AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ

Y A Z A R L A R
Adaylar belli oldu...

Partilerin aday belirleme süreci tamamlandı. Hazırlanan listeler Yüksek Seçim Kuruluna verilecek ve seçim sürecinde yeni bir aşamaya geçilmiş olacak. Seçim süreci çarkı, daha önce ilan edildiği biçimiyle işlemeye devam ediyor. Önümüzdeki bir ay bu sürecin en önemli ve hareketli dönemi olacaktır.

Partilerin aday belirlemede nasıl ciddi sıkıntılar yaşadıkları herkesin gözleri önünde cereyan etti. Aslında aday belirleme, partilerin en önemli faaliyetlerinden biridir ve dünyanın her yerinde bu konuda ciddi sıkıntılar yaşanır. Bu bakımdan bu süreçte partilerin bazı sıkıntılara sahne olmaları normaldir.

Aday belirlemenin bilinen iki ana yöntemi var. Biri parti yönetiminin merkezden belirlemesi, diğeri de yerel düzeydeki partililerin ön seçimi ile belirlenmesidir. Her iki yöntemin de kendi içinde olumlu ve olumsuz yanları var.

Adayların parti yönetimi tarafından merkez yoklaması ile belirlenmesi, parti disiplinini güçlendiren, partinin bütünlüğüne hizmet eden masrafsız bir yöntemdir. Buna karşılık yerel düzeyde partililerce belirlenmesi ise parti içi demokrasiye hizmet etmekle birlikte parti disiplinini ortadan kaldıran veya disiplini gevşeten bir yöntem olarak görülmektedir. Bu bakımdan bir parti yönetiminin bu iki yöntemden birini tercih etmesi sanıldığı kadar kolay bir iş değildir.

Merkez yoklaması tercih ediliyor...

Ülkemizde hem genel seçimde hem de mahalli idareler seçimlerinde partilerin aday belirleme konusunda geniş bir serbestiyetleri var. Ancak hukuki imkan her zaman siyasi tercihle örtüşmeyebilmektedir. Genelde siyasi partilerimizin ön seçimden çok merkez yoklaması yöntemini tercih ettikleri gözlenmektedir. Hatta öyle ki tüzük ve programlarında parti içi demokrasiye ve ön seçime yönelik vurguları öne çıkmış partilerin bile merkez yoklaması yöntemiyle aday belirledikleri görülüyor.

Aday belirleme sürecinde parti yönetimlerinin son yıllarda yeni teknikler ve araçlara yöneldikleri ve tercih ettikleri yöntemlerin olumsuzluklarını en aza indirmeye çalıştıkları da gözden kaçmıyor. Partiler adayları merkez yoklaması ile belirlemekte ancak yerel düzeydeki partililerin ve kamuoyunun tercih ve eğilimlerini de ciddiye almaktadırlar. Böylece parti yönetimleri yerel eğilimlerle partililerin tercihlerini kendi tercihleri ile örtüştürmeye gayret göstermektedirler. Bu süreçte de son yıllarda öne çıkan en önemli teknikler kamuoyu araştırmaları ile temayül yoklamaları oluyor.

Yeni teknikler demokrasiye hizmet ediyor...

Takip edebildiğimiz kadarıyla seçimlerde belli bir iddiası bulunan bütün partiler aday belirleme sürecinde çeşitli şekillerde kamuoyu araştırmalarından yararlanmışlardır. Bu araştırmalarda ilgili beldedeki halkın eğilimi, kimi başkan görmek istediği, başkanda ne tür özellikler aradığı gibi sorular sorulmuş ve alınan cevaplar yönetimlerce değerlendirilmiştir.

Temayül yoklamalarında da beldelerdeki partililere aday adayları içerisinden öncelikle kimi tercih ettikleri sorulmuş ve en çok tercih edilenler yönetimlerce karar verilirken dikkate alınmıştır.

Şüphesiz bu teknikler, parti yöneticilerinin karar vermelerine yardım edecek argümanlar sunmuştur. Parti yönetimlerinin kamuoyu araştırması veya temayül yoklamasında ilk sırada çıkan kişiyi her durumda aday olarak belirledikleri elbette söylenemez. Zaten merkez yoklaması yönteminde böyle bir uygulamanın olması da mümkün değildir. Eğer parti yönetimi partililerin temayül yoklamasındaki ilk tercihlerini aday olarak kabul etmiş olsaydı o zaman merkez yoklaması değil ön seçimle adayları belirlerdi. Ön seçim yöntemini tercih etmeyip merkez yoklamasını benimsemelerinin bir anlamı ve önemi vardır. Bu nedenle temayül yoklamasında ilk sırada çıktığı halde aday yapılmadı diye eleştirmek siyaseten doğru bir yöntem değildir.

Demokrasinin temel niteliklerinden biri halkın karar süreçlerine yoğun katılımına imkan vermesidir. Partilerin aday belirlerken, merkezi yoklama yöntemini tercih etmiş olsalar bile, belde halkının eğilimlerini ve tercihlerini öğrenmek için belli tekniklerden yararlanmaları, halkın tercihleri ile partilerinin önceliklerini uzlaştırmaya çalışmaları demokrasi adına sevindiricidir. Halkın çeşitli yöntemlerle karar mekanizmalarını etkilemeleri, partilerin de halkın hassasiyetlerini önemsemeleri iyiye gidiştir.


24 Şubat 2004
Salı
 
DAVUT DURSUN


Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED