|
 |
Aday olmak için bilgi tek başına yeter mi?
Belediye adaylarının açıklanmaya başladığı şu günlerde bir soru yine öne çıkmış durumda. Seçilmek için sadece bilgi yeterli mi? CHP'li Mustafa Özyürek'in anlattığı bir hikaye, bu soruya cevap veriyor.
Medya siyaseti de etkiledi. Adaylarda, bilginin yanısıra görsellik de aranıyor. Anlatacağımız olay CHP Mersin Milletvekili Mustafa Özyürek'in başından geçmiş:
"Erdal İnönü Genel Başkan, ben SHP İstanbul İl Başkanıyım. Dalan, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı. Nurettin Sözen'i Büyükşehir'e aday gösterme kararı aldık. Ama ilçelerde sorun var. Aday aradığımız ilçelerden birisi de Şişli. Partililerden birisi Fatma Girik'i önerdi. Hemen telefon edip Erdal Bey'e aktardım. 'Olmaz' diye tepki gösterdi.
Genel Başkan İstanbul'a geldi. 'Adaylar tamam mı?' diye sordu. İlçeleri saydıktan sonra Şişli için de 'Fatma Girik' dedim. Erdal Bey önce bir tepki gösterdi. Neyse Erdal Bey'i ikna ettik. İnönü, ben ve diğer arkadaşlarla sokağa çıktık. Daha adım atar atmaz 'Aaa... Fatma Girik'e bak. İnönü'yle beraber gidiyorlar..' diyenden geçemedik. Halk, İnönü yerine Fatma Hanım'la el sıkışabilmek için birbirini çiğniyordu. Yani demek istediğim o ki, seçilebilmek için bazen bilgi tek başına yeterli olmuyor."
Bürokrat gazetesi geliyor!
TAV'ın işletmesini aldığı İran'daki İmam Humeyni Havalimanı'nın açılış törenine Türkiye'den Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım'ın başkanlığında kalalabalık bir heyet katıldı. Heyet içerisinde üst düzey bürokratlar ve gazeteciler de vardı. Yeni havalimanına varıldığında, Sivil Havacılık Genel Müdürü Topa Bilgetin Toker, hemen fotoğraf çekmeye başladı. Toker'i fotoğraflarımızı çekerken yakadık ve hemen görüntüledik. Fotoğraflarımızı çeken bir başka isim de PTT Genel Müdürü İbrahim Şahin'di. Şahin'in yanında Maliye Bakanlığı Gelirler Genel Müdürü Osman Arıoğlu da vardı, o da kamerasıyla bizi çekiyordu, onları da yakaladık.
DLH Genel Müdürü Niyazi Zalgı da fotoğraf meraklısı bir başka genel müdürdü. İran'daki saraylardan birin de onu da fotoğraf çekerken görüntüledik. Genel müdürlerin fotoğraf merakı bütün gazetecilerin dikkatini çekmişti, bir arkadaşımız hemen espiriyi patlattı: "Biz istedikleri gibi haber yapmayınca iş başa düştü. Sanırım yakında Bürokrat Tv ve Bürokrasi Gazetesi yayında olacak."
Soğanın ortasındaki çekirdek
Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, müsteşarının ideolojik anlamda "ümmetçi" olmadığını CHP'lilere bir türlü anlatamayınca sosyolojideki "soğan teorisini" anlattı.
Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşarı Necat Biricik, Hulki Cevizoğlu'nun sunduğu Ceviz Kabuğu programında ümmetçi olduğunu söyleyince CHP'liler ayağa kalktı. Başta Genel Başkan Deniz Baykal olmak üzere tüm CHP'liler müsteşarı her fırsatta eleştirmeye başladılar. Meclis Genel Kurulu'nda konuşurken CHP'liler yine müsteşarın açıklamalarını gündeme getirince doçentliği de bulunan Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, akademik bilgisiyle CHP'lilere cevap vermeye çalıştı. "Bakın, o televizyon programında yapılan konuşmanın bütün metni var. Sayın müsteşar, ideolojik bir manada, ümmetçi olmadığını... tekrar tekrar söylüyorum: 'Ben ümmetçi değilim' diyor" diyen Çelik, CHP'lileri ikna edemeyince "Soğan Teorisi"ni anlatmaya başladı:
"Değerli arkadaşlar, bakın, sosyolojide bir soğan teorisi vardır. Soğanın ortasında bir çekirdek vardır, siz o bireysiniz; üzerinde bir tabaka vardır, sizin ailenizdir, bu, farklı bir kimliğinizi oluşturur; mensup olduğunuz boy başka bir kimliğinizi oluşturur; mensup olduğunuz şehir başka bir kimliğinizi oluşturur; mensup olduğunuz millet bir üst kimliğinizi oluşturur; bir dine mensup olursunuz, bu, başka bir kimliğinizi oluşturur ve nihai olarak, insanlık âleminin bir ferdi olursunuz. Bunların hiçbiri diğerinin alternatifi değildir. Bunların hepsi kimliğin parçasıdır. Onun için, soğuk savaş döneminden sonra, sizin dediğiniz bu sloganvari şeyler de ortadan kalkmıştır. Sen önce Türk müsün, önce Müslüman mısın; ümmetçi misin milliyetçi misin; sağcı mısın solcu musun; bu kavramlar, artık bayatladı. Biz, insanlarımızı, gerçekten, ülkelerine bağlılıklarıyla, kişilikleriyle, birikimleriyle, bu toplum için yaptıklarıyla değerlendirelim."
AK Parti'ye IS0-9001
AK Parti Kadın Kolları, Sema Kavaf başkanlığında teşkilatlanma konusunda büyük bir başarıya imza attı. Hiçbir partinin kadın kollarında bulunmayan ISO-9001 kalite belgesi almak için ilk adımlar atıldı. 3 ay süren yoğun çalışmaların ardından AK Parti Kadın Kolları ISO-9001 belgesi almaya hak kazandı. Kadın Kolları'nın ISO-9001 belgesi 13 Şubat'ta düzenlenecek törenle Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a verilecek.
Gazetecileri rahatlatan icraat
Malum, Başbakanlık Merkez Binası'nda yapılan düzenlemelerin ardından basın bürosu ana binadan ayrı bir yere taşınmıştı. Gazeteciler gelişmeleri yeni basın bürosundan sürdürüyorlardı. Ancak en büyük sıkıntıları ana binada kalan tuvalete olan uzaklıktı. İhtiyaç gidermek isteyen gazeteciler Başbakanlığın ana binasına girip x-ray cihazından geçip, Başbakanlık giriş kartını yakasına takıp ihtiyacını yapıyordu. Müsteşar Dinçer, basın bürosu ile ana bina arasında bir geçit yaparak gazetecileri rahatlattı.
Pakdil: Benim oğlum da işsiz
Meclis Kulisi'nde TBMM Başkanvekili Nevzat Pakdil ile oturuyorduk. Bir hacı amca Pakdil'in yanına gelerek, "Kızım işletme mezunu, İngilizce ve bilgisayar biliyor. Bir iş bulur musunuz?" dedi. Amcanın "Siz isterseniz yerleştirirsiniz?" demesine üzerine Pakdil, "Amca, oğlum ODTÜ mezunu. Ana dili gibi İngilizce biliyor. Onu bile işe yerleştirmedim. Kayırmacılık dönemleri geçti" diyerek derdini anlatmaya çalıştı.
KAYHAN ÖZER
BİLAL ÇETİN
NEVZAT DEMİRKOL
VELİ TOPRAK
ASLIHAN A. KARATAŞ
EVİN GÖKTAŞ
SAMİ GÖKÇE
HAMDİ ATEŞ
|
 |
|