|
AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ |
| |
|
|
|
|
Birbirini iyi tanıyan, Avrupa Ligi deneyimli, oyuncuları Milli Takımımızı oluşturan iki takımımız, dün bir kez daha ligin başında beklenen final serisine başladılar. Bir yandan Kerem-Ender ikilisine karşı Booker, Naumoski, Tutku ve hatta Muratcan dörtlüsü ağır basar görünürken, öte yandan Kaya-Blair ikilisinden hangisine çember altında daha fazla top geçeceği teknik kadroların kuşkusuz en önemli stratejileriydi. Langdon, Granger'e karşı İbrahim ve Haluk'un yokluğu, aslında Ülker'in en büyük handikapıydı. Muratcan'la Langdon'u, Serkan'la Granger'i kitlemeye çalışan Ülker, perdemelerde zorlandı. Naumoski-Muratcan değişikliği çekişmeyi arttırdı. Ancak deneyimli hakem Memduh Öget'in Ülker bencine lüzumsuz verdiği bir teknik faul ise, ilk çeyrekteki eşit dengeyi 27-22 Efes lehine bozmaya yetti. Naumoski, Langton'u dış atışlarda durdurmakta zorlandı. Ribaunt, top çalma ve top kayıplarında eşitlik olmasına rağmen 2. çeyrekte Ender'in organizasyonunda Efes, alan savunmasına dönen Ülker karşısında farkı 18 sayı açmasını bildi. (50-32) İbrahim'in yokluğu hissediliyordu. Efes'te Langdon'un ilk devre 17 sayısı ve bu sayıları ürettiği yerler, Ülker'de işlerin iyi gitmediğinin işaretiydi. Ülker bu kadar çabuk pes etmemeliydi. Bir final maçında böyle gevşek bir savunma yapılmamalıydı. Ayrıca ibrahim'in yokluğu Türkiye Kupası şampiyonunu bu kadar etkilememeliydi. Üçüncü çeyrekte 14 sayı (71-57) Efes üstünlüğü ancak farklı bir motivasyonla değişebilirdi. Blair'e ve savunmada dolaşan Naumoski'ye çalınan 4. fauller Ülker'in ribaund üstünlüğüne rağmen umut yolllarını kapamıştı. Ülker'de görevini en iyi yapan oyuncu Serkan'dı. Diğer oyuncular savunmada ve hücumda bekleneni vermedi. Efes'te ise dış atışlarıyla Langdon ve Granger'in yanında pota altında Prkacin'in (3 yabancı) etkili oyunu Efes'i seride 92-82 ile 2-0 yapmaya yetti. Ama henüz herşey bitmiş değil...
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Dizi | Çocuk |
© ALL RIGHTS RESERVED |