AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ

K Ü L T Ü R
Ruhu musikiye ayarlı

Türk müziğine yaptığı katkılarla dolu dolu bir otuz yılı geride bırakan sanat yönetmeni Ruhi Ayangil, bu akşam İş Sanat Kültür Merkezi'nde gerçekleştirilecek gecede kendi deyimiyle mazisini sorgulayacak.

  • ÖMER ÇAKKAL
    1983 yılında kurduğu Ayangil Türk Müziği Orkestra ve Korosu'nun genel sanat yönetmenliği görevini sürdüren bestekâr Ruhi Ayangil, bu akşam İş Sanat Merkezi'nde düzenlenen bir gece ile 30. sanat yılını kutluyor. Levent'te bulunan İş Kuleler binasında gerçekleştirilecek etkinlikte Ayangil'i sanatçı dostları yalnız bırakmıyor.

    Kamran Erdoğdu, Abdi Coşkun, Fikret Bertuğ, Ümit Gürelman, Aydın Oran, Fırat Kızıltuğ, Vahit Anadolu ve Sedat Başar'ın enstürümanlarıyla katılacakları gecenin volalistleri Ayla Büyükataman, Münip Utandı, Zafer Tekelioğlu, Memduh Cumhur ve ünlü mevlidhan Kâni Karaca. Ayangil'in kendi terkibi olan Vec-i Dil makamında bestelediği klâsik fasıl ve tasavvuf müziği örneklerinin seslendirileceği program, 17. yy'dan Ali Ufki Bey mirası olan 'Uyan Ey Gözlerim' repertuarı ile taçlandırılacak.

    Müziğe yoldaş oldu

    Müzik icracılığı, koro ve orkestra kurucu-yöneticiliği, eğitimcilik ve bestekârlığı hayatı boyunca bir arada yürüten Ruhi Ayangil, müzikle çok da içli dışlı olmayan bir ailenin çocuğu olarak 1954 yılında İstanbul'da dünyaya geldi. Genç yaşta Türk müziğinin icrası yolunda bir takım çalışmalara koyulan Ayangil, Boğaziçi Üniversitesi Türk Müziği Korusu'nu çalıştırmaya başladığında henüz 20 yaşındadır. 1983 yılında kurduğu Ayangil Türk Müziği Orkestra ve Korosu, sanatçının deyimiyle geçmişten alınan birikimin yeni bir söylemle günümüze sunulması misyonuyla bu güne kadar sayısı belirsiz insana sanat yolunda verimli bir kapı oldu. Hiç bir zaman belli bir merkezi, kaloriferi yanan bir binası olmayan orkestradan yirmi yıllık süre zarfında onlarca sanatçı 'diploma' aldı.

    Türk müziği paspas oldu adeta!

    50 yılını geride bıraktığı hayat serüveninin çok uzun bir bölümü müzikle dolu dolu geçen Ruhi Ayangil'in elbette Türk müziği üzerine söyleyecek çok sözü var. Türk müziğinin yıllar içinde şu veya bu nedenlerle ihmale, dahası kültürel yozlaşmaya maruz kaldığını düşünen Ayangil, günümüzü; ucuzluğun, fast food kültürü olarak tanımlanan hızlı yaşayışın ve kalitesizliğin çağı olarak niteliyor. Ayangil, Türk müziğinin içinde bulunduğu tabloyu ise oldukça karamsar çiziyor: "Batı müziği eğitimi içinden yetişen sanatkârların dünyadaki örneklerine baktığınız zaman olağanüstü bir eğitimden geçtiğini görürsünüz. Ünlü viyolonsel Pablo Kazals, 'Ben her sabah iki saat Bach çalışırım; her gün farklı iki saat Bach çalarım' der. Bizde her sabah Tamburi Cemil Bey çalışan bir tamburi düşünebiliyor musunuz? Türk müziği bizim ayağımızın altında paspas adeta. Bizim ya nasıl olsa; asla onu taramaz, güzel elbiseler giydirmeyiz. Ona makyaj yapmayız. Dünyanın gözünün üzerinde olduğu Türk musikisi, kendisine sahip çıkacak gerçek sanatkârlarını arayadursun, sanatçı diye geçinenler kısa yoldan köşeyi dönme sevdasından vazgeçmiyor"

    Münzevi mazi sorgulaması

    30. sanat yılı için düzenlenen konseri bir anlamda münzevi mazi sorgulaması olarak gören Ayangil, geçmişte haksızca eleştirildiğini düşünüyor. Türk müziğinde birtakım yeniliklere girişmeye çalıştığında kendisine kimilerinin 'O bizden değildir' dediklerini; maddeten ve manen dışlandığını ifade eden Ayangil, sözlerini şöyle tamamladı:

    'Kimin nesliyim belli olacak'

    "Şimdi ben bu güzel gecede kimden yana olduğumu göstereceğim. Sadullah, Küçük Mehmet, Zeki Mehmet ağaların, Refik Ersan'ın neslinden geldiğimi, ama bu koca mazinin mirasıyla Cemil Meriç'in deyimiye daha muhteşem bir geleceğe bir köprü olmaya çalıştığımı bir kez daha anlatacağım. Bu güzel gece için İş Sanat Kültür Merkezi'ne ve benimle birlikte sahneyi paylaşacak olan dostlarıma minnetle tesşekkür borçluyum. Programda bizimle birlikte olacaklara güzel bir gece yaşatmayı diliyoruz. Görelim Mevlam neyler; neyleyse güzel eyler." Bilgi için tel: 0 212 316 10 83

    Güfte çılgın, beste mecnun

    "Müzik deyince akla ille Aldulbaki Gölpınarlı'ın deyimiyle 'Güfte çılgın, beste mecnun; taklitel tenna garip' şeyler gelmemeli. Belleğinde Beethoven'in 5. Senfonisi'nin tınılarını saklayan bu halkın entellektüeli, 3.Selim'in Şevk-u Tarapkârı'ndan ne kadar haberdar?" diyor Ruhi Ayangil.

  •  
    Hüseyin Atlansoy'un şiiri Hece'de inceleniyor
    Gündelik hayatın her alanına sızıp oradan 'şiir' denen cevheri çıkaran şair Hüseyin Atlansoy Hece'nin son sayısında ele alınıyor
    Beyazperdede 'hukuk'
    İstanbul Barosu, hukuk dünyasında yaşananlara dikkat çekmek amacıyla beyazperdenin unutulmaz hukuk konulu filmlerini izleyiciyle buluşturuyor.
    Raflardaki Kitaplar
    KÜLTÜR HARİTASI
  • Ruhiye Dinç'in çiçeklerin şiirsel dünyasını anlattığı resimleri Karsu Tekstil Sanat Galeri-'sinde 27 Şubat'a dek
    Bilgi tel: 0 212 288 33 89

  • Tamer Aydın'ın 'Beyaz Düşler' adlı resim sergisi 11 Mart'a kadar Levent'teki Terakki Vakfı Sanat Galerisi'nde. Tel: 0 212 351 00 60

  • M. Ü. İletişim Fakültesi öğretim üyesi Göksel Aymaz'ın katıldığı 'Kültürel Bir Üretim Alanı Olarak Anadolu' başlıklı söyleşi saat:19.00'da Tarık Zafer Tunaya'da. Tel: 0 212 293 12 70

  • Yapı Kredi Kültür Merkezi'nin düzenlediği 'Salı Toplantıları'nın bu haftaki konuğu 'Avrupa ve Göçmenlik'. Program saat:18.30'da Sermet Çifter salonu'nda. Tel: 0 212 473 04 44

  • Mercan Dede Anadolu Turnesi'nin ilk ayağında bugün Bursa Almira Otel'de. Genç DJ, yarın Manisa'da, 26 Şubat'ta Balıkesir'de ve 27 Şubat'ta da Muğla'da olacak.

  • 24 Şubat 2004
    Salı
     
    Künye
    Temsilcilikler
    Abone Formu
    Mesaj Formu
    Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
    Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
    Bilişim
    | Dizi | Çocuk

    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
    © ALL RIGHTS RESERVED