AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ

Y A Z A R L A R
İstihdam artışının anlamı

Bir ekonomide istihdam düzeyi, ekonominin insana yansıyan vechesini ortaya koymaktadır. İktisadî faaliyetler sonucunda üretimin arttırılması, birçok olumlu gelişmenin bir sonucudur. Üretim artarken kapasite kullanımı, verimlilik, yatırımlar ve istihdam artışları birlikte gerçekleşebileceği gibi; bu faktörler arasından biri veya birkaçı da öne çıkabilir. 2003 yılında %5'lik büyümenin sağlanabildiği ortaya çıktığına göre üretim artışı ve buna paralel olarak ihracat artışı gerçekleşmiştir. Sözkonusu üretim artışının sağlanmasında kapasite kullanımının artması verimlilik artışında nisbi gelişmelerin sağlanabilmesi, yatırımları ve istihdamın artışından daha fazla öne çıkmaktadır. Çünkü 2003 yılında önemli bir yatırım artışı ve istihdam artışı gözlemlenmemiştir.

MÜSİAD'ın "Hükûmetin Performansı, Kasım 2002-Aralık 2003" araştırma raporunda da vurgulandığı üzere (s. 13), "İstihdam ve işsizlik rakamları büyüme kadar olumlu görünmektedir. İşgücünün önemli bir göstergesi olan işgücüne katılma oranı, kentsel ve kırsal yerlerde azalmıştır. (...) 2003 yılı III. Döneminde toplam istihdam, geçen yılın aynı dönemine göre, 422 bin kişilik bir azalış göstererek 22 milyon 411 bin kişi olmuştur. Kırsal ve kentsel yerlerde istihdam oranı, 2002'nin rakamlarına göre düşmüştür. 2003 yılı üçüncü çeyreğinde Türkiye genelinde işsiz sayısı, geçen yılın aynı dönemine göre, %7 (86 bin kişi) azalarak 2 milyon 328 bin kişiye ulaşmıştır. Türkiye genelinde işsizlerin % 17,1'ini (398 bin kişi) işten çıkarılanlar, % 23,9'unu (556 bin kişi) ise ilk kez iş arayanlar oluşturmaktadır."

Yukarıda da belirtildiği üzere, ekonomideki nispî canlanmaya rağmen, işsizlik göstergelerinde kayda değer bir iyileşme olmaması dikkati çekmektedir. Toplam işsizlik oranı, geçen yılın aynı dönemine göre, çok az da olsa gerilemekle birlikte; eğitimli genç nüfusun işsizlik oranı, % 30,7'den % 31,8'e yükselmiş ve eğitimli gençler arasındaki işsizlik, en çok kentsel yerlerde gözlenmektedir.

İstihdam artışında olumlu gelişme beklentisinin 2003 yılında gerçekleşmediği ve büyük ölçüde 2004 yılı içerisinde artış eğiliminin olumlu gelişmeler kaydedeceği tahmin edilmektedir. Tabii ki bu sürecin yaşanabilmesi için, yatırımların da dikkate değer oranda artış göstermesi gerekmektedir. Kamu yatırımlarında değil de özel sektör yatırımlarında önemli artış olması tahmininin bir sonucu olarak istihdamın artacağı umulmaktadır. Bilhassa inşaat sektörünün uzun süredir yaşadığı durağanlığı aşarak yatırımlara yönelmesiyle istihdam artışının uyarılmış olacağı tahmin edilmektedir. Çünkü inşaat yatırımları, diğer sektörlerdeki canlanmayı uyarma yeteneğini taşımaktadır.

Atıl istihdamın tasfiyesinde 2003 yılı hedefimiz (45 bin 800) aşılarak 56.000'e ulaşıldığı Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali ŞAHİN tarafından açıklanmıştır. Program gereği olan bu hedefe ulaşılması, IMF tarafından olumlu karşılanmıştır.

Ekonomimizin 2004 yılı performansının olumlu olarak değerlendirilebilmesi için, istihdam artışının belirgin bir düzeye ulaştırılabilmesi gerekmektedir. Elbette bunun için de özel sektör yatırımlarında kayda değer artışın gerçekleşmesi şarttır. Hatta yabancı sermaye girişinin olumlu bir yapıya kavuşması da umulmaktadır, bunun için.. İç ve dış politik gelişmelerin yatırım artışlarına uygun zemini oluşturacağı ve 2003 performansının da bu doğrultuda olumlu işaretler verdiği savunulabilir.

İktisadî kalkınma, insana yönelik sonuçlarını ortaya koyamadan ve bilhassa istihdam artışını sağlayamadan anlamlı bir düzeye ulaşamaz. Öyleyse 2004 yılında istihdam artışında kayda değer bir gelişmeyi sağlayabilen bir ekonomi üretebilecek iktisadi politikalar, ivedilikle uygulanmaya başlanmalıdır.


22 Ocak 2004
Perşembe
 
TAHSİN SINAV


Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED