AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ

S P O R

Ümit Özat

Fenerbahçeli Müjdat futbolu bıraktığı zaman onun için bir yazı yazmıştım. Şimdilerde Ümit Özat'ı seyrederken Müjdat için düşündüğüm şeyler geliyor aklıma.

Nedir onlar?

İşte, aşağıdaki "duygu yüklü"' satırlar.

"Mahalle aralarındaki tozlu arsalarda top oynayan çocuklar seni hatırlayacak.

Kapaklanıp her yere düştüklerinde, o zayıf diz ve dirseklerinde kanayan yaralar açıldıkça seni hatırlayacaklar.

Mahalle kahvesinde okey oynayanlar, altılıyı kovalayanlar, kale arkasında top toplayanlar, bayrak sallayanlar, kulübün peşi sıra yaz-kış demeden o stad senin, bu şehir benim diye gezip duranlar seni hatırlayacak.

Tüm taksi şoförleri seni hatırlayacak.

Sen de bizim gibi bıyıklı idin be Müjdat.

Bıyıklı olmanın artık köylülük alameti sayılmaya başladığı şu günlerde yeşil sahalara veda ediyorsun. Seninle bir devir, bir zaman dilimi kendi üzerine kapanıyor sanki. "Paranın ne önemi var abi" diyenlerin devri kapanıyor.

Oysa bir nesil seninle birlikte boğazını yırtarcasına şu mısraları haykırmıştı:

Beraber yürüdük tozlu yollarda...

Beraber ıslandık yağan yağmurda...

Bunun ardından çok iyi bilirsin "Şimdi sıra geldi şampiyonluğa" mısrası geliyordu.

Ama sen yoksun, şampiyonluk da ortalıkta pek gözükmüyor, boğazıma bir düğüm saplanıyor.

Seninle birlikte mahalle aralarında, kamyoncu kahvelerinden, işportalardan, oto tamirhanelerinden, Çarşamba pazarlarından, ara sokaklardan ve gecekondulardan renk aşkı da çekiliyor.

Ailesine, eşine dostuna hele ki arkadaşına gönülden bağlı olanlar, söz verdi mi sözünde duranlar; vefa duygusu taşıyanlar, amatör bir ruh ile tuttuğu takıma bağlananlar, açıkcası renk aşkı taşıyanlar seninle birlikte gidiyor sanki...

Meydan profesyonellere, hala sahalara, yabancı futbolculara kalıyor sanki...

Belki bu da bir aldanıştır, bir nostaljidir. Gidenlerin ardından duyulan hüzündür. Elbette dün çöp gibi bacakları ile koca meşin yuvarlağı kaleye göndermeye çabalayan çocuklar, bugün gidenlerin yerine dolduracaktır. Her dönem, her nesil kendi yıldızlarını, kendi sloganlarını, kendi havasını estirecektir.

Ardında temiz bir ad, yürekli bir imaj bırakarak gidiyorsun. Tüm Fenerbahçeliler seyretmiş veya seyretmemiş olsun, yine de fedakâr bir kişilik olarak hatırlayacaklar seni.

Takımın ihtiyacı olduğunda sakat sakat çıkıp oynamanın, iğne ile sahaya çıkmanın, hiçbir zaman görevden kaçmamanın ne demek olduğunu bilecekler.

Sen takımı yıllarca sırtında taşıdın.

Emektar Müjdat diye anılageldin.

Koca Fenerbahçe camiasından kimler geldi, yerli-yabancı kimler geçti. Onların çoğu unutuldu. Ama sen unutulmadın. Çünkü futbolu bıraktığın ana kadar geri dörtlünün yılmayan adamı olarak dimdik ayakta idin.

Ve hatıralarda öyle kalacaksın...

Elveda renk aşkımız...

Elveda Müjdat..."

Ümit Özat için "elveda" demiyoruz. O Antep maçı örneğinde olduğu gibi oynadığı sürece hep kalbimizin müstesna bir köşesinde kalacak.

Tâ ki futbolu bırakıncaya kadar.


24 Şubat 2004
Salı
 
MUSTAFA KUTLU


Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED