AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ

Y A Z A R L A R
Denktaş ve Kıbrıs'ta yeni sayfa

Toplum olarak 'bölünme'ye zaten meyyaliz; bu durum referandum sonrası Kıbrıs konusunda karşımıza bir daha çıktı. Birbiriyle didişen iki cephe var: Biri, ısrarla, "Rauf Denktaş istifa etmeli" diyor, diğeri ise, KKTC Cumhurbaşkanı'nın koltuğunu korumaya devam etmesinde ısrarlı... Rauf Denktaş'ın kendisi de ikinci görüşe yakın durduğunu belli eder tarzda davranıyor.

Kuşkusu olan zihninden silsin: Referandum sonucu Kıbrıs'ta yeni bir sayfa açtı. AB ve ABD'den gelen mesajlar bütünüyle olumlu. Sonucun nasıl bir politikaya dönüşeceği ve belirlenecek politikanın Kuzey Kıbrıs ile Türkiye'ye yansımalarının ne olacağı henüz belli değil; ancak daha önce yaşanan bazı zorlukların, uluslararası hukukun elverdiği ölçüde, geride kalacağı şimdiden belli.

Denktaş'ın istifası üzerine yürütülen tartışmada, tartışmanın kişisellikten uzaklaştırılması ve nesnel bir soruya samimiyetle cevap aranması şart. O soru şudur: Her adımının dikkatle atılması gereken Kıbrıs'la ilgili yeni dönemde Rauf Denktaş'ın nasıl bir katkısı olabilir; olumlu mu olumsuz mu? Kıbrıs ve Türkiye Türkü açısından yararlı katkıları olacaksa, Denktaş, bundan böyle de koltuğunda oturmalıdır; zararı olacağı görülür ve bu da kendisine hatırlatılırsa, onun gibi tarihî bir şahsiyetin, kendiliğinden meydanı terk etmesi beklenir.

Soruya cevap aranırken ilk yapılması gereken, Rauf Denktaş'ın, referandumla sonuçlanan süreçte oynadığı rolün irdelenmesidir. Denktaş, New York'ta masaya oturmakla referandumu da içeren süreci başlattı, ama sonrası için bir gerçeği saklamak artık mümkün değil: 'Annan Planı' adını taşıyan belgeye başından sonuna kadar karşı çıktı Denktaş; referandum öncesinde -hatta Rumların 'hayır' diyeceği iyice belli olmuşken- bütün gücüyle 'hayır' kampanyası yürüttüğü gibi, kampanyayı, hiç gereği yokken, Türkiye'ye de taşıdı ve süreç devam ederken Ankara'yı tanımaz bir söylem tutturdu.

Sorun, bazılarının altını çizdiği gibi davranışlarıyla 'cumhurbaşkanı tarafsızlığı' ilkesini zedelemesinden çok, söylem ve eylemlerinin geleceğe dönük sakıncalar içermesinden kaynaklanıyor. Bu yeni süreçte, Denktaş figürü, ister istemez, ciddi bir sıkıntı kaynağı olacaktır.

Türkiye'nin referandumda çıkan sonucu azami oranda yarara dönüştürebileceği politik çalışmalarda Rauf Denktaş'ın olumlu bir katkıda bulunması imkânsız. Muhatap olacağı uluslararası kurumlar, ya da başka ülkelerin devlet adamları, onunla her karşılaşmalarında, Türkiye ve Kıbrıs'ın sürece olumlu katkılarını nasıl düşünsünler? Tam tersine, sürecin önemli unsurları AB ve ABD ile birlikte başka ülkeler de, Türkiye ve Kıbrıs Türkü'ne dönük yeni politik tavırlarını belirlerken, karşılarında muhatap olarak Denktaş'ı gördüklerinde, farklı biçimde davranabilirler. En önemli koltukta 'yanlış' birinin oturması, Türkiye ve Kıbrıs Türkü açısından yarardan çok zarara sebep olabilir.

Rauf Denktaş'ın varlığının bundan sonraki sürece başka türlü olumlu bir katkısı söz konusu olabilseydi, bir noktaya kadar buna da katlanılabilirdi. Oysa, süreçle ilgili tavrı, Rauf Denktaş'ın dünyanın içinden geçtiği dönemin özelliklerini doğru okuyamadığını açığa vurdu. Türkiye'nin artan önemini ve AB perspektifinin o önemi büyüten rolünü ıskalayabildi Denktaş. Ankara'da Türkiye ve Kıbrıs Türkü adına diplomasi planlayıp uygulayanları hafife alması da cabası. Daha da önemlisi, hatalı politik tercihlerinin sağlıklı karar almasını engellemesidir. Cumhurbaşkanlığı koltuğunda oturan biri, referandumda 'hayır' çıkması durumunda toplumunun göğüslemek zorunda kalacağı sıkıntıları nasıl öngöremez? Gözünün kısır politik çıkarlarla körelmesi anlamı taşıyacağından, öngörebildiği halde 'hayır' kampanyasını sürdürmüş olma ihtimalini o çapta bir insan için hesaba katmaya değmez buluyoruz...

Dışarıdan bakıldığında, Rauf Denktaş, kendi etrafında cereyan eden tartışmaları umursamaz, görevini bırakması tavsiyelerine kulak asmaz görünüyor; ancak, bu görüntünün gerçeği yansıttığını sanmıyoruz. Hayatı Kıbrıs'ın tarihiyle özdeş bir politikacı olarak, Denktaş, konumunu korumanın Türkiye ve Kıbrıs Türkü açısından taşıdığı anlamı zihninde ciddiyetle değerlendiriyor olmalı. KKTC'nin başında durmanın Kıbrıs'a ve Türkiye'ye zararı olduğunu görmeye başladığında gereğini yerine getireceğine hiç kuşkumuz yok.

KKTC Cumhurbaşkanı Denktaş, umarız, kendisiyle ilgili değerlendirmeyi yaparken, referandumla sona eren dönemin şartlarından çok, kuzeyden çıkan 'evet'in ağırlığı sayesinde açılan tertemiz yeni sayfanın özelliklerini göz önünde tutar.


29 Nisan 2004
Perşembe
 
FEHMİ KORU


Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED