AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ

K A D I N - A İ L E
Koca bebek nasıl yola gelir

Annelerinin üzerine çok titreyip sürekli şımarttığı erkeklerle evlenen ve bir süre sonra eşlerinin kaprislerinden bunaldıkları için psikolojik destek alan kadınların sayısının sanıldığından daha fazla olduğunu söyleyen Psikolog Mihriban Yelda Aydın, "zor erkek" diye tanımlanan ama aslında birer "koca bebek" olan bu tür eşlerin biraz sabırla yola geleceği görüşünde.

Evde eşine sürekli kapris yapan, sofraya konulan yemeği 'anneminki daha lezzetliydi' diye eleştiren, gömleğinin ütüsünü beğenmeyen yeri geldiğinde ise eşi ve çocuklarına karşı sorumluluklarını yerine getirmekten kaçınan 'kaprisli ve sorunlu' erkekleri 'zor erkek' olarak tanımlayan Psikolog Mihriban Yelda Aydın, eşinin bu tür davranışları yüzünden bunalıma giren kadınlara hemen pes etmemelerini öneriyor. Aydın, biraz sabırla bu tür sorunları olan eşleri yola getirmenin zor olmadığı görüşünde. Çünkü bu tür erkekler tam anlamıyla birer "ana kuzusu". Yani aşırı özverili annelerin oğlu olarak büyüyen bu erkekler şımartıldıkları ve her istekleri yerine getirildiği için aynı ilgiyi eşlerinden de bekliyor. Zor erkeği, "kararsız, depresif, kendi performans değerlerini ortaya koyamayan, bencil ve sorumsuz kişi" olarak tarif eden Aydın'a göre bu tanıma uyan erkekler aslında gelişimlerini tam olarak tamamlamamış birer "koca bebek". Öyleyse bu erkekleri yola getirmek için öncelikle karşınızdakini "yetişkin bir erkek" olarak değil de bir çocuk gibi algılayıp eğitmek gerekir..

Sabırlı ve anlayışlı olun

Aydın, böyle erkeğin aslında annesinden gördüğü duygusal özveriyi eşinden beklediğini anlatıyor. Üstelik bu tür erkeğin işyerinde ve dışardaki sosyal hayatında 'kimse kaprisimi çekmez" düşüncesiyle egosunu bastırıp tüm negatif yanını evde eşine yansıttığını anlatan Aydın, zor erkeği evlilik öncesinde tanımanın pek mümkün olmadığının altını çiziyor. Negatif yanlarını nişanlılık hatta evliliğin ilk dönemlerinde bastıran 'zor erkek' bir süre sonra annesinin özelliklerini eşinde görmeyi isteyeceğini ve davranışlarını eşine karşı yavaş yavaş değiştireceğini belirten Aydın, "Davranışlarıyla birer koca bebek olan bu erkeklere evdeki çocuğunuz gibi davranın. Nasıl çocuğunuzun güzel davranışlarını ödüllendiyor, kötüleri cezalandırıyorsanız, eşinizi de ceza ve ödüllerle yönlendirin. Onun nasıl değiştiğine şahit olun" diyor.

ÖNCE KENDİNİZİ DEĞİŞTİRİN

Eşiyle ilgili sorunları yüzünden psikolojik destek isteyen kadınlara öncelikle kendilerini değiştirmeleri gerektiğini anlatan Aydın, yaptığı gözlemleri ve verdiği seminerlerden yola çıkarak bu konuları işleyen bir kitap hazırlamış. Geçtiğimiz günlerde Birey Yayınları arasında çıkan ve serinin ilk kitabını oluşturan "Pozitif Performans Pozitif Düşünce 1"in yanında bir de CD hediyesi var. Kitabında kadınların özgüven eksikliği olduğunu belirten Aydın, hayata karşı pozitif duruşumuzu öncelikle beden dilimize aktarmamız gerektiğini söylüyor ve ekliyor: "İletişimimizde yüzde 90 beden dilini kullanıyoruz. Bu yüzden öncelikle beden dilimizle kararlı ve özgüvenli bir duruş sergilemeliyiz. Evinde sorun yaşayan ama düşük kişisel imaj sergileyen bir kadın kolay kolay sorunlarını çözemez. Bir de olayları tartışarak değil olumlu bir dille çözmeyi denemeliyiz"

Sadece kendinizi değil eşinizi de mutlu edin

Mutlu evliliğin sırrıyla ilgili Alman yazar Hermann Oesear şöyle der: "Kendileri anlaşılmak istenenler evlenmemelidir. Çünkü önemli olan kişinin eşini anlamasıdır. Evlilikte kişi kendini değil karşısındaki insanı düşünür." Evlilikte Mutluluğun Sırları adlı kitabı kaleme alan Canten Kaya da, bu düşünceden yola çıkarak evlenecek çiftlere şu tavsiyelerde bulunuyor: l Aile büyüklerinin evliliğiniz konusunda tereddüt ettiği konuları dikkate alın ve tecrübelerinden faydalanın.

  • Evlilik kararı verirken acele etmeyin.

  • Denkliğin önemli olduğunu unutmayın.

  • Evleneceğiniz kişiyle ideal hayatları konuşmak yerine birbirinizin günlük hayattaki hallerinizi anlamaya tanımaya çalışın.

  • Psikolojik ve bedensel anlamda sorun olacak şeyleri mutlaka başta konuşun.

  • Nişanlıyken yaşadığınız sorunlara "Nasıl olsa düzelir" mantığıyla bakmayın.

  •  
    Bronz kremi kullanmayın
    Yaz geldi. Herkes bir fırsatını bulup bir yılın yorgunluğunu hangi sahil kenarında atacağının hesabını yapıyor. Tatile çıkmadan önce yapılan hazırlıkların başında ise bavullara konulan güneş koruyucu bronz kremleri geliyor. Oysa uzmanlar seçilen koruyucu kremin kalitesine dikkat edilmesini bronz kremleri ise kullanmanın sağlık açısından zararlı olduğunu belirtiyorlar. Cildinizi güneşe karşı nasıl sağlıklı koruyacağınızla ilgili ise şunlar hatırlatılıyor: Koruma faktörlü kremlerin etiketlerinde koruma faktörü çocuklar için en az 15, hassas cildi olanlar için ise 30 olmalıdır. Hem UVB hem de UVA filtreli ürünler seçilmelidir. Bazı ürünler alerji yapabilir. Bu yüzden kremi çok az kola sürülüp biraz beklendikten sonra kullanmalıdır.
    9 Temmuz 2004
    Cuma
     
    Künye
    Temsilcilikler
    Abone Formu
    Mesaj Formu
    Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
    Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
    Bilişim
    | Dizi | Çocuk

    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
    © ALL RIGHTS RESERVED