AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ

Y A Z A R L A R
Can sıkıcı bir konu: 'jakuzi' meselesi!

Şu günlerde yaz günlerinin sıcak ve rutubetli havası yetmiyormuş gibi bir de gazetelerin önümüze getirdiği bazı can sıkıcı haberlerin etkisine marûzuz...

Mesela neredeyse bir haftadır önümüze getirilen şu "jakuzi" meselesi...

Ülke gazeteleri (hem de Birgün'ünden Milliyet'ine geniş bir yelpaze içinde) TRT Genel Müdürü Şenol Demiröz'ün ve bazı yöneticilere tahsis edilen lojmanlardaki "jakuzi"ye takmış durumda...

Milliyet gazetesi gelişmeleri bakın nasıl aktarıyor: "İki dairenin banyolarına jakuzi yerleştirildiğinin ortaya çıkması ve tadilatta ustaların yanı sıra TRT personelinin de çalıştırıldığı iddiası, tartışmaları alevlendirdi."(!)

İfadeye dikkat edin: "jakuzi yerleştirildiğinin ortaya çıkması..."(!)

Sanırsınız ki, TRT Genel Müdürü'ne tahsis edilen lojmandan bir "ceset" çıktı...

Milliyet devam ediyor: "Demiröz'ün göreve geldikten sonra basın müşaviri ve danışmanı olarak atadığı Tellioğlu'nun 'jakuzili lojmanını' Milliyet görüntüledi."

Yalan değil doğrusu; Milliyet işi gücü bırakıp, gidip "jakuzi"yi görüntülemiş... Milliyet bu büyük görevi yerine getirmekle yetinmemiş de; "jakuzi" görüntüsünü olduğu gibi sayfasına taşımış.

Çok etkileyici bir fotoğraf doğrusu... Evet şaka değil, TRT üst yönetimine tahsis edilen lojmanın birinde bir "jakuzi" var! Ayrıca (gazetenin dikkatinden kaçmış ama) önümüzdeki fotoğraftan, net bir biçimde, "jakuzi"nin duvara gelen köşesine bir "sabunluk-şampuanlık-keselik- süngerlik"(?) de eklendiği de görülebiliyor... Demek TRT Genel Müdürü Şenol Demiröz sonunda bunu da yaptı... "Jakuzi" ile de yetinmeyip, duvara bir de (herhalde TRT'den bir görevliye) "sabunluk...." yerleştirdi...

Peki bir haftaya yakındır medyamızı uğraştıran bu "jakuzi" nasıl bir şeydir? "Jakuzi"nin TRT yayınlarına dolaylı-dolaysız bir etkisi var mıdır ve eğer varsa bu etki hangi yöndedir?

Evinin banyosunda "jakuzi"si olan bir TRT Genel Müdürü, başında bulunduğu kurumun kamusal yayına ilişkin sorumluluklarını yerine getirebilir mi? TRT Genel Müdürü'nün "jakuzi" kullanması onun görevine olması gerektiği gibi sarılmasına bir engel midir? Ve hatta belki de şu soru: "Jakuzi" bu ülkede hangi siyasi-ideolojik cenahta yer alanlar tarafından tercih edilmektedir; bir devlet görevlisinin hem "jakuzi" kullanıp, aynı zamanda "cumhuriyetçi" olması mümkün müdür?

Görüyorsunuz; "deli saçması" türünden (ve kolaylıkla daha uzatılabilecek) pek çok soru size... Ama ne yapabiliriz; gazeteleri dolduran "jakuzi" haberleri de o derece "deli saçması" niteliğinde ki, bu yayınlar karşısında bu soruların akla gelmemesi mümkün değil..

Oysa hepimiz pekâla biliyoruz ki, kendisinden tehlikeli bir mahluk gibi söz edilen "jakuzi", bir "küvet irisi"nden başka bir şey değildir... Herşey gibi onun da pekçok çeşidi var: Ucuz sentetik türleri, pahalı mermer türleri, üç deliklisi, on beş deliklisi vesaire... Altı üstü bir banyo küveti yani... Tek bir farkla, eğer evde bol ve tazyikli sıcak su varsa ve arzu ediyorsanız tabii, bedeninizi o birkaç delikten çıkan suyun masajına da teslim edebiliyorsunuz.. Hepsi bu, ayrıca bu meret öyle pahalı bir şey de değil, satılığa çıkmış hemen bütün yeni apartman dairelerinin ilanında karşınıza çıkan bir şey...

Yani özetle, TRT'nin elinde bulunan imkanların zenginliği hatırlandığında, insanın ağzına bile almaya çekineceği bir eşyadan ibaret... Ama medyamız bu fırsatı hiç kaçırır mı? TRT'nin nasıl bir yayın çizgisine oturması gerektiği onu hiç mi hiç ilgilendirmiyor. Onun aklı "jakuzi"de. Ya da bunu tamamlayan bir biçimde TRT lojmanlarının "baştan sona yenilenen mutfak ve tuvaletleri"nde... Gazetelerimizin banyo, mutfak, tuvalet yenilenmesi ile ilgilenen kuruluşların reklamlarıyla tıka basa dolu olması da onlar için bir şey ifade etmiyor. Hayır, olamaz... TRT Genel Müdürü ve yardımcılarının lojmanlarının banyo, mutfak ve tuvaletleri yenilenemez, olduğu gibi kalmalı, olduğu gibi kullanılmalı!

Allah bilir "jakuzi" haberleriyle dolu gazetelerin yöneticileri bu sıcak yaz günlerinde gazetelerinin jakuzi haberlerini "jakuzi"lerinde kıraat etmektedirler...

Her ne ise de, bu sıcak ve rutubetli yaz günlerinde çok can sıkıcı haberler doğrusu... Ne yapmalı, kendimizi bir an önce "jakuzi"ye mi (bulamadın leğene) atmalı yoksa?!


31 Temmuz 2004
Cumartesi
 
KÜRŞAT BUMİN


Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED