|
AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ |
| |
|
|
|
|
Türk spor kamuoyunu derinlemesine ilgilendiren bir dolu sportif olay bir dolu başarının üzerine zehir gibi iğrenç olay çöküverdi ve Beşiktaş-F.Bahçe maçının oynandığı Dolmabahçe Stadı'nda, hem de V.I.P. tribününden fışkıran irin gibi sözler her iki kulübün başkanını düşünülmeyecek kadar rencide etti. Başkan Aziz Yıldırım orada misafirdi; ona küfür edildi, ardından Serdar Bilgili'ye iğrenç laflarla küfür salvosuna geçildi. Beşiktaş'a yüzüncü yılında çok anlamlı bir Lig şampiyonluğu geitren Başkan Bilgili rahmetli anasına, 6 yaşındaki kızına, ailesine ve bu denli sövülmeyi hiç hak etmediği için en şerefli yolu tercih etti ve Başkanlıktan ayrıldı. O ve arkadaşları Beşiktaş'a çeşitli şekillerde derin hizmetlerde bulunmuşlardı ve tümü de çok şerefli insanlardır. Yönetim de Başkan Bilgili ile aynı görüşü paylaşıyor. Sayın Serdar Bilgili'yi Başkan olmaya davet eden adam bendim; bunun için de hiç pişman olmadım. Kader birliği ettiği ve halen kulübün ikinci başkanlığını sürdüren, istediğinde kanımı bile verebileceğim Hüsnü Güreli'nin TV kamerası önündeki üzüntüsünü gördükten sonra bir taraftan o çirkin adamlara lanetler yağdırdım, beri yandan da acı acı düşündüm. Beni bağışlasınlar, üzüntülerini paylaşıyorum, o küfürbazları kınamak bir yana lanetliyorum ama Beşiktaş'ı böyle çeresiz hale getirenleri de eleştiriyorum. Kartal'ın tarihinde üçüncülük, beşincilik, onbirincilik gibi sonuçlar, atlatılan küme düşme tehlikesi bile var. Bunlar futbolun cilvesi. Ama 100 yılda bir ligin ilk yarısını en yakın rakibin onbir puan önünde bitirdikten sonra bitime üç hafta kala sekiz puan fark yemek yok. Canım kadar sevdiğim Güreli "on milyon dolarımız vardı bankada repoda. Lucescu'ya kaliteli futbolcular almayı teklif ettik istemedi" diyor o dramatik konuşması sırasında. Doğru söylediği kesin. Ama paramız vardı da Nihat gibi dev bir yıldızı niçin para için sattık? Nihat takımda kalsaydı Beşiktaş Avrupa Şampiyonlar Liginde üst tura çıkardı. Erman'ın "tombala, çinkola!" dolduruşuyla bana göre masum Nouma'yı, aile içinde kalması gereken bir olayda Ahmet Dursun'u kovmanın, yine üç beş milyon gelecek diye Dünya'nın gözdesi İlhan Mansız'ı yollamanın ne alemi vardı? Ben ve hakiki Beşiktaşlıların tümü, vicdan sahibi bütün milletin Başkan Bilgili ve arkadaşlarının onurunu korumak için ne istenirse yaparız Ancak bunca başarısının yanında Bilgili ve arkadaşları Beşiktaş'ta idari yanlışları yapmışlardır. Bir de artık açıklamamda yarar var, son Divan Kurulu seçiminde sandıktan Başkan dahil birkaç kıymetli Beşiktaşlı için küfür dolu bir zarf çıktı. Bunu kamuoyuna açıklamadılar. Demek ki hain Kartal'ın yuvasında... Halter ve Serbest Güreş'te çuvalla altın aldık
Başkan Bilgili'ye yapılan iğrenç saldırı tüm iyi şeyleri görmezden gelmemize yol açtı ama, başta bayan haltercilerimiz olmak üzere, halter milli takımlarımızın ve Avrupa Serbet Güreş Şampiyonasında güreşçilerimizin kazandıkları çuvalla altın, gümüş ve bronz madalyalar için onları doyasıya öpüyorum. Var olunuz, sağ olunuz.. Medya neredeydi?
Önceki hafta Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi ile G. Saray Üniversitesi'nin birlikte düzenlediği bir paneldeydik. Aşağıda okuyacağınız bu yazıyı sıcağı sıcağına geçen hafta yazmam gerekti. Ancak panel ertesi erkenden zorunlu olarak yurtdışına uçtum ve biliyorsunuz HAFTANIN SÜZGEÇİ geçen hatfa çıkmadı. Bu köşeyi okumak lütfunda bulunan okuyucularımızdan özür dilerim. Bahsetmekte olduğum toplandı G. Saray Üniversitesi'nin Ortaköy'deki Oditoryumunda yapıldı. Spor gazeteciliği mesleğinde 48 yılı devirdim; böylesine kaliteli, ağırbaşlı, konusu Türk Sporu'na her yönüyle katkı sağlayan panele az rastladım. Panelin konusu ADELET, ETİK VE SPOR. İlk konuşmacı Lozan Üniversitesi Profösörlerinden Dr. Denis Müller panele adını veren "Etik, adalet ve spor" konusunda muhteşem bir konuşma yaptı. Onu spor çevrelerinin yakından tanıdığı bir isim, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü profösörlerinden Dr. Atilla Erdem "Spor Felsefesi" konulu konuşmasıyla takip etti. Öğleden önceki bölümün son iki konuşmacısı Lilli Üniversitesi profesörü Claude Sobry ile bendeniz olduk. Prof. Sobry "Spor müsabakalarına katılan sprocuların gelir paylaşamının adaletsiz dağılımına yaklaşım" konulu konuşmasıyla tüm dünyada gündemde olan bir olaya parmak bastı. Bendenizse uzun bir araştırma sonunda hazırladığım ve Türk Medyasını birebir ilgilendiren "Medyanın sporculara ve spor kulüplerine karşı sorumluluğu"nu sundum. Bu oturumu G.Saray ve Neuchatel Üniversiteleri profesörlerinden Dr. Pierre Bolle yönetmiş ve Panelin açış konuşmasını G. Saray Üniversitesi Rektörü Hukuk Profesörü Dr. Duygun Yarsuvat, ardından da Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi ve Dünya Spor Yazarları Dernekleri Federasyonu (A.İ.P.S.)'in Başkanı Togay Bayatlı yapmıştı. Öğleden sonraki ikinci oturumun başkanlığını Galatarasay Üniversitesi Profesörlerinden Dr. Köksal Bayraktar sürdürdü ve "Spora ilişkin düzenlemeler çerçevesinde fırsat eşitliği" konusu Uluslararası Spor Araştırmaları Merkezi (C.I.E.S.) nin Müdürü Profesör Dr. Denis Oswald tarafından katılımcılara sunuldu. Bu zat İstanbul'a Olimpiyat verilip verilmemesi konusunda önemli bir söz hakkı sahibi. Keşke bizim medyamız bu toplantıya gereken önemi gösterseydi de Prof. Oswald İstanbul'a biraz daha sıcak yaklaşma gereğini hissetseydi. Bu zatın ardından G. Saray Üniversitesi'nin iki araştırma görevlisi Yardımcı Doçent Dr. İpek Merçil ile araştırma görevlisi Feyza Ak Akyol "Türk futbol taraftarlarının kulüpleriyle ahlaki ve duygusal özdeşleşmeleri" konulu araştırmalarını sundular. Daha sonra, önce Uluslararası Tahkim Kurulu Genel Sekreteri Matthieu Reeb "Adalet Arayışında spor organizasyonlarının, özellikle Spor Tahkim Kurulu'nun yargılama faaliyeti" konulu bir araştırma yaptı ve son olarak da Türkiye Futbol Federasyonu Tahkim Kurulu Başkanı Türken Arslan "Türkiye'de futbolda tahkim sistemi ve kararları" hakkında bol sual-cevaplı bir bildiri sundu. Günün konuşmaları ve konuşmacılarıyla ilgili olarak da yine G.Saray Üniversitesi Profesörlerinden Dr. Artun Ünsal bir değerlendirme yaparak panel bitirildi. Yanılmıyorsam TRT kameramanı ve birkaç foto muhabiri kardeşimizin dışında MEDYA'mız bu olayı hiç takip etmedi; yazık!
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Dizi | Çocuk |
© ALL RIGHTS RESERVED |