AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ

Y A Z A R L A R
Yüzde 65'e sadece ambargoyu kaldırmak yetmez

Referandum geldi geçti ve Kıbrıs sorununa bir çözüm bulunması ihtiyacı hala şiddetli bir gereklilik olarak ortada duruyor. Elbette sonuçlar; Türkiye-KKTC'nin aktif bir şekilde sürdürdüğü çözüm politikasının taçlanması anlamına geliyor ama yine de derde deva olmuyor. Kıbrıslı Türkler çözüm, bir arada yaşama ilkeleri ve yıllardır tesis edilemeyen barışı tahakkuk ettirmek için ellerinden geleni yapmışlardır. Bir başka ifadeyle, BM başta olmak üzere bütün uluslar arası otoriteler bir çözüm için ortak noktada buluşmuş ve bunun nihai kararını iki topluma bırakmışlardır. Ada'nın bir tarafı buna rıza göstererek, çözümden elde edilmesi gereken faydalara hak kazanmıştır.

Fakat ne yazık ki, Kıbrıslı Türklerin yüzde 65'lik "evet"iyle Rumların yüzde 76'lık "hayır" arasındaki büyük makas bu faydaları elde etmeyi imkansızlaştırmaktadır.

Günah bizden gitmiştir ama, sevap yine de Rumlara yazılmaktadır…

Zira, hedef sadece dünyaya Rumların gerçekte çözümü istemediğini göstermek değil, KKTC'nin Ada'da bir parça devlet olarak Rumlarla eşit statüte, eşit egemenlik tanımıyla ve eşit şartlarda AB'ye girmesini sağlamaktı. Hedef aynı zamanda, sadece ambargoların kaldırılması değil, uluslar arası tanınma, adı konulmuş bir devlet haline gelme imkanını elde etmekti. Hedef Türk tarafının AB'ye girişi ve buna paralel olarak Türkiye'nin üyelik yolunun ardına kadar açılmasıydı.

Oylamaya konu olan Annan Planı, Kıbrıslı Türklere bu imkanları tanıyordu. Ancak, oylamanın sonucu için aynı şeyleri söylemek mümkün değildir. Yani, planın içerdiği avantajlar ve haklar, "çözüm istiyorlar" diye Türklere bahşedilmemektedir. BM, AB, ABD ve tek tek bütün ülkeler sonuçtan dolayı Türklere teşekkür, Rumlara da hayal kırıklığı mesajları göndermektedir ama bu, bizim için maksadı hasıl ettirememektedir.

Şimdiden sonra ne yapılmalıdır?

Sandıklar açılır açılmaz herkes, Rum tarafından çıkan yüksek hayır oyununun ikinci referandum ihtimalini zayıflatması nedeniyle aklına gelen ilk şeyi terennüm etti. Koro halinde "dünya artık KKTC'ye ambargo uygulayamaz" denildi. Sanki, oylanan plan Türk tarafına sadece ambargoları kaldırma imkanı getiriyormuş gibi hedef küçültüldü. Oysa, ambargoların kaldırılması -ki, onun da uluslar arası hukuk açısından altyapısı yoktur- Kıbrıslı Türklerin kaçırmakta olduğu avantajlar yanında devede kulak kalmaktadır.

Dünyadan, BM'den ve özellikle AB'den istenecek olan ödülün tamamıdır. Yani, AB'ye girmek, yani tanınma, yani Rumların Kuzey'i temsil edemeyeceği gerçeğidir. Eğer çıta bu seviyede tutulamazsa, ne ambargolar kalkar ne de göstermelik birkaç destek girişimi Ada'nın Türkiye aleyhindeki mevcut uluslar arası statüsünün başımıza bela olmasını engelleyebilir.

Mutlaka ve ama mutlaka çözüm vizyonu gündemde tutulmalı ve AB üyeliği hakkından vazgeçilmemelidir. Ambargoların kaldırılmasıyla sınırlı bir talep, ne Türkiye'nin ne de KKTC'nin işine yarayacaktır.

Hatta, tek başına bu yapıldığında ambargonun esnetilmesi KKTC'deki statükoyu derinleştirmek ve adanın Kuzey'ini izole etmek sonucunu bile doğuracaktır. Kıbrıs'ı yıllardır Türkiye'nin gelişmesinin önünde bir barikat olarak kullananların ekmeğine yağ sürülecektir.

Tekrarlayalım… Aza razı olunmamalı ve çıta indirilmemelidir; Annan Planı ne öngörüyorsa bu plana "evet" diyen KKTC ve Türkiye'nin plandaki hakları sonuna kadar istenmelidir.

Bunun için de Rumlara AB'yi zindan edecek bir diplomatik atak başlatılmalı ve yıl sonuna varılmadan; hatta birkaç ay içinde Ada'da çözümün tesisi zorlanmalıdır. Diğer bütün arayışlar, sırtımızın bir süre okşanmasından sonra eski sıkıntılarla yüz yüze kalmamız gerçeğine tekabül edecektir.

Yüzde 65'lik desteğin hakkı, "evet" denilen metnin vaat ettikleridir.


27 Nisan 2004
Salı
 
MUSTAFA KARAALİOĞLU


Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED