|
AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ |
| |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Oh, neyse, Ak Parti bütün belediye başkan adaylarını açıkladı da rahatladım. Bir Tayyip Erdoğan'ın başı rahat bundan sonra, bir de benim... İyi haber aldıklarını bildiğim, yorumlarına da güvendiğim iki dostumun birbirine taban tabana zıt tespitlerini buraya kaydetmiştim. Edi ile Büdü gibilerdi. Birine göre, beş büyük ilin belediye başkanlığı çok önceden kapatılmıştı ve yeni isimlerin araya girme şansı hiç yoktu. Ankara'da Melih Gökçek, İstanbul'da Ali Müfit Gürtuna, İzmir'de Işılay Saygın, Bursa'da Burhan Özfatura, Adana'da Aytaç Durak'tan oluşan beş kişilik bir proje söz konusuydu. "Neyine istersen iddiaya girerim" diyordu bu dostum... Diğeri ise, "Ak Parti genel merkezi projeden haberli ve geçit vermeyecek" iddiasındaydı; ona göre de 'beş büyük ile beş eski isim' için çalışanlar vardı, ancak genel merkez bunun bir 'proje' olduğunu anlamış ve tedbir almıştı. O dostum da, "İstediğin iddiaya girebilirim" diyordu beşinin de aday olmayacağı üzerine... Adaylar açıklandı ve ikisinin de dediği tam çıkmadı. Edi'nin "Bunlar olacak" dediklerinden Melih Gökçek ile Aytaç Durak adaylığı garantilediler; Büdü'nün "Bunlar olmayacak" dediği listeden Ali Müfit Gürtuna, Burhan Özfatura ve Işılay Saygın yarıştan düştü... "3'e 2" deyip Büdü'yü gâlip ilân etmek mümkün belki, ama "Hepsi olacak" ve "Hiçbiri olmayacak" keskinliğindeki iddiayı ikisi de kaybetmiş oldu... İzmir'de aday belirleme süreci ilginç geçti. Ak Parti'nin kazanma şansı en düşük olduğu illerin başında geliyor İzmir ve teşkilât da bunun farkında. Bu sebeple, uzun bir süre genel merkezin eğilimine göre tavır belirlendi; genel merkezden esen rüzgâr da Işılay Saygın lehineydi. Son ana kadar... Işılay Hanım bu havayı iyi izleyemediği için olacak, sürekli aykırı sesler çıkartarak kendi adaylığını kendisi engelledi. Her şey onun adaylığına ayarlı olduğundan, isimlerin açıklanacağı son 48 saat bayağı sorunlu geçti Ak Parti için... "Işılay Saygın olmasın" kararı verildiğinde Burhan Özfatura'ya dönüldü; Burhan Bey ise kendini Bursa adaylığına şartladığı ve olamayacağını anlayıp rahatsızlık duyduğu için İzmir'i kabul etmedi. Gazeteciler, "İzmir'den üçüncü kez düşünür müsünüz?" diye sorduğunda, her defasında, "Hayır" cevabını vermiş, sebep olarak da "Yapabileceğim hizmet kalmadı" demiş birinin adaylığı ciddi bir sıkıntı olurdu Ak Parti için... Ali Müfit Gürtuna'nın neden aday olamadığını kişisel sebeplerle açıklamak mümkün de, Burhan Özfatura'nın doğup büyüdüğü kent olan Bursa'dan neden aday gösterilmediğini anlamak hayli zor. Aklıma gelen tek gerekçe, Büdü'nün "Genel merkez projeye karşı" iddiası oluyor. İyi de, 'proje' rahatsız ettiyse, aynı genel merkez Ankara ve Adana'da nasıl oldu da projenin adaylarını tercih edebildi? Adana'da Aytaç Durak, helâl olsun, çok güçlü bilinen Ak Partililere rağmen adaylığı garantiledi. Bazıları Tayyip Erdoğan'ın çok yakınında bulunan Durak muhalifleri ya görüşlerini iyi anlatamadılar, ya da karşısına göz dolduran bir aday çıkaramadıkları için dediklerine kulak asılmadı. Daha önce üç dönem belediye başkanlığı yaptı Aytaç Bey, Ak Parti'nin çok güçlü gireceği 28 Mart'ta dördüncü kez Adana'yı yönetme imkânına kavuşacak. Bir büyük kenti dört kez yönetme imkânı pek az politikacıya nasip olabiliyor... Melih Gökçek'in adaylığında tereddüt edildi mi gerçekten? Bu soruyu şöyle de sorabilirim: Kuruluşu üzerinden henüz iki yıl geçmemiş bir parti, oluşum döneminde yaşadığı en ciddi tehdidi unutmuş olabilir mi? Elbette büyük tereddütler vardı Melih Gökçek ile ilgili; ancak, başlatılan hizmetlerin devamını sağlasın diye bir tür gözetim altında adaylığına geçit verildi. "Kanadı kolu kırılarak aday yapıldı" denmesi bu sebepten... Ne kadar zor bir süreç! Ak Parti'nin zorlanacağı il ve ilçeler mutlaka var, ancak şu sıralarda gördüğü rağbet sebebiyle kimi aday gösterse seçilmesini sağlayacağı yerlerin sayısı daha fazla. İsmi 'belediye başkan adayı' olarak ilân edilenlerden önemli bir bölümü 29 Mart günü gidip koltuğa oturacak... Böyle bir durumda, yani gerçek seçimi genel merkezin yaptığı açıkça ortadayken, "Hangisi?" sorusuna cevap vermek hiç de kolay olmamıştır. Zorlayacak yerlerin en üst sıralarında Ankara'nın Çankaya ilçesi geliyor. Burada uzun yıllardır belli bir ideolojinin ağırlığı hissedilir. Aday adayları arasında herbiri çok değerli erkek ve kadın politikacılar vardı Ak Parti'de; adaylığını koymamış, hatta temayül yoklamasında ismi geçmemiş bazı ünlüler de düşünüldü. Bir ara, "Kadın adaylardan biri" deniliyordu ki, yurtdışında eğitim görmüş bir genç 'aday' olarak ilân ediliverdi. Ülkenin her tarafında seçim var ve elbette her yerde önemli kimin belediye başkanı olduğu... Partiler açısından da, kaç il, ilçe ve beldede belediye başkanı çıkarttığı, il genel meclisi seçiminde yüzde kaç oy aldığı önem taşıyor. Ancak, galiba biri doğum yerim diğeri de şu anda oturduğum semt olduğu için, benim açımdan önemli iki yer var: İzmir ve Ankara/Çankaya... Güçlü olmadığı bilinen bu iki yerde kazanırsa, Ak Parti, ülke çapında müthiş bir oy patlaması yapmış demektir... Dedikleri bütünüyle doğru çıkmadı, ama seçimde partilerin şansı konusunda bizim Edi ile Büdü'ye tahmin yaptırmaya gidiyorum ben. İzninizle.
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Dizi | Çocuk |
© ALL RIGHTS RESERVED |