|
|
|
Bugünkü Yeni Şafak |
|
|
|
|
|
|
Doğumunun 100. yılı dolayısıyla ilân edilen ve çeşitli kültürel odaklanmalara konu ve sahne olan "Necip Fazıl Kısakürek Yılı"; özellikle içinde bulunduğumuz mayıs ayında, Üstad'ın vefatının 22. sene-i devriyesi olması dolayısıyla pek çok kurum ve kuruluş tarafından hazırlanan faaliyetlerle yeniden ve artan bir ilgiyle karşılandı. Son günlerde, yurdun çeşitli yerlerinde, Necip Fazıl'ı ve taşıdığı misyonu ele alıp değerlendiren 25 Mayıs eksenli çalışmalarda, yazılı ve görsel medyaya da yansıyan bir yoğunlaşma yaşandığı dikkatlerden kaçmadı sanıyorum. Bu arada, Üstad'ın ve emaneti Büyük Doğu düşüncesinin, yıl boyunca, adına yakışacak derecede ve yoğunlukta daha çaplı faaliyetlere neden sahne kılınmadığına dair bir takım eleştirilerde de bulunuldu. Örneğin, oğlu Mehmet Kısakürek'in insanın içini burkan kırgınlığı bunların başında geliyordu.. 100. yıl dolayısıyla Necip Fazıl'ı anma faaliyetlerinin son halkalarından biri de, Bursa'da, "Sultanü'ş Şuara-Necip Fazıl Kısakürek" başlıklı programdı. Bursa Osmangazi Belediyesi ve Eğitim-Bir-Sen Bursa Şubesi'nin katkıları ve Türkiye Yazarlar Birliği Bursa Şubesi'nin organizesiyle geçtiğimiz pazar günü (22 Mayıs) Tayyare Kültür Merkezi'nde gerçekleşen faaliyet bağlamında, Necip Fazıl bir kez daha dikkatlere taşınmış ve yâd edilmiş oldu. Kalabalık bir izleyici kitlesi tarafından takip edilen programda; sinevizyon gösterisinin yanı sıra, öğrenciler Üstad'ın şiirlerini okudular, yine Üstad'ın bestelenen şiirleri bir konserle icra edildi ve hayli ilgi gören bir panel tertiplendi. Paneli yöneten Metin Önal Mengüşoğlu'nun, aralarda, hâtıralarla yüklü kısa konuşmaları esnasında okuduğu Necip Fazıl şiirleriyle geceye bir heyecan iklimi kattığını söylemeliyim. Mustafa Miyasoğlu, bir Necip Fazıl portresi sundu ve Üstad'ı farklı boyutlarıyla ele alan bir konuşma yaptı. Gecenin bir diğer konuşmacısı olan A. Vahap Akbaş ise, Necip Fazıl'ın hikâyelerinden ve hikâye dünyasından kesitlerle onun algı ve anlam dünyasının derinliğine işaret etti. Üstad'ın fikir dünyasını ve bu dünyanın şiiriyle ve sanatıyla olan ilgisini anlatan D. Mehmet Doğan, iki dönem ekseninde geçirilen safhalara değindi. Panelin son konuşmacısı Ali Haydar Öztürk, Necip Fazıl'la yıllar süren dostluğuna dair ilginç ve hoş hâtıralarından birer demet sundu ve anekdotlarla süslediği konuşmasında kimi zaman bizi güldürdü, kimi zaman da içimizi sızlattı.. Hasılı, Bursa, sözünü ettiğim faaliyetle güzel, pırıl pırıl bir gece yaşadı. Emeği geçenleri kutluyorum.. Türk şiir, piyes, hikâye ve düşünce dünyasının yetiştirdiği en nitelikli kalemlerin başında gelen, aksiyon adamı Necip Fazıl Kısakürek, 100. yıl dolayısıyla gündemden düşmedi belki ama, yıl biterken, benim kafama takılan soru şu oldu: Acaba, Üstad'ın Büyük Doğu Yayınları tarafından basılan eserlerine dönük ilgide, 100. yıl vesilesiyle herhangi bir artış oldu mu? Oldu ise, söz konusu ilginin derecesi neydi? Evet, Necip Fazıl'ı yıl boyunca hatırladık ve andık ama; okuma özürlü bir toplum olarak, acaba, Üstad'ı yeterince ve yeniden 'okuyabildik mi'? Bu soruyu, en başta kendime sorduğumdan hiç kuşkunuz olmasın!..
|
|
![]() |
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Sağlık | Arşiv Bilişim | Dizi | Çocuk |
© ALL RIGHTS RESERVED |