|
AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ |
| |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
ÖMER ÇAKKAL
Duygu sömürüsü yok Küçük Özgürlük ilk bakışta Baran adındaki bir gencin yabancı bir ülkede, Almanya'da yaşadığı göçmenlik ve iltica sorunu üzerine eğilen bir film. Ancak filmde güçlü yan öyküler de var. Baran'ın eski bir PKK militanı olan amcaoğlunun -yönetmenin bize anlatmadığı- rüyaları, çalıştığı restoranın müşterileri olan ve başka bir örgüt mensubu gençlerle yapılan, bir keresinde silahla yaralama ile sonuçlanan ağız dalaşmaları bunlar arasında. Yine, iş için Hamburg'a gelen bir hemşehrinin, Baran'ın anne-babasının askerlerce gütürülmesine (bir daha kendilerinden haber alınamamış) neden olan ispiyoncu adam olduğunun anlaşılması vs... Bu konular bugüne kadar çok az sanatsal olaya konu oldu. Buna karşın yönetmen filmde konuya yorum getirmekten çok, yaşanan dramı 'duygu sömürüsü yapmadan' sade bi dille, sadece göstererek ortaya koymayı tercih ediyor. "Film olabildiğince insancıl" Yüksel Yavuz, bu durumu yaşadığı ortama bağlıyor. "Hamburg'daki evimin sokağında Afrikalı, Asyalı göçmen gençler var. İşsiz, güçsüz, ne yapacağını bilmeyen.. Türkiye'den gelen göçmenlerin önemli bir bölümü Kürtlerden oluşuyor. Bunun ekonomik, sosyol ve politik nedenleri var elbette. Ve bu çocuklar kendi kültürleriyle yabancı kültürler arasında sıkışmış durumdalar. Türkiye'de bir kesimin terörist, bir kesimin savaşçı dediği eski örgüt mensubu insanlarla ben orada birçok kez karşılaştım. Tüm bunların hikayesini anlatma gereği hissettim. Çünkü bu, 1990'lı yıllarda Türkiye'de yaşanmış bir sürecin yankılarıydı." Bu noktada akıllara temel bir soru geliyor: Yönetmen, ortaya çıkan ürüne baktığında "Bu konuya bağımsız bir gözle bakabilmişim ve bu konu gerçekten en iyi böyle anlatılabilirdi" diyebiliyor mu? Yavuz bu soruyu, bu güne kadar verilen tepkilerle açıklıyor. "Evet, bugüne kadar filmime çok az tepki geldi. Ama bu az sayıdaki tepkiler genel olarak filmin konuya olabildiğince hümanist ve ihsancıl bakabildiğinde yoğunlaştı. Bana göre film aslında her iki tarafı da eleştiriyor ve geçmişteki hataları ortaya koyuyor. Zaten benim amacım da buydu. İnsanı ortaya koyup onu birçok yönüyle değerlendirebilmek.. İnsanı siyah ya da beyaz bir şekilde anlatamazsın çünkü." Yüksel Yavuz, dağıtımcıların filmini gündeme yeterince getiremediğinden şikayetçi. Küçük Özgürlük'ün bu güne kadar Diyarbakır'a bile gitmemesini ise garipsiyor. Dağıtımcı Belge Film yetkilileri ise "Küçük Özgürlük yakında Anadolu'da vizyona girecek" diyerek kendilerini savundular. 'Opera sanatçısı' olmak isteyen gençlere Siemens tarafından genç yetenekleri sanat dünyasına kazandırmak ve başarılı olanlara eğitim olanakları sağlamak amacıyla düzenlenen Siemens Opera Yarışması için başvurular başladı. Bu yıl 6'ncisi yapılacak Siemens Opera Yarışması'na soprano, mezzo soprano, tenor, bariton ve bas ses kategorilerinden adaylar biri klasik, toplam 6 opera aryası ile katılabilecekler. Operanın yanısıra resim, desen, fotoğraf, heykel ve kısa metrajlı film için de düzenlenen yarışma 1 Ocak 1974 tarihinden sonra doğan her yetenekli genç sanatçıya açık. Kazanların eğitim bursları ile ödüllendirileceği yarışma için son başvuru tarihi 17 Mayıs 2004. Bilgi tel: 0 212 258 94 97 / 24 KÜLTÜR HARİTASI
İtalyan Paulo Vittotio Taviani imzalı 1977 yapımı 'Babam ve Ustam' saat:18.00'de Atatürk Kitaplığı'nda gösteriliyor. Tel: 0 212 249 38 19 Marco Meloni gitar konseri saat: saat:20.00'de Aksanat'ta izlenebilir. Tel: 0 212 252 35 00 Hakan Dilek'in resim sergisi 7 Mayıs'a kadar Vakıfbank Sanat Galerisi'nde. Tel: 0 212 316 70 21 'Yirmibironbeş Treni' isimli oyun Oda Tiyatrosu'nda, 'Kurtuluştan Kuruluşa' Ankara Büyük Tiyatro'da, Ankaralı tiyatroseverlerin karşısında. Ali Poyrazoğlu'nun tek kişilik oyunu 'Ödünç Yaşamlar' bu akşam Diyarbakır'da. Tel: 0 412 294 00 97 Düşevi Oyuncuları ''Körleşme'' adlı oyunu Samsun Oda Tiyatro'da sahneliyor. Selim Somçağ'ın 'Avrupa Avrupa Zenginlik Dolar/Euro Kavgası" başlıklı söyleşisi saat:18.30'da Yapı Kredi Kültür Merkezi'nde. Tel:0 212 252 47 00
|
|
|
|
|
|
|
|