|
AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ |
| |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Sanayileşmiş toplumların yaşlanma riskiyle tanıştığı ve bu durumun geleceklerini giderek belirsizleştirdiği bilinmektedir. 1960'lı yıllardan itibaren, Federal Almanya'nın Türk işçilerini talep edişindeki temel motif de kanımca bu gerçekle bağıntılıdır. Ve Avrupa ülkelerinin tümünde bu süreç, her geçen gün etkisini daha fazla gösterme eğiliminde. Üretimde ve hizmetlerde istihdam edilecek işçilerin temini de çok yakın bir zamanda zorlaşmaya başlayacak, demografik tahminlere göre. Abdullah Muradoğlu'nun "Avrupa'daki Türk Diasporası" başlıklı yazı dizisinde belki bu konu da yer alacak. Bu yazıda Almanya'da yabancı düşmanlığının tırmanmasından bahsedilirken, bu eğilimin kalıcı olup olamayacağına değinilmemiş ve değerlendirilmemiştir. F. Almanya ve diğer Avrupa ülkeleri için, elimde yeterli istatistik veri olmadığından, yaşlanma riskinden etkilenmeyi genişçe değerlendirme şansına henüz ben de sahip değilim. Ancak hemen söyleyebilirim ki, hem ortalama yaşama süresinin (ömür) uzaması ve hem de faal nüfusun yaşlanması nedenleriyle sürekli artan emekli nüfus faktörü yüzünden Avrupa ülkelerinin sosyal güvenlik sistemleri, emekli aylıklarının finansmanında zorlanmakta ve sosyal güvenlik kurumlarını sürekli yeni arayışlara yöneltmektedir. Kanımca, sözkonusu risk hususunda, bu gerçek bile yeterli bir göstergedir. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Murat BAŞESKİOĞLU, Kalite Derneği ve Personel Yönetimi Derneği tarafından ODTÜ Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen 1. İnsan Kaynakları Yönetimi Kongresi'nde yaptığı konuşmada, "..Sorunlarına karşın, genç nüfusun ağırlığı sayesinde Türkiye'nin bu alanda diğer ülkelere göre öne çıktığını, Avrupa ülkelerinin ise en çok yaşlanma riskini tartıştığını" vurguladıktan sonra, Avrupa mutlaka yeni işgücüne ihtiyaç duyacaktır. Bugün direnmektedirler ama yeni işgücüne ihtiyaç duyduklarını onlar da görecek. Genç nüfusuyla Türkiye, işgücü piyasasında doğacak olan ihtiyacı karşılamaya en yakın ve en yatkın ülkedir." demiştir. Bu tespite katılmamak mümkün değil. Ve Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne girişi sürecinde önemli bir gerekçe olmasını ve bu yapının Avrupa'nın giderek ekonomik ve/veya siyasal tükenişini önlemede etkin olacağını savunabiliriz. Yani serbest dolaşımı, Avrupa için korku olmaktan çıkarabiliriz. Ancak gönül isterdi ki, kendi genç nüfusumuzun tümüne kendi ülkemizde iş temin edebilmiş olalım. Elbette bunun için gayret göstereceğiz. Hem genç nüfusumuzu sanayi ve bilgi toplumunun istediği biçimde eğitecek, hem de bu doğrultuda istihdamlarını sağlamanın yollarını bulacağız. Bu toplumsal vecibeyi yerine getirmekten kaçınamayız. Çünkü eğitimli gençlerimizin işsizliği, 2000 yılında % 21,9 iken, 2001'de % 25,8'e, 2002'de ise % 30 oranlarına yükselmiştir. Bu oranlar, şüphesiz olumlu bir gelişmeyi göstermiyor. 2002 yılının 3. döneminde kayıtlı işsiz sayısı 2 milyon 373 bin kişidir. Ve bu işsiz nüfus içerisinde eğitimli genç işsizlerin oranı oldukça fazla. Eğitim kurumlarımızın mezun ettiği gençlerin ekonominin gereklerine ne kadar hazır olduklarını da sorgulamamız ve eğitim kurumlarını da bu sorgulama ve değerlendirmeye göre yeniden biçimlememiz gerekli. Ki böylece hem eğitim maliyetlerinde israfı önlediğimiz gibi, hem de gençlerimizin geleceğindeki belirsizliği de sürekli olarak giderebiliriz. Hemen söyleyeyim ki, seçilme yaşanın 25'e indirilmesi konusundaki niyet ve çaba da gençliğin dinamizminden daha çok yararlanmayı sağlamaya yöneleceğimizi göstermektedir. Türkiye'nin 22.10.2000 tarihli sayımdaki nüfusu, 67 milyon 803 bin 927 kişi iken, azalan artış oranlarına rağmen, bugün 70 milyon civarındadır. Bunun yarıdan fazlası gençtir. Ve doğum kontrolünün yaygınlaşmasına rağmen, yaşlanma riski düşük olan toplumlar arasındayız. Bu yapımız, bir gün gelecek en büyük pazarlık gücümüz olacak. Ancak iyi eğitilmiş gençlikle hem yurtiçinde hem de yurtdışında güçlenerek, Avrupa Birliği üyesi olursak, yaşlı Avrupa travmasını da yok eden panzehir olarak, dinamik bir ekonomiye sahip olacağız. Çünkü gençlik, en büyük gücümüz..
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Dizi | Çocuk |
© ALL RIGHTS RESERVED |