AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ

Y A Z A R L A R
Savaşsız Kurban Bayramları unutuldu

Yirminci yüzyılda İslam dünyası savaşsız Kurban Bayramları'nı unuttu. Yeni bir Kurban Bayramı'nda da, her gün yüzlerce suçsuz insanın öldüğü çatışmalar hız ve yoğunluğunu yitirmeden devam ediyor. Hz. İbrahim'in geleneğini unutan Amerika, Rusya ve İsrail, Filistin, Çeçenistan, Afganistan ve Irak'ta kurban kanı yerine masum insanların kanını akıtıyor. Onlar iktidar alanlarını genişletmek için, kurban ettikleri her insanla, gerçekte Doğu'dan Batı'ya bütün insanlığı kurban ettiklerini bilmiyor.

Hz. İbrahim bugün kan dökülen coğrafyada, insan yerine koyunun kurban edilmesi geleneğini başlatarak, bütün insanlığa kurban kanı akıtmayanın savaşta insan kanı akıtacağı mesajını verdi. Seküler kültürün egemen olduğu dünyada insanlar bayramlarda değil, savaşlarda kurban ediliyor. Her kurbanla da bir insanın yakınlarıyla birlikte bütün toplum öldürülüyor. Aslında, insan yerine koyun kurban etmekle, bir insan değil, bütün insanlık kurtarılmış oluyor.

Asya'da Nemrut'un ateşini gül bahçesine çeviren Hz. İbrahim hac yapmanın ilkelerini oluşturma yanında getirdiği kurban geleneğiyle de, başta Avrupa olmak üzere bütün kıtalar arasında Kıyamet'e kadar varlığını koruyacak kültürel köprüler kurdu. Bu köprülerden Kutsal kültürün temelini oluşturan binlerce peygamber geçti. Bütün insanlığın atası Hz. Adem'le başlayan, Hz. İbrahim, Hz. Musa ve Hz. İsa'yla devam eden, Kutsal gelenek, Hz. Muhammed'le tamamlanarak, doruk noktasına ulaştı. Hac ve kurban kesme Kutsal kültürün ana unsurlarından biridir.

Bir kültürün gücü, zengin geleneğiyle birlikte tarihin derinliklerinden gelen kutlu şehirlerinden kaynaklanır. Mekke, Medine ve Kudüs kutsal, Atina ve Roma seküler kültürün kutlu şehirleridir. Mekke bütün şehirlerin olduğu gibi, Kutsal kültürün de anasıdır. O ilk peygamberden son peygambere kadar bütün peygamberlerden silinmez izler taşır. Hac ve kurban kesme Mekke'de Kâbe çevresinde yoğunlaşan çok boyutlu bir ibadettir.

Kurban kanı akıtmadan, Bayram bayram olmaz. Savaşların birbirini izlediği, kan dökmenin devlet politikasına dönüştüğü günümüzde, kurban kesmek, geçmişte olduğundan çok daha önemli ve çok daha gerekli bir hale geldi. Çünkü Filistin, Çeçenistan, Keşmir, Irak, Afganistan ve Doğu Türkistan'da olduğu gibi, Kurban Bayramı'nda bile insan kanı akıtır.

Hz. İbrahim'in oğlunu kurban etme sürecinde bütün boyutlarıyla yaşadığı gibi, kurbanla ölüm ve hayat birbirine karışır. Kurban edilen koyun mu, insan mı belli olmaz. Kesilen sanki koyun değil, insandır. İnsan kanı ile kurban kanı fark edilmez hale gelir. Kurban kesen herkes bilir ki, akan kan kendisiyle birlikte bütün ailesini de koruyor. Ailesinden birini kaybetmektense, binlerce koyunu kurban etmeye hazırdır. Bunun için, kurbanlar açıkta, herkesin gözleri önünde kesilir ki, kimse koyun keser gibi, insan kesmeye kalkışmasın.

İslam dünyası savaş, kan ve kurban üzerine yeniden düşünmeli, savaşlarda masum insanlarla birlikte bütün insanlığın öldürüldüğü unutulmamalı.

Bütün dünya bilmeli ki, artık savaşla barış olmaz.
Kimse kimseye kanla barış getirmeye kalkışmasın.
Doğru ile yanlış birbirinden ayrılmıştır.
Okuyucularımızın Kurban Bayramı'nı kutluyorum.


1 Şubat 2004
Pazar
 
NAZİF GÜRDOĞAN


Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED