradan Amerikalı üzerinde, yerinden fırlatacak çapta bir etki yapıyor...

Amerikalıların bildikleri bilmedikleri yanında bir katreden ibaret. Esas gürültü, askerlerini uzak coğrafyalara savaşmaya gönderen politikacılarla bir kısım bürokratların, mâkul, akılcı, serinkanlı ve bilimsel kararlar almaktan yoksun, garip konulara takıntılı bir grup keskin inançlı olduğunu öğrendiğinde kopacak...

Yeni yayımlanan ‘The Bushes’ (Bush’lar) adlı kitabın karı-koca yazarı Peter ve Rochelle Schweizer’in aktardığına göre, George W. Bush, yılın her günü için İncil’den öğütler sunan bir kitabın müptelâsı. Gününe, kitabın o günle ilgili öğüdünü okuyarak başlıyor. Yazarlar, Bush’un geçmişte yaptığı konuşmalarla o konuşmanın yapıldığı günün sabahı okuduğu öğüt arasındaki paralelliklere de işaret ediyor: Sözgelimi bir konuşmasında ‘şer insanlar’ diye birilerinden bahsetmiş Bush, okuduğu öğütler kitabının o güne ait sayfasında da aynı kesim ele alınıyormuş...

New York Times muhabirleri, Ebu Gureyb Cezaevi skandalı patladıktan sonra, o günlerde okuması gereken bölümlerine göz atmışlar kitabın; 10 Mayıs 2004 tarihli sayfada şu âyetle karşılaşmışlar: “İnanç bir ulusu yüceltir, günah ise toplumlar için yüz karasıdır. Bir kral ne yaptığını bilen köleleri sayesinde mutlu olur, sorun çıkaranlara da öfke duyar...”

Bush’un son zamanlardaki öfkesinin ardında okuduğu kitapta karşısına çıkan ilâhî öğütlerin de payı olabilir. Bir kral ya o, kendisine yamuk yapanlara öfkesini belli etmek zorunda.

25 Mart 2004 tarihi de çok önemli. O gün Bush’un Ortadoğu danışmanıyla en sevdiği örgütün liderleri Beyaz Saray’da biraraya gelip İsrail’in Filistinlilere neler yapması gerektiği konusunu enine boyuna irdelediler. Ortadoğu danışmanı Ulusal Güvenlik Konseyi’nden Elliott Abrams İsrail’le yakından ilgili bir isim; Bush’un sevdiği örgüt ise ‘Apostolic Congress’ adıyla faaliyet gösteren bir ‘köktendinci’ kuruluş...

Village Voice gazetesi, Beyaz Saray’da o gün konuşulanlara ait bir özeti ele geçirip toplantıda bulunanlara doğrulatmış. Öyle bir toplantı yapıldığına hiç kuşku yok; bazı katılımcıların sağladığı bölük-pörçük bilgiler, gazeteye, elindeki özetin doğru bir metin olduğunu düşündürmüş... İnsan, görüşenlerin konuya yaklaşımını okurken dehşete kapılmadan edemiyor...

Mekânın Beyaz Saray olduğunu unutmayalım. Bir tarafta ‘köktendinci’ olduğu kuşkusuz bir Hıristiyan örgütün temsilcileri, karşılarında ise Ulusal Güvenlik Konseyi’nin Musevi asıllı bir üyesi... Muhatabın Musevi asıllı oluşu, karşısındakilerin “İsrail’den fazla İsrail’ci” olmaları yüzünden, onları yatıştırmaya çalışması sebebiyle olağanüstü önemli.

Zaman, ABD’nin geleneksel politikalarını değiştirerek Ariel Şaron’un çizgisine girmesi ve İsrail askerlerinin Gazze’den çekilmesiyle ilgili karara destek çıkmasından hemen önce.... Politika değişikliği kokusunu almış Hıristiyan örgüt, Kutsal Kitap öyle yazdığı için, Gazze dahil bütün bölgenin İsrail’e ait olduğuna inanıyor; bu yüzden de Gazze’den çekilme kararına müthiş muhalefet ediyor. Örgüt, ‘Filistin Devleti’ sözcüklerini duyunca tepesi atan kişilerden oluşuyor... Dertleri, İsrail Devleti’nin bütün bölgeye egemen hâle gelip Süleyman Mabedi’ni yeniden inşa etmesi; inançlarına göre, Hz. İsa’nın dünyaya yeniden dönmesi için bunların olması gerekiyor çünkü...

Elliott Abrams, “Yanlış düşünüyorsunuz” diyor ve ekliyor: “Gazze dinî açıdan önemli bir yer değil; orada herhangi bir kutsal makam bulunmuyor... Sizler için de önemli yerler esas Batı Şeria’da...” Beyaz Saray’ın kararı da öyle çıkıyor zaten: Gazze’den İsrail askerlerinin ayrılmasına ‘Evet’, ama daha önceki planlarda kabul edilenin aksine, Batı Şeria’daki Yahudi yerleşim yerlerine dokunulmasına ‘Hayır’...

İnsan okusa da inanamıyor. Beyaz Saray’daki buluşmaya katılarak görüşleriyle belirlenen politikaya katkıda bulunan ‘köktendinci’ grup, İsrail’de Kim Hadassah Johnson adlı bir kadın tarafından temsil ediliyor. İsrail misyonerlik faaliyetlerini resmen yasaklamış bir ülke; Musevilik dışında dinlerin mensuplarının fon oluşturup o paraları ülke içi faaliyetlerinde kullanmalarına izin vermiyor. Beyaz Saray konuğu örgüt bu kuraldan istisna ve her türlü desteği rahatça alabiliyor.

Örgütün başında Upton adlı bir rahip var ve İsrailli politikacılarla ahbaplığını gizlemiyor. Gazeteye, “Beyaz Saray’la da sürekli temasım var; haftada en az bir kez telefonla bilgi verilir bana. İki hafta önce de oradaydım ve Başkan’la buluştuk” demiş açık açık...

Amerikalılar henüz bu tür bilgilere sahip değiller...


25 Mayıs 2004
Salı
 
TAHA KIVANÇ


Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED