AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ

K Ü L T Ü R
Mevlana oyuna çağırıyor; gel!

Turgay Nar'ın yazdığı, Bora Seçkin'in yönettiği Can Ateşi'nde Kanatlar, Mevlana'nın Şems'i aramak için çıktığı metafizik yolculuğu anlatıyor. Bu sancılı yolda ona Hallac-ı Mansur, Ömer Hayyam, Feridüttin Attar ve Yunus Emre eşlik ediyor.

  • HALE KAPLAN ÖZ
    İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, 14. Uluslararası İstanbul Tiyatro Festivali'ne Turgay Nar'ın yazdığı, S. Bora Seçkin'in sahneye koyduğu "Can Ateşinde Kanatlar (Mevlana)" oyunu ile katılıyor. Can Ateşinde Kanatlar, Şems-i Tebrizi'nin kayboluşunun ardından Mevlana'nın ezeli dostunu bulmak için çıktığı metaforik yolculuğu konu alıyor.

    Mevlana çıktığı bu yolculukta Ayetü'l sema kuşların Simurg'a ulaşmak için geçtikleri yollardan, yedi vadiden geçer. Oyun aslında Mevlana'nın bir nefeslik düşünsel yolculuğudur. Bu yolculuğun durakları aynı zamanda nefesin ney içindeki yedi deliğidir. Mevlana'nın hayat hikayesini anlatmak gibi bir kaygısı olmayan oyun Mevlana Celaleddin'in derinlikli düşünsel dünyasına ve çektiği acılara ayna tutuyor. Can Ateşinde Kanatlar, festivalin yerli yapıtları arasında sunulan en sağlam oyunlardan biri. Kurgu, sahne düzeni ve mistik atmosferiyle dikkat çeken oyun lirik anlatımı ve güçlü oyunculuğuyla da çok konuşulacağa benziyor. Oyunun yapısı, Mevlana'nın uyku ile yarı uyanıklık arası (beyn-en-nevm ve-l-yakaza halinde) gördüğü memorat biçiminde kurgulanmış. Mevlana'nın şiirlerinden ve sözlerinden çok az alıntı olan oyunun hemen hemen tüm şiirleri Turgay Nar'a ait. Mevlana'dan önce ve sonra yaşamış mutasavvıfların da Mevlana ile aynı sahnede bulunduğu oyunda tasavvuftaki tayyi zaman ve tayyi mekan, boyut geçişliliği ile sağlanıyor. Nar'ın oyunlaştırdığı ve metni Mitos Boyut Yayınları tarafından da yayınlanan Can Ateşinde Kanatlar edebi eser olarak da okunabilecek çok değerli bir yapıt.

    Batı Mevlana'yı yanlış anlıyor

    Yazılan 17 Mevlana oyunundan hemen hemen hiçbirinin bugüne ulaşamadığını belirten Turgay Nar, Mevlana'ya gerekli değeri vermediğimizi, değer veren Batı'nın da aslında yanlış anladığını söylüyor:

    "Batı Mevlana'yı yanlış algılıyor. Onda sadece görmek istediklerini görüyorlar. Ama bizim aydınız da Batı etkisi altında ve kendi değerlerinin farkında değil. Dünyanın hiçbir yerinde bir milet, kendi kültürüne bu kadar düşman değildir." diyen Nar, içinde büyüdüğü kültürün tüm unsurlarını oyuna yansıtmaya özen gösteriyor ve kendi kültürümüze dönmemizin gereklliliğini ısrarla vurguluyor. Toplumun kültürel genleriyle oynandığı bir dönemde toplumu kültürsüzleştirme politikasına ve kirli oyunlara karşı durabilmenin tek yolunun kendi kimliğimize sahip çıkışla mümkün olacağını savunan yazar, tüm mutasavvıfların aynı kökten geldiklerini ve hepsinin değişik güzellikte aynı sözü söylemiş olduğunun da altını çiziyor.

    Çağı tutan bir oyun bu

    Can Ateşinde Kanatlar'ı sahneye taşıyan yönetmen Bora Seçkin, oyunun tartıştığı temel sorunsalı şöyle anlatıyor:

    "Oyun geçmişte ve gelecekteki insanlara çok şey anlatıyor. Bizden söylemlerle çağı tutan bir oyun bu. Bugünün insanı, bireysellik dediğimiz şeyin bireyciliğe düşmüş tarafını yaşıyor. Sabırsız, saygısız, saygısızlığa çok çabuk kendini kaptıran bir çağda yaşıyoruz. Oyun acıya tahammülü, sabrı, herşeyin bir nedeni olduğunu, bir arada ve sağlam durmamız gerektiğini, sağlamlığın arkasında muhakkak sevginin hoşgörünün olmasının şart olduğunu anlatıyor. Bunu da Mevlana öncülüğünde söylüyoruz. Umarım doğru bir yerden dünyaya doğru bir yorumla seslenebiliriz. Bugün dünya Mevlana'ya ilgi duyan topluluklarla dolu. Hatta ona bizim vermediğimiz değeri verenler var. Bana bu oyun onları Türkiye'ye çekecekmiş gibi geliyor. Eğer çekemezsek biz gideceğiz oraya."

    Bugün ya da yarın mutlaka seyredin

    Oyunda Mevlana'yı Bora Seçkin, Tebrizli Şems, Divane Derviş, Hallac-ı Mansur, Ömer Hayyam, Zümrüdüanka, Feridüttin Attar, Zerdüst, Hititli Yontucu, Değirmenci Menocchio, Yunus Emre, Can Kıyıcı ve Seyyid Nesimi'yi ise genç oyuncu Yiğit Sertdemir canlandırıyor. Oyunun dekor tasarımı Nurullah Tuncer, kostüm tasarımı Tomris Kuzu, dramaturgisi Gökhan Aktemur, ışık tasarımı Mahmut Özdemir, efekt tasarımı Ersin Aşar imzasını taşıyor. İlk kez Tiyatro Festivali'nde seyirci ile buluşacak olan oyun, bugün ve yarın Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nde saat 20.30'da sahnelenecek. Kaçıranlar önümüzdeki sezon Şehir Tiyatroları sahnelerinde izleyebilecek.

    Bence Mevlana'yı oynamamak gerekir

    Oyunu sahneye koyan ve Mevlana'yı oynayan Bora Seçkin şunları söylüyor:

    Mevlana'yı oynamak nasıl bir duygu?

    Bence oynamamak gerekir tabiri caiz ise eğer. Belki çok sivri bir cümle kullanacağım ama yaşamak gerekir. Yaşamak da zordur öylesine bir yüceliği. Ben bunu mümkün olduğunuca hatasız yaşamaya çalışıyorum. Kendisini figürlerden tanıdığımız için sahneye koyarken de o tazelikte, eldeğmemiş bir temizlik içinde sunmaya çalışıyoruz.

    Oyunu sahneye koyarken ne tür zorluklar yaşadınız?

    25 gün metinle mücadele ettim. Mükemmel bir şiirdi ve bunu sahneye nasıl uyarlayabilirim diye düşündüm. Çünkü sahnede çatışma ve gerilim vardır, bu oyunda ise şiir ön planda. Oyundaki çeşitliliği sahneye sıkıştırmak zor oldu. Zaten Mevlana'yı bir yere sıkıştır-mak ayıp. Bu tür sıkıntılar çektik. Oyun bir birlik oyunu ve biz de tiyatronun tüm etmenlerini canlı gibi biraraya getirmeye çalıştık. Hepsi'nin mütevazı-lığını korumaya, 'janjanlı' denilen tiyatroyu frenlemeye çalıştık.

    Mevlana'ya tasavvufu Şems-i Tebrizi getirdi

    Can Ateşin'de Kanatlar'da Mevlana'nın derinliğini ve zarafetini ortaya koymaya çaba gösteren oyunun yazarı Turgay Nar, onu anlatmak için girdiği arayışta bir okyanus bulduğunu ama o okyanustan ancak bir damla alabildidiğini söylüyor. Mevlana'yı beslenen damarlar ve Şems-i Tebrizi üzerine yoğunlaşan Nar, Şems-i Tebrizi'nin Mevlana'ya tasavvufu getirdiğini söylüyor. "Mevlana yaşadığı dönemde, anlatmak istedikleri ve anlatamadıkları arasında çırpınan, acı çeken ve entelektüel anlamda yalnız bir insan. Şems-i Tebrizi'ye bağlanış nedenlerinden biri de bu. Çünkü onda yarım kalanı, tasavvufu getiriyor. Şems-i Tebrizi onu bir bakıma ajite ediyor. Tasavvufla beraber Mevlana'ya koca bir Doğu uygarlığı geliyor. Varoluş felsefesi, kozmik algılayış sıkıntı ve sorguları. Tüm bunları ifade için şiirini kullanıyor."

  •  
    Kani Karaca Hakk'a yürüdü
    74 yaşındaki ünlü mevlidhan Kani Karaca dün sabaha karşı vefat etti.
    'Sazende'ler Japonya'daydı
    Göksel Baktagir ve Yurdal Tokcan'ın öncülük ettiği İstanbul Sazendeleri grubu Japonya'da iki konser verdi. Türk müziği formundaki kendi bestelerini icra eden grup, daha önce Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Japonya gezisinde de bulunmuş ve Japonya Prensi'nin Başbakanımız onuruna verdiği yemekte konser vermişlerdi. Bu konser beğenilince bu kez özel bir etkinlik için Japonya'ya davet edildiler ve enstrümantal eserleri icra ettikleri iki konser verdiler. Bir yılda yurtiçi ve dışında 100'e yakın konser veren İstanbul Sazendeleri "Müziğimizi dünyaya duyurdukça mutlu oluyoruz" diyorlar.
    Diyarbakır'dan Babylon'a
    Türkiye'de yaşayan farklı kültürlerin aşk türkülerinden oluşan "3 Kadın" konseri, 2 Haziran akşamı, saat 21.30'da Babylon'da gerçekleşecek. Farklı müzik türlerindeki çalışmaları ile tanınan Sumru Ağıryürüyen, Yasemin Göksu ve Yeninur Ada'nın birlikte sahne alacakları gösterinin müzik direktörü Mazlum Çimen. Türkülerin otantik enstrümanlar eşliğinde söyleneceği programda, Türkçenin yanısıra, Rumca, Ermenice, Arapça, Lazca, Süryanice, Tatarca, Ladino, Kürtçe ve Azerice türküler de var. 3 Kadın, 1 Haziran'da ise, Diyarbakır sahne alacak. Bilgi tel: 0 212 245 79 84
    28 Mart seçimleri Türkiye Günlüğü'nde
    Mustafa Çalık'ın editörlüğünde 15 yıldır yayınla-nan üç aylık fikir ve kültür dergisi Türkiye Günlüğü, bahar sayısında son seçimleri analiz edi- yor. Dergide Nur Vergin, Erol Göka, M.Naci Bostancı, Ali Yaşar Sarıbay, Vedat Bilgin, Mehmet Özden, Sülüyman Seyfi Öğün, Nevzat Akyüz, Yıldırım Koç, Durmuş Hocaoğlu, Fatih Dervişoğlu, Ahmet Yeşil ve Aliyar Demirci yazıyor. Tel: 0 312 426 66 16
    Kudüs'e dair ne varsa Kudüs'te
    Üç aylık dış politika dergisi Kudüs, çatışmaların merkezindeki Filistin'e dikkat çekmeyi sürdürüyor. Dergide Turan Kışlakçı, Ahmet Varol ve Murat Yılmaz İsrail'in Filistin topraklarındaki işgalinin tarihi sürecini ve bundan sonra olacakları tartışırken, Abdullah Yıldız, Akif Emre, Mustafa Özcan ve İbrahim Kiras ise 'Büyük Ortadoğu Projesi ve İslâm konusunu etraflıca ve tüm derinliğiyle tartışıyor. Tel: 0 212 635 15 05

    SERGİ HARİTASI
  • Nişantaşı'ndaki Maksut Varol Müzayede Galerisi'nin düzenlediği karma sergide, değişik dönemlerden 23 ressama ait eserler, sanatseverlerin ilgisine sunuluyor. Tel: 0 212 246 30 24

  • İranlı sanatçı Reza Hemmatırad'ın kaligrafi sergisi 30 Haziran'a kadar Denizalı Sanat Galerisi'nde görülebilir. Tel: 0 212 251 62 94

  • Resssam Cavit Mukaddes 16. Kişisel Sergisi'ni 'Sonsuzluk' başlığı altında Mersin Pitura Sanat Galeris'nde sergiliyor. Tel: 0 324 238 37 19

  • Yasemin Demirkol Atöylesi Songül Demir, Suzan Elçin, Karin Polat ve Alin Tekyıldız'ın resimlerini ağırlıyor. Tel: 0 212 662 33 10

  • 7 Sanat Galeri, ressam Serpil Yeter'in 'Cennete Doğru' adlı çalışmasına ev sahipliği yapıyor. Sergi iki gün sonra sona eriyor. Tel: 0 212 245 75 47

  • 30 Mayıs 2004
    Pazar
     
    Künye
    Temsilcilikler
    Abone Formu
    Mesaj Formu
    Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
    Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
    Bilişim
    | Dizi | Çocuk

    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
    © ALL RIGHTS RESERVED