AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ

S P O R

Galatasaray 3 beden küçülmüş

Hani, şık, temiz, iyi marka bir elbiseniz olur da... Aylarca, yıllarca giyersiniz. Kirlenir, leke tutar, rengi solar, ütüsü bozulur... Alır kuru temizlemeye verirsiniz.

Şimdi bunlar ne diyeceksiniz?

Cevabımız hazır... Dünkü Galatasaray'ı tarife çalışıyoruz. Fatih Terim, Kuru Temizleme'den çıkmış bu takımın o eski orjinal haliyle bir alakası yok. Bildiğimiz, alışageldiğimiz o şık Galatasaray, o janti takım belli ki eskimiş, kirlenmiş ve Fatih Terim'in kuru temizlemesine gitmiş. Ortaya çıkan takımın mübalağa etmeyelim ki o eski haliyle yakından bir ilgisi yok. Çekmiş, solmuş Galatasaray'ın o geniş bedenine dapdaracık gelivermiş.

Bu ilki... Gelelim ikincisine... Kuru temizlemede takımdan koparılan, Bülent, Arif, Hakan Ünsal, Baliç, Frank De Boer, Abdullah, Lukunku, Volkan, Ümit Karan ve Berkant'tan bir takım yapıp, kaleye İstanbulspor'a gönderilen Mehmet Bölükbaşı'nı koysanız, iddiaya girerim ki dün Bursaspor karşısında izlediğimiz Galatasaray'a fark atarlar.

Galatasaray'ın Bursaspor karşısındaki dizilişi, oyun anlayışı ve de en önemlisi 90 dakika boyunca oynadığı futbol, sıradan bir lig takımana aitti. Hatta ve hatta bu barajı biraz daha indirip Galatasaray'ın 3. klasman takımı olduğunu söyleyebiliriz. Futbol adına, o kadar az, o kadar seyrek görüntüler izledik ki bunu Galatasaray'ın şanına yakıştıramadık. Sözümüz biraz ağır olacak ama isim vermeden 5-6 futbolcunun bu takımda yeden bile olamayacağı bir gerçek. Toplu yada topsuz futbolda öylesine sırıtıyorlar ki, sırtlarındaki formanın renkleriyle uzaktan yakından alakaları yok.

Doğrusunu isterseniz dünkü maçın fazla teknik ve taktiğine girmek abes olur. Galatasaray'ın ilk 45 dakikadaki hali tam bir içler acısı. Bir pozisyon var, gerisi bomboş.

İkinci yarıda Necati'nin oyuna girmesi etkili olacak diye bir ara düşünür gibi olduk. Ancak izlediğimiz bir kaç gol fırsatı dışında Galatasaray, o kuru temizlemeden çıkmış haliyle 2-3 beden küçük gözüktü.

İşin en kötüsü şu... Galatasaray için ligin heyecanı, önemi kalmamış. Hani, doktor hayatta kalma şansı olmayan hastasına "Artık ne istersen ye" demesi misali... Galatasaray'da ligde böyle oynuyor. Kimle çıkarsan çık, nasıl oynarsan oyna önemi, ehemmiyeti, can alıcı noktası dolayısıyla hedefi yok. Böyle bir durumdaki Galatasaray için söylenecek fazla söz de yok.


9 Şubat 2004
Pazartesi
 
TURGUT KOLOĞLUGİL


Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Karikatür | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED