|
|
|
Bugünkü Yeni Şafak |
|
|
|
|
|
|
Ali Şen'in eşi Danimarkalı… Bodrum'daki çiftliğinin içine, eşinin Danimarka'da doğduğu evin aynısını yaptırdığını yazmıştım bu sütunlarda. Eşi memleketini özleyince çiftlikteki havuzlu villadan çıkıp, hemen yandaki Danimarka'da doğduğu evin benzerinde takılıyordu birkaç gün. Nostalji yapıyor, hasret gideriyordu. Danimarka televizyonu gelmiş, Ali Şen ile eşinin aşkını çekmiş. Ali Şen fakir bir kaynakçı Türk genci olarak Danimarka'ya gidip Benita'ya aşık olmuş. Kaynakçının aşkını dört bölüm belgesel yapmış Avrupalı… Ve Danimarka'da en çok izlenen program olmuş, ülke tarihinde de en çok reyting yapan üçüncü program ünvanını almış… Adamlar aileyi, sevgiyi ön plana çıkararak reyting alıyor… Bizde ise durum biraz farklı… Reyting aşkta, aile sevgisinde değil, karı-koca kavgalarında aranıyor… Durum öyle bir hale geldi ki, programlardan sonra yayına katılan vatandaşlar vurulmaya başladı. İş bununla da bitmedi… Şimdi de bu programları yapanlar birbirine giriyor… Ayşenur Yazıcı "Yasemin Bozkurt ile beni aynı kefeye koyup, programımı kaldırdılar" diye isyan edip Taksim'de ağzını bantladı, protesto eylemi yaptı."Ben armudum, o elma" dedi. Kanal kanal gezip ağladı. Yasemin Bozkurt "Ayşenur sokağa çıkıp salya sümük ağlayacağına, gitsin kendine okutup üfletsin" dedi. Sizin anlayacağınız, "Kadının sesi" programında kadınları, eşlerini, dostlarını canlı yayına alarak onların kavgaları ile bizleri bilgilendiren mümtaz yayıncılar, şimdi gazete sütunlarında kavga ediyor. Haftalık dergisi hem Ayşenur'a, hem de Yasemin'e boks eldiveni giydirerek, birbirlerini yumruklayan fotoğrafı kapak yapmış. Bana göre gazeteler, dergiler çok yanlış bir tercih. Ben kanal yöneticisi olsam, Kadının Sesi programı yapan sunucuları bir araya getirir, ekrandan canlı canlı bir program yaparım hergün. Düşünsenize Ayşenur ile Yasemin karşı karşıya… Acaip reyting yapar. Adını ne koyarsan koy. "Armudun Sesi" de… Ne bileyim, beğenmedin "Elmanın Sesi" de.. Hiç önemli değil. Programı da Ali Şen sunsun. Ne alaka demeyin! Kavga yavaşladığı zaman araya kaynak yapar, tempoyu ve reytingi yükseltir... Danimarka televizyonu onun çok iyi bir kaynakçı olduğunu söylüyor… Show TV'de şarkıcı Selami Şahin'in eşi ve çocuğunun doğum günü yayınlanıyor. Eşi 35 yaşına girmiş, aynı günde doğan çocuğu 8 olmuş. Kameraları partiye çağıran Selami bey doğum günü hediyesi olarak çocuğun koluna zincir takıyor. Eşine ise bir şey almamış, şarkı yazmış, onu okuyor. Sözleri şöyle; "Yıllardır, acını da çekerim dırdırına da, kusura bakma sana hediye alamadım, olsa dükkan senin"… Kadın buz gibi oldu kameralar önünde. Elindeki pastayı eşinin yüzüne yapıştırmak için kaldırdı. Orda kestiler. Görüntü çok kötüydü. Sanatçı geçinen bir insanın, hem eşinin hem de çocuğunun doğumgününde, reklam olsun diye kameraları çağırıp, en yakınlarını, beni bile geren durumlara düşürmesi çok tuhaftı. Star'da tuhaf şeyler programına başlayan Mesut Yar kardeşime duyurulur. Antalya'da en güzel sahillerden birinin olduğu Lara'da TRT kampı var. Adamlar tam sahile, Eyfel kulesi uzunluğunda TRT'nin T'si şeklinde iğrenç bir demir yığını kuleyi dikmişler. O direği oraya kim diktiyse onunla tanışmak isterim… Ne söyleyeceğim bende kalsın…
|
|
![]() |
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Sağlık | Arşiv Bilişim | Dizi | Çocuk |
© ALL RIGHTS RESERVED |