|
AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ |
| |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Yıllar önce, bir köyde yaşayan sinema tutkunu genci konu edinen "Bizim Köyün Ortayeri Sinema" isimli kısa metrajlı belgesel-filmini seyretmiştim. Yönetmen Ahmet Uluçay, bir tür kendi sinema macerasını işlerken, el yapımı aletlerle nasıl film çekilebileceğinin belgeselini yapmıştı. Daha sonra yaşadığı Tavşanlı'nın Tepecik köyünde kısa metrajlı filmler çekmeye devam etti. 90'lı yıllarda çektiği "Optik Düşler" filminde sinema tutkunu köylü gencin öyküsünü işlerken sergilediği kendinden emin doğallık, yalın ama sağlam kurgusu ve konusuyla 'köy filmi' baglamında tümüyle farklı bir düzlemden hareket ediyordu. Yaşadığı köy ortamında çektiği filmlerde, mütevazı imkanlara karşın iç zenginliğinden beslenen bir duyarlılığı sergilerken; kurgusu, sinema diline hakimiyeti, teknik başarısı usta bir yönetmenle karşı karşıya olduğumuzun işaretlerini veriyordu. Filmin en büyük özelliği, hemen hemen tüm teknik donanımın el yapımı olmasının yanı sıra oyuncuların yönetmenin köylüleri, daha doğrusu yakın akraba ve komşularının oluşturduğu amatörler olmasıydı. İstanbul Film Festivali'nde gösterime giren ilk uzun metrajlı filmi "Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak" filmi en iyi film ödülünü aldı. Ahmet Uluçay bu filmde de yıllar önce çektiği Optik Düşler isimli ilk denemesinde olduğu gibi bir köy ortamında sinema tutkunu iki gencin hikayesini konu ediniyor. Aslında kendi hikayesi olan sinema sevdasıdır beyaz perdeye aktardığı. İlk bakışta sıradan insanların, sıradan günlük hayatlarını ve hiç de sıra dışı bir özellik taşımayan maceralarını konu ediniyor. Hele hele alışılagelen köy filmleriyle kıyaslandığında, çocukluktan delikanlılığa geçiş döneminde iki köy gencinin film konusu bile olmayacak tutkusu ele alınıyor. Ahmet Uluçay'ın filmini özgün kılan yanı da tam burada ortaya çıkıyor. Sıradan hayatların içinde gizlenen, görmediğimiz, görmezlikten geldiğimiz olağanüstü iç zenginliği yine aynı doğallık ve sadelik içinde veriyor olmasıdır. Sanatta, özellikle sinemada özgünlük adına sıra dışılıkların, fantastik duyguların, heyecanların, çarpıklıkların önemsendiği göz önüne alındığında Karpuz Kabuğundan Gemi Yapmak filmi; herkesin içinde beslediği insani duyguların olanca sadelik ve doğallıklarını kaybetmeden bir film konusu olabileceğini göstermesiyle özgün bir boyut yakalamış sayılabilir. Ahmet Uluçay'ın başarısı, sanatta "özgünlük ve özgürlük" sorunsalı açısından yaklaşıldığında; ele aldığı insanların ve olayların bunca sadeliği, alışılmışlığı hatta sıradanlığına karşın tüm bunları özgünleştirebilmesidir. Kurgusunun sağlamlığı ve gerçekleştirdiği film dili açısından yakaladığı başarıyı James Joyce'ün ünlü romanından mülhem, 'bir sinemacının kendi olarak portresi'nde aramak gerekir. Hele hele Türk sinemasında işlenen köy ve köylü konulu filmlerdeki insan tiplemeleri, insan ilişkileriyle kıyaslandığında sıradan iki insanın öyküsünden çok bu sıradanlığı sıra dışı cesarette bir sadelik, dinginlikle ele alan zarif, latif, sade bakış açısının anlamı filmin farkını ortaya çıkarıyor. Çarpık ilişkilerin, sıra dışı güdülerin esiri tiplerin idealleştirildiği, ideolojik saplantılarla sınıfsal çelişki ortaya çıkarmak adına hiçbir değerin uğramadığı bir insanlık durumunu köy sineması adına yıllarca beyaz perdeye aktaran anlayışla kıyaslandığında Uluçay'ın getirdiği boyut daha iyi anlaşılabilir. Bir dönem köy romanında yapılan çarpıklığın sinemaya aktarımından başka bir anlamı olmayan bu köy filmlerinin bol bol uluslar arası ödül alabilmesinin de bu çarpıklıkta yakından alakalıdır. Sinemada bir tür oryantalizm örneği sergileyen bu ödüllerde, Batının görmek istediğini göstermiş olmasının, daha doğrusu Batının gözüyle bizi aksettirmiş olmasının payı büyüktür. Varsa başarısı, kendi kendimizi 'ötekileştiren' Batılı ideolojik tavra denk düşmesinden ibarettir. Yani bir tür 'kendi kendini kolonileştirme'nin beyaz perdeye aksettirilmesi … Uluçay filmini yaparken muhtemelen bu tür çözümlemelerin hiç birini yapmamış bile olabilir. Başarısı da böyle bir kaygı duymadan kendi iç zenginliğini beyaz perdeye aktarabilmesinde yatıyor.
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Dizi | Çocuk |
© ALL RIGHTS RESERVED |