|
AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ |
| |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Biz, bu ülkede, son elli yılda, birçok sıkıntı ve badireleri atlatarak, bugünlere geldik. Genel anlamda, "dertleri zevk edinme" atmosferi içinde büyüdük. Bugün çocuklarımızı evlendiriyor, yarın da torunlarımızı omuzumuza alıp, "dede" olmanın zevkini sokak aralarında, kırlarda dolaşarak tadacağız. Bu duyguları taşır ve o heyecanla geleceğe umutla bakarken, ülkenin onuncu Cumhurbaşkanı Ekselansları, YÖK Yasası'nı iptal ederek, meslek okulları mezunlarının yüksek tahsilde, imtihanlara girmede, "fırsat eşitliği" gibi bir çağdaş ve uygar düzenlemeden sanat, ticaret, sağlık ve benzeri meslek liseleri mezunları ile imam-hatip liseleri mezunlarının -ki meslek liseleri içinde imam-hatipler yüzde 8 gibi bir oran teşkil ederler- istifade etmesini engellemiştir. Amma aynı günlerde, imam-hatipli kız-erkek öğrenciler, birçok alanda gece ve gündüz demeden, ne oldukları ve neyin beklentisi içinde bulunduklarını ilan için gece düzenliyor ve topluma çağdaş mesajlar veriyorlardı. Cenab-ı Hakk'a şükür ki, bendenize iki erkek evlad verdi. Amma bundan sonra, iki kız evladım daha olacak... Bugün birine kavuşuyoruz, birkaç ay içinde de ikincisinin düğünü ile, "imam-hatip nesli"nin torunlarına intizar edeceğiz. Bu durum bile,"imam-hatip olayı"nın ülkede nasıl bir "genel ahlak ve millî örf ile" bütünleştiğini ve halka malolmuş inkılaplar içinde en köklüsünü teşkil ettiğini gösterir... Artık genç imam-hatipliler, hak-hukuk, kadın hakları ve çağdaş dünyada kadının sorunlarına, millî örf ve hakkaniyet ölçüsünde yaklaşmakta ve "mümin-müminat, müslim-müslimat" düzeyinde bir "İlahi emir ve hak düzlemi" içinde yuvalarını kurmaktadırlar... İşte bunların kuracağı yuva ve yetiştireceği nesil, ülkenin daha uygar ve hoşgörülü olduğu kadar, daha bilinçli ve daha etkili bir yapıda, Anadolu insanının ortaya koyduğu "kriterleri" hayata hakim kılmaya çalışacaktır. Bendeniz de bu umut ve inaçla, kendimi bugün ve gelecekte, dünyanın en mutlu insanlarından biri sayarak, imrar-ı hayat edeceğim. Dilerim, herkes bu ülkede, bu zevki taşır ve inançla yaşar. Değil mi ki Yahya Kemal; "Ruhum bu imanla beraber, üçyüz sene dört yüz sene bekler" demişti. Amma ruhu şad olsun, anasının Üsküp'te mezarı bir hoş olsun, yeni nesil onları yarım asır içinde, asırlarca beklemekten kurtaracak bir kültür ve bilgi ile donanmış bir halde, toplumun temel dinamiğinin kaynağını oluşturacak "aile düzeni" için, gereken bilgi ve beceriyi göstermenin gayreti içinde görülüyor. Bu mutlu günlerin, mutlu yıllara ve "fikri hür, irfanı hür ve vicdanı hür" nesillerin yetişmesine vesile olmasını dilemek kadar insanî ve irfanî bir hareket olamazdı. Herkesin bu mutluluğu tatması ve gönül inşirahı içinde hayata bakması en büyük dileğimizdir.
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Dizi | Çocuk |
© ALL RIGHTS RESERVED |