AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Bugünkü Yeni Şafak
Y A Z A R L A R
Rekabet endişesi Avrupa'dan nasıl koordinatör getirtti...

Avrupalılar, artık kendi memleketlerinde ticaret sanayi zayıflayınca gözlerini Türkiye'ye çevirdi. Bir çok Avrupalı kuruluşun temsilcisi, başta bankalar olmak üzere danışmanlık şirketleri ve yatırım bankalar vasıtası ile ya şirket alıyorlar ya da yeni yatırım alanı arıyorlar. Son dönemde 100'lerce irili, ufaklı bir çok yabancı sermayeli kuruluş yatırıma geldi. Yani Avrupa'nın rekabetçi pazarı Türkiye'ye kayıyor...

Türkiye'de de şirketler bu rekabete ayak uydurabilmek için yeni tedbirler almak zorundalar ve buna da başladılar... Bunun en iyi örneği Arıkanlı Holding'te yaşanıyor. Arıkanlı Holding tam bir Aile şirketi. Öğretmen kökenli İbrahim Arıkan, 1970'lerin 2. yarsında bir dershane ile yola çıktı. Bugün 20'ye yakın şirketi ile dev bir Holding haline geldi. Ancak artık vizyon değişmek zorunda... Öyle ya rakibini yenebilmek için rakibinin ne yapacağını iyi bilmen lazım. Bunu da rakibini iyi tanıyarak yaparsın..

İşte bu mantıktan yola çıkan Arıkan, hem vizyonunu genişletmek hem de dinlenmek için sık sık Londra'ya gider. Ora da tesadüfen Türk bankacılardan Reşat Düren ile tanışır. Gel zaman git zaman iyi dost olurlar. Kurt Arıkan, bir taraftan dostluk ederken diğer taraftan da Düren'in de bilgi ve vizyonunu ince ince ölçer.

Reşat Düren, başta Sabancı Bank PLC başta olmak üzere bir çok banka şirkette genel müdürlük yapmış bir isim. Londra'da İngiliz-Türk Ticaret Odası Başkanlığı görevinde de bulundu... İngilizler tarafından iyi tanınıyor.

Avrupalı rakipleri ile Onun'la rekabet edebileceğine kanaat getirir... Sonrasında da Genel Koordinatörlük teklifinde bulunur.

Liverpool- Milan maçına İngiliz işadamları ile birlikte gelen Düren'e Arıkan'ın teklifini kabul edip etmediğini sordum. Düren, "İbrahim bey iyi bir insan, vizyonu geniş. Bu nedenle kabul ettim" dedi.

Her zaman her şey planlı olmuyor bazen tesadüfler de hayata yön veriyor...

Turizmciler ve denizcilerden neden vergi rekortmeni çıkmıyor...

Devlet turizm yatırımlarına yıllardır arazi ve kredi olarak büyük destek veriyor... Turizm gelirleri de her sene birkaç milyar dolar artıyor. Ama İzmir'li Duthil Ailesi'ni saymazsak denizciler gibi turizmcilerden de hiç vergi rekortmeni çıkmıyor.

Oysa ciroda da turist sayısında da rekor üzerine rekorlar kırılıyor. 15 milyar dolar çok yakın bir hedef deniyor... Denizcilikte de navlun fiyatları son yıllarda 3-4 katına çıktı.

Peki bu kadar teşvik alan bu sektörlerden neden vergi rekortmenleri çıkmıyor? Denizcilerden neden çıkmadığını ya da neden çıkamadığını en bilecek kişi DTO Başkanı Metin Kalkavan bilir. Ama turizmcilerinkini hafta sonu sohbet ettiğim en yüksek mesleki örgüt olan TÜROB'un Başkanı Ahmet Barut cevapladı.

Barut, "KDV o kadar yüksek ki, (%18) insanlar bunu vermemek için sistemin dışına çıkıyor" diyor. Barut'a göre KDV, gelir vergisi, kurumlar vergisi derken aslında toplamda epey vergi var. KDV oranının bu kadar yüksekliğinin insanları kayıt dışına ittiğine ve hükümetin KDV'yi düşürmesi halinde kayıt dışılığın azalacağına ve turizmcilerden de vergi rekortmenleri çıkacağına dikkat çekiyor...

Ne dersiniz çıkar mı? Bence bunu da en iyi maliye bakanımız bilir...


"ONUR" dayanışması Avrupalılar'ın oyununu nasıl bozdu...

Havayolu şirketleri arasında Türkiye'de büyük rekabet var. Gazetelerde tan sayfa ilanlar Kars 109 milyon, Antep, Trabzon, Bodrum, Adana Antalya, bodrum, İzmir 69 YTL. THY ise Neredeyse otobüs fiyatı...

Bu ilanları görünce, THY, Fly Air, Atlas Jet ve Onur Air'in birbirlerini gırtlaklayacaklarını düşünüyor insan. Oysa Hollanda, Almanya, Fransa, İsviçre'nin sudan bahaneler ile Onur Air'e getirdiği yasak içerde birbirlerini gırtlaklayacak diye düşündüğümüz Türk şirketlerini öyle bir birleştirdi ki biz bile inanamadık.

Hafta içinde pilotlarla sohbet ettim. Atlas Jet, Fly Air gibi şirketlerin yurt dışı uçuşları son yasak geldiği günlerde 2 katına çıkmış... Onur Air'e yasak gelince, Türkiye'de kıran kırana rekabet eden Fly, Atlas Jet ve THY hemen devreye girmiş. Onur'un uçmasına yasak koyan ülkelerdeki müşterileri için ek seferler koymuşlar. Pilotlar anlatıyor: "Onur'un uçuş yasağı olan ülkelerdeki müşterilerini biz taşıdık. Hatta THY bile charter sefer koydu. Bizim de yurt içi uçuşlarımızdaki müşterilerimizi Onur taşıdı. Böylece sistem aksamadan sürdü..."

Bu dayanışmayı THY ve Onu Air yöneticileri de doğruladı... Peki Hollanda'nın Almanya'nın, İsviçre'nin özel şirketleri... Hepsi havasını almış. Kısacası rakiplerin milli bir olayda bir araya gelmeleri, yasakçı ülkelerin oyunu bozmuş, hem de buna alet olan başta Alman Bild Gazetesi olmak üzere bu ülkelerin medyalarının... Bence bu dayanışmaya şapka çıkarılmalı...


30 Mayıs 2005
Pazartesi
 
BAYRAM BAŞARAN


Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu
Online İlan

ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği
Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Sağlık | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED