AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ

K Ü L T Ü R
Kani Karaca Hakk'a yürüdü

74 yaşındaki ünlü mevlidhan Kani Karaca dün sabaha karşı vefat etti.

  • ÖMER ÇAKKAL
    Klâsik Türk Müziği'nin büyük üstâdı, ünlü mevlidhan Kani Karaca Hakk'a yürüdü. Karaca, birkaç günden beri yoğun bakımda olduğu İstanbul Vakıf Gurebâ Hastanesi'nde, dün sabaha karşı hayata vedâ etti. Kanser teşhisiyle bir süreden beri tedavi gören Klasik Türk Müziği ve Tasavvuf Müziği'nin usta icracısı Kani Karaca'nın naaşı bugün ikindi vakti Fatih Camii'nde kalınacak cenaze namazının ardından Edirnekapı Necati Kabristanı'nda toprağa verilecek.

    Kani Karaca, evli ve 2 çocuk sahibiydi. Henüz iki aylıkken gözlerini kaybeden ünlü hafız, geniş kitlelerce TRT'de yayınlanan Mevlit programları aracılığıyla tanınıyordu.

    TRT programları unutulmayacak

    Kendine has icrası ile uzun yıllardan beri alının zirvesinde çalışmalarını yürüten Kani Karaca 1930'da Adana'da doğdu. İki aylıkken geçirdiği bir kaza sonucu gözlerini kaybeden Karaca, daha ilkokul yıllarında Kuran'ı hıfz etti. 1950 yılında İstanbul'a gelen Karaca bir süre birlikte çalıştığı Sadettin Kaynak'tan üslûp ve tavır bilgileri öğrendi. Dinî mûsikî çalışmalarını daha sonra, üslûp ve tavır yönünden çok etkilendiği Yeraltı Camii imamı ve hatibi ünlü hafız Ali Üsküdarlı'nın öğrencisi olarak süren Karaca, sonraki yıllarda ladini müzik eserlerini de yorumlamaya başladı. 1960'lı yıllarda İstanbul Radyosu'ndan yayımlanan programlarda Mesud Cemil, Cevdet Çağla, Vecihe Daryal, Yorgo Bacanos, Niyazi Sayın, Necdet Yaşar, Sadettin Heper gibi saz sanatçılarının eşliğinde okuduğu seçkin eserlerle radyo tarihinin üstün nitelikli programlarına imza atan Karaca, son olarak 24 Şubat'ta İş Sanat'ta Ruhi Ayangil'in 30. Sanat Yılı konserinde sahne almıştı.

    'Hiçbir zaman neşesini yitirmedi'

    Memduh Cumhur, "Biz Ruhi Ayangil ile birlikte mart ayı sonunda üstadı ziyaret ettik. Zaten onbeş gün sonra da ziyaretçi kabul etmemeye başladılar. Doktorlar kemoterapi tedavisine bile cevap veremeyeceğine karar vermişlerdi. Ailesi ve sanat dostları bir anlamda tıbben birşey yapılamayacağını anlamıştı. Ziyaret ettiğimiz gün bile neşesi yerindeydi. Her zaman yaptığı üzere sanatçı arkadaşlarının soyadları üzerine gene kafiyeli şakalar yaptı. Ama şiddetli ağrıları olduğu belliydi. Bugün bırakın onun ayarında, onun öğrencisi olabilecek bir yeteneği bile görmek mümkün değil."



  • 30 Mayıs 2004
    Pazar
     
    Künye
    Temsilcilikler
    Abone Formu
    Mesaj Formu
    Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
    Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
    Bilişim
    | Dizi | Çocuk

    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
    © ALL RIGHTS RESERVED